Erdoğan: Bazı kafalar hala 20 yıl öncesinde hatta 70 yıl öncesinde kalmış

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Akıllı Şehirler ve Belediyeler Kongre ve Sergisi” programında konuştu.

Konuşmasına, tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongre ve serginin hayırlar getirmesini dileyerek, toplantının düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti.

Şehirleri ‘medeniyetlerin doğduğu, geliştiği ve tüm ihtişamıyla tarihe mal olduğu yerler’ olarak niteleyen Erdoğan, “Şanlıurfa’daki Göbeklitepe Ören Yeri, insanların yerleşim ihtiyacı konusunda bugüne kadar ortaya konan tüm tezleri değiştirecek bir keşiftir. İnsanlığın kadim tarihinin en önemli yerleşim merkezleri üzerinde yaşıyor olmak, bize sadece gurur vermekle kalmıyor aynı zamanda ciddi bir sorumluluk da yüklüyor. Tarih boyunca Semerkant’tan Saraybosna’ya kadar nice kadim şehirlere mührünü vurmuş bir ecdadın torunları olarak bugün de şehircilik konusunda en önde olmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çağının ötesine geçemeyen şehirlerin bir süre sonra cazibelerini yitirmeye mahkum olduğunu belirterek, “Şehirlerimizde bir yandan tarihi, kültürü, medeniyeti koruyacak diğer yandan yeni ihtiyaçlara uygun yatırımlara yöneleceğiz. Yaşlı, kadın, çocuk, engelli dostu olmayan günün 24 saati sokaklarında huzurun kol gezmediği bir şehir akıllı olsa ne olur, olmasa ne olur. Şahsiyeti olmayan, insanı öncelemeyen, dört bir yanında ilim, irfan, sanat ocakları tütmeyen bir şehrin aklı da olmaz. Kapı komşusunun halini bilmeyen, sokağından, semtinden, mahallesinden bihaber insanlarla dolu bir şehir ruhunu kaybetmiş demektir. İşte bunun için bizim hem akıllı hem medeniyet sembolü şehirlere ihtiyacımız vardır. Bu ikisini birlikte başarmadan şehirlerimize hakkıyla hizmet etmiş olamayız.” değerlendirmesinde bulundu.

100 Bin Sosyal Konut Projesi

Erdoğan, “İşte biliyorsunuz bir adım attık, dedi ki Çevre Şehircilik Bakanlığımız, ‘100 bin sosyal konut inşasına başlayacak.’ Müracaatlar şu an itibarıyla bitmiş bulunuyor. Hamdolsun genel toplam, 1 milyon 92 bin 741. Bu nereden geliyor? Demek ki halkımız, şu anda yönetimine güveniyor. Söylenen neydi? ‘Konut satışı olmuyor, konutlar satılmıyor.’ Eğer siz güven verirseniz benim halkım gelir senden konutu alır ama güven vermezsen almaz. Şimdi bütün bu plan ve projeler aynı zamanda neyi çağrıştıracak? Bu önemsediğimiz akıllı şehir planlamalarını, projelendirmelerini çağrıştıracak.” diye konuştu.

“Ülkemizi teknoloji çöplüğü olarak görmek istemiyoruz”

Yeni nesil teknoloji altyapısının insan hayatında yol açacağı büyük dönüşüm düşünüldüğünde bu konunun çok geniş bir uygulama alanı olduğunun görüleceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu konuda önce kim harekete geçerse en çok onun kazançlı çıkacağını söylemek mümkündür. Ülkemizde ister belediyeler, ister diğer kurumlar veya özel sektör tarafından hayata geçirilecek tüm akıllı çözüm uygulamalarının birbiriyle uyumlu olması kritik öneme sahiptir. Aksi takdirde Türkiye, teknoloji çöplüğüne döner. Biz, ülkemizi teknoloji çöplüğü olarak görmek istemiyoruz. 

Bunun için hem ilgili bakanlıklarımızın ve kurumlarımızın hem de Türkiye Belediyeler Birliğimizin öncü bir rol üstlenmesi gerekmektedir. Gerekirse bu işe hukuki bir altyapı kazandırmak dahil birbiriyle uyumlu teknoloji alt yapısı kuruluşu konusunda gereken her türlü tedbiri almak zorundayız.”

Reklam

“Sıkı bir denetimle bu süreci yöneteceğiz”

Türkiye’nin, 90’lı yıllarda her kurumun farklı teknolojilere dayalı sistemler kurması sebebiyle sıkıntı yaşadığını ifade eden Erdoğan, “Bir süre sonra elektronik devlet uygulamasıyla tüm sistemlerin birbiriyle konuşabilir, birbiriyle özellikle veri alışverişi yapabilir hale getirme zorunluluğu ortaya çıktığında daha önce yapılan yatırımların çoğu çöpe atılmıştır. Bunu bir daha yaşamak istemiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Şehirlerde altyapı yatırımı yapan farklı kurumların, belediyelerin farklı birimleri arasında doğru dürüst bir koordinasyon kurulamadığı için aynı işin defalarca tekrarlandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu elektrikte görürsünüz, bunu suda görürsünüz, bunu fiber optikte görürsünüz, bütün bu alanların hepsini de görürsünüz. İnşallah akıllı şehirler konusunda aynı hatayı yapmayacağız. Hep birlikte standartları belirleyecek ve sıkı bir denetimle bu süreci yöneteceğiz.” diye konuştu.

Bundan sonra şehirlerde yapılan her yatırımın, atılan her adımın akıllı şehirler stratejisine uygun yapılmasını sağlamakta kararlı olduklarının altını çizen Erdoğan, “Rastgele, keyfekeder, plansız, programsız, hesapsız, kitapsız iş yapma devrine geri dönüşe izin veremeyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi akıllı şehir uygulamalarında da sadece kendi ihtiyaçlarımızı karşılamak da kalmayacak, dünya pazarlarına ihraç olarak gireceğiz. Birkaç yıl içinde pazar büyüklüğü 800 milyar doların üzerine çıkacağı hesaplanan bu alanda önemli bir oyuncu olmak için ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

“Sadece ‘istemezük’ diyorlar”

Türkiye’nin dünyada her alanda artık en üst ligde yer alan, tüm hazırlıklarını buna göre yapması gereken bir ülke olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Eski Türkiye’nin standartlarıyla bugünümüzü kıyaslama yapamayacağımız gibi eski Türkiye’nin alışkanlıklarıyla geleceğimizi de inşa edemeyiz. Bunun için önce zihinlerimizi, düşünce yapımızı, kavrayışımızı değiştirmeliyiz. Dünya değişmiş, bölgemiz değişmiş, Türkiye değişmiş, şehirlerimiz değişmiş, demokratik ve ekonomik standartlarımız değişmiş, yönetim sistemimiz değişmiş ama bazı kafalar hala 20 yıl öncesinde hatta 70 yıl öncesinde kaldı. Maalesef sayıları, az da olsa böyle bir kesimin var olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız. ‘Ön yargıları parçalamanın atomu parçalamaktan zor olduğu’ söylenir.

Kendi ülkesine, kendi toplumuna, kendi insanlarının değerlerine, kültürüne, sembollerine, düşmanlığı adeta hayat biçimi haline getirmişleri ne yaparsanız yapın, ne söylerseniz söyleyin değiştiremiyorsunuz. Türkiye’nin çok partili hayata geçildikten sonra teşebbüs ettiği her büyük yatırımda, her büyük değişimde, her büyük projede, her büyük atılımda bu anlayışın direnişini görmek mümkündür. 

Hatta son olarak Türkiye’nin Otomobili gibi iftiharla yaklaşılması gereken bir projeye bile kulp takma yarışına girenlere rastladık. Yapılana karşı çıkanlar bunun yerine daha iyisini, daha büyüğünü, daha faydalısını mı teklif ediyor? Hayır. Sadece ‘istemezük’ diyorlar. Ülkemizde tüm siyasi ve bürokratik kariyerini tuğla üstüne tuğla koymadan sadece yapılanlara direnerek geçirmiş nice insan var. Keban Barajı’ndan İstanbul Boğazı’na gerdanlık kimi dizilen köprülere, yollardan turizm tesislerine, konut projelerinden sanayi yatırımlarına kadar her şeye karşı çıkmanın adı ne siyasettir, ne memleket sevgisinin ne millet aşkına kendisidir.”

“Akıllı şehirler vicdanlı, becerikli ve çalışkan belediye başkanlarıyla kurulur”

Erdoğan, Marmaray’ı inşa ettiklerinde buna bile itiraz edenler olduğunu hatırlattı. “Allah’tan ki denizin altından gidiyor. İnanın denizin üstünden çıksa ona da ‘istemezük’ derlerdi. Fakat bitene kadar görmediler, iş bitti açılışına geldiler.” diyen Erdoğan, şimdiye kadar Marmaray’dan 440 milyon kişinin geçtiğini bildirdi.

Reklam

Aynı şekilde Avrasya Tüneli’nin de yapıldığını dile getiren Erdoğan, “Biz dağları nasıl deliyorsak, denizin altından nasıl geçiyorsak aynen yola devam edeceğiz. Çünkü biz Ferhat’ız, millet Şirin.” ifadelerini kullandı. 

Hz. Mevlana’nın “Kamil odur ki koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser” sözlerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bugün geçmişe doğru baktığımızda kimin eserleriyle gönüllerde yaşadığı, kimin yerinde yeller estiği açıkça ortadır. Biz eser üretmenin, gelecek nesillerin gönlünde bu şekilde yer etmenin peşindeyiz. Belediye başkanlarımızın her birinin, aynı yoldan geçerek gelmiş birisi olarak, bu gayeyle hareket ettiğinden şüphe duymuyorum. Amacı eser ortaya koymak olan her belediye başkanımızın yanında yer almak bizim de boynumuzun borcudur. Akıllı şehirler vicdanlı, becerikli ve çalışkan belediye başkanlarıyla kurulur. Eser üretmek yerine yapılan işlerin önüne engel çıkarmaya çalışanların gayretlerini boşa çıkarmak da aynı şekilde görevimizdir. Takdir her zamanki gibi en büyük hakem olan milletimizindir.”

“Türkiye’nin heba edecek tek bir çivisi dahi yoktur”

Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen “Kardeş Belediyeler İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nda katılımcılara hitap etti. Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi. 

Bugünkü toplantıda ağırlıklı olarak, batı bölgelerindeki belediyelerle daha çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki belediyeleri güç birliği yapmak üzere, aynı çatı altında buluşturduklarını belirten Erdoğan, “Böylece ensar muhacir kardeşliğinin bir benzerini AK Parti olarak biz de yerel yönetimler alanında tesis etmiş oluyoruz.” diye konuştu.

Erdoğan, dünkü AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda 5 belediye başkanının AK Parti ailesine katıldığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Bu sayının, önümüzdeki haftalarda daha da artacağına inancım tamdır. İnşallah bundan sonraki her grup toplantımızda peyderpey kadromuzu yeni isimlerle takviye etmeyi sürdüreceğiz. Her zaman ifade ettiğim gibi yüreğinde vatan sevgisi, millet sevdası olan herkese bizim kapımız açıktır. Biz, küçük hesapların değil millete ve ülkeye hizmet etmenin derdindeyiz. Katılımlarıyla kökü mazide gözü atide bu harekete güç katan belediye başkanlarımıza bir kez daha şahsım ve milletim adına ‘hoş geldiniz’ diyor, başarılar diliyorum. Bu kardeşlerimiz, mahalli idareler alanında belki de dünyanın en tecrübeli en donanımlı en gayretli siyasi partisinin yeni neferleri olarak ilçelerine, beldelerine daha büyük bir adanmışlıkla hizmet edeceklerdir.”

Erdoğan, “Bırakın araç gereç gibi kaynakları atıl halde bekletmeyi, Türkiye’nin heba edecek tek bir çivisi, boşa geçirecek tek bir anı dahi yoktur.” dedi.

Başta Genel Merkez olmak üzere, tüm dava arkadaşlarının partiye yeni katılan ve katılacak belediye başkanlarına her türlü desteği vereceklerini vurgulayan Erdoğan, “İnşallah biz de diğer belediye başkanlarımızla beraber onlara yardımcısı olmaya devam edeceğiz. ‘Aşkınan çalışan yorulmaz’ anlayışıyla inancıyla ülkemize ve milletimize özellikle de emanetlerini üzerimizde taşıdığımız hemşehrilerimize en güzel şekilde hizmet etmeyi sürdüreceğiz.” dedi.

“AK Parti’nin şiarı, gönül belediyeciliğidir.” ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İlimizde, ilçemizde, beldemizde yaşayan her bir kardeşimizin gönlünü fethetmek bizim öncelikli görevimizdir. Bunun için halkımızla aramıza asla bürokratik duvarlar örmemeliyiz. Bilhassa kibirlenmek, insanımıza tepeden bakmak AK Parti’liye, bize yakışmaz. Vatandaşa yakın olmakla mesele bitmiyor, vatandaşın da bize kendini yakın hissetmesini sağlamalıyız. AK Parti’li bir belediye başkanının alametifarikası her zaman ulaşılabilir olmasıdır. Bunun yanında AK Parti’li belediye başkanı zorluklar karşısında pes etmeyen, yılmayan, geri adım atmayan bir başkandır. Hele başkalarının yaptığı gibi eften püften bahanelerin arkasına asla saklanamayız. Sorunlara değil çözüm yollarına, geçmişe değil geleceğe odaklanacağız. Bir meseleye neden yapılamıyor mantığıyla yaklaşmak yerine daima nasıl yapılır sorusunun cevabını arayarak yaklaşacağız. Zira bir işi yapmayı canı gönülden isteyen kimse o işi yapmanın mutlaka yolunu bulur. Buna karşılık isteksiz, heyecansız ve tembel siyasetçilerin en büyük serveti biliyorsunuz mazeretleridir.”

“İktidarlarımız döneminde milletimize mahcup olacak bir işin içine girmedik”

Hizmete talip olan kişilerin aslında zorluklara, sıkıntılara ve yorgunluklara talip olduğunu da bilmesi gerektiğine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

“AK Parti günü kurtarma mantığı ile hareket eden idare-i maslahatçı bir parti asla olmamıştır ve olmayacaktır. Buradaki her bir belediye başkanımızın yükümlülüğü de sıkıntılara aldırmadan milletin ihtiyaçlarına cevap verecek projeleri üretmek, sorumlu olduğu ili, ilçeyi, beldeyi aşkla ve şevkle imar etmektir. Ülkemize ve milletimize hizmet yolunda engel tanımadık tanımıyoruz. Ne 40 yıllık siyasi hayatımızda ne çeyrek asırlık belediye tecrübemizde ne de artık 18’inci yılına girdiğimiz iktidarlarımız döneminde milletimize mahcup olacak bir işin içine girmedik. CHP gibi seçim döneminde vatandaşı vaat yağmuruna tutup, seçim sonrasında bunları unutanlardan da olmadık. Biz, verdiği sözlerin arkasında duran sözünün eri bir partiyiz, biz ahdine, kavline sadık bir kadroyuz. Biz icraatlarıyla hizmetleriyle projeleriyle temayüz etmiş bir hareketiz. AK Parti’nin başarısının gerisinde her türlü şart altında millete hizmet aşkını, heyecanını koruması vardır. İnşallah bundan sonra da bu özelliğimizi muhafaza edeceğiz, bunlardan taviz vermeyeceğiz. Şunu unutmayın ‘iman varsa imkan da vardır’ diyerek Türkiye’nin yarınlarına damga vuracak eserleri ülkemize muhakkak kazandıracağız.”

“Hem şeytan taşladık hem de tavaf yaptık”

Bütün bunları meselenin uzağında birisi olarak değil 40 yılını siyasete vermiş, belediye başkanlığından buralara gelmiş biri olarak söylediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

“Eskilerin tabiriyle dert çekmiş, zahmet çekmiş, damdan düşmüş bir siyasetçi olarak sizlerin hangi zorluklarla yüzleştiğinizi gayet iyi biliyorum çünkü biz de 1994 senesinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini üstlendiğimizde bürokratik vesayetten mali sıkıntıya, kadrodan araç gerece kadar birçok konuda ciddi problemler yaşadık ama bunların hiçbirinin bizi rüyalarımızdan, ideallerimizden, şehrimize hizmet aşkımızdan alıkoymasına müsaade etmedik. 4,5 yıllık belediye başkanlığım döneminde tabiri caizse hem şeytan taşladık hem de tavaf yaptık. Sorunların, sıkıntıların, eksikliklerin büyüklüğü karşısında umutsuzluğa kapılmadan İstanbul’u daha önce hiç görmediği yepyeni bir belediyecilik anlayışıyla tanıştırdık.”

İstanbul’da yakaladıkları başarıyla da 2002’de tüm Türkiye’ye hizmet etme imkanına kavuştuklarını belirten Erdoğan, “Bunca yıldır aralıksız sürdürdüğümüz hizmet yolculuğumuzda mahalli idareler daima bizim lokomotifimiz ve yüz akımız olmuştur. Belediyeler ülkemizin en ücra köşelerine ulaşma imkanı bulduğumuz temel hizmet birimlerimizdir. Onun için görevlerinizi asla hafife almayınız.” diye konuştu.

Erdoğan, “AK Parti belediyeleri artık sadece kaliteli hizmetin değil, aynı zamanda dayanışmanın, paylaşmanın da öncüsü olacaklardır.” ifadelerini kullandı.

AK Parti’li belediyelerin sadece Türkiye sınırları içinde değil tıpkı bir uç beyi gibi yurt dışında da çok önemli projelere imza attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Balkanlarda, Afrika’da, Orta Asya’da bakıyorsunuz bizim belediyelerimizin yaptığı eserler var. Gönül coğrafyamızın farklı bölgelerinde belediyelerimizin ayak izlerine şahit oluyoruz. Bu sebeple en küçüğünden en büyüğüne kadar tüm belediyelerimizin etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarına özel önem veriyoruz. Sizlerin de omuzlarımızdaki bu ağır sorumluluğun bilinciyle hareket ettiğine inanıyorum.” diye konuştu.

Bugünkü toplantıyı Ensar-Muhacir kardeşliğinin mahalli idarelere uyarlanması olarak gördüğünü ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ensar ile Muhacir sadece varlığı değil aynı zamanda dertlerini de paylaşmışlar. Bizim inancımızda paylaşmak malı azaltmaz, bilakis bereketlendirir. Aynı şekilde dertlerini paylaşmak da yüreği hafifletir, çalışma şevkini arttırır. AK Parti olarak imkanlar bakımından daha iyi konumda olan belediyelerimizle dezavantajlı belediyelerimizi, Ensar-Muhacir gibi birbirine kardeş olarak zimmetliyoruz. Amacımız sadece kaynakların değil tecrübelerin de karşılıklı olarak paylaşılmasına fırsat tanımaktır. 

Maddi bakımdan durumu nasıl olursa olsun her bir belediyemizin diğerinden öğreneceği pek çok değerli bilgi bulunuyor. Bunların ortak akıl, istişare ve dayanışma ile belediyelerimiz arasında aktarılmasını istiyoruz. Çoğu belediyemiz yokluktan değil elinin altında bulunan imkanları etkin biçimde kullanamadığı için sıkıntı çekiyor.”

Erdoğan, “Bir belediyemizin kepçesi, kamyonu, temizlik aracı atıl bir şekilde garajda dururken diğer belediyemiz, görevi olan çalışmaları yapamıyor. Aynı şekilde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki belediyelerimiz çok temel ihtiyaçlar için sıkıntı çekerken Batı’daki belediyelerimiz keyfekeder işlere ciddi kaynaklar aktarabiliyor. Oysa bırakın araç gereç gibi kaynakları atıl halde bekletmeyi, Türkiye’nin heba edecek tek bir çivisi, boşa geçirecek tek bir anı dahi yoktur.” dedi.

Belediyelerin uhdesinde bulunan her türlü imkandan 82 milyonun her bir ferdinin hakkı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugünkü çalışmamızın en büyük katkısı hizmette adaleti sağlamanın yanı sıra belediye kaynaklarının imece usulüyle, daha verimli kullanılmasına imkan verecek olmasıdır. AK Parti belediyeleri artık sadece kaliteli hizmetin değil, aynı zamanda dayanışmanın, paylaşmanın da öncüsü olacaklardır. Bu noktada en büyük sorumluluk imkan bakımından çok daha iyi konumda olan belediyelerimize düşüyor.” ifadelerini kullandı.

Medine’de Ensar’ın Muhacire sahip çıktığı gibi hami belediyelerin de kardeşlerine aynı şekilde sahip çıkması gerektiğini bildiren Erdoğan, şunları belirtti:

“Genel merkezimizde bu süreçte gerekli takibi yapacak, sorun, sıkıntı çıkması halinde anında müdahil olacaklardır. En büyük hakem olan hemşerilerimizin gözü, unutmayın, sizlerin üzerindedir. Milletimizin o engin basiret ve feraset ile kimin ne yaptığını, enerjisini ne için harcadığını gayet iyi bildiğini unutmayalım.

Şehrine ve ilçesine hizmet değil de şov peşinde koşanların ne hallere düştüğünü görüyorsunuz. Son mahalli idareler seçimlerinin üzerinden daha bir sene bile geçmeden şovmenlerin maskesi düşmeye, gerçek yüzleri ifşa olmaya başladı. Bu millet, hizmet üretenlerle laf üretenleri, gecesini gündüzüne katarak çalışanlarla yan gelip yatanların tefrikini her zaman yapmıştır, yapacaktır.”

“AK Parti’li başkanlar, her zaman örnek ve öncü olacak adımlar atmak durumundadır”

Belediye başkanlarından kendi işlerine ve kendi gündemlerine odaklanmalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başkalarının dar ufukları, kısır siyasetlerinin bizi esir almasına asla izin vermeyeceğiz. AK Parti’li başkanlar, rutine sığınan değil çığır açan, hizmet ve projeleriyle her zaman örnek ve öncü olacak adımlar atmak durumundadır. Diğer türlü vatandaşlarımıza verdiğimiz sözü yerine getirebilmemiz mümkün değildir.

Sizlerden tevazu, samimiyet ve gayretin merkezinde olduğu bir siyaset anlayışını en güzel şekilde temsil etmenizi bekliyorum. Unutmayın bize gurur ve kibir yakışmaz. Tam aksine her zaman tevazu ile samimiyetle, gayretle halkımızın karşısında duracağız. ‘Biz size efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik’ diyerek onlara hizmet edeceğiz.”

Erdoğan belediye başkanlarından, vatandaşlar arasında ayrım yapmadan eşitlik ve adalet ölçüsünde hizmetlerini sürdürmelerini de istedi.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here