Erdoğan: CHP’nin başındaki zata cevap vermek için harcadığımız her nefesi israf olarak görüyoruz

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, parti genel merkezinden AK Parti 7. Olağan Erzincan, Erzurum il kongrelerine canlı bağlantıyla katıldı.

AK Parti olarak bugünlere aziz milletin duası yanında, ailesinden, işinden, mesaisinden fedakarlık yapan dava erlerinin çabalarıyla geldiklerini dile getiren Erdoğan, 18 yıllık iktidarları döneminde medya kuruluşlarından terör örgütlerine, vesayet güçlerinden devlet içine çöreklenmiş çetelere kadar farklı odakların tehditlerine maruz kaldıklarını belirtti.

Tüm saldırılar karşısında “iman varsa, imkan da vardır” diyerek, her türlü zorluğa, yokluğa, imkansızlığa rağmen yollarından geri dönmediklerini ifade eden Erdoğan, “Kimseyi dışlamadan, kimseyi ötekileştirmeden imkanlarımızı seferber ederek, insanlarımızı kökenine, meşrebine, mezhebine göre ayırmadan herkesi kucaklamaya çalıştık.” diye konuştu.

Erdoğan, 81 vilayetin hepsine, ilçelerinden en ücra köylerine kadar, 83 milyonun her birine mesajlarını ulaştırmaya gayret ettiklerini belirterek, bölen değil birleştiren, kutuplaştıran değil kucaklaştıran, kardeşi kardeşe düşürmek isteyenlere inat vatandaşların tamamını Türkiye ortak paydasında buluşturan bir kadro olduklarını söyledi.

“İnanıyorsanız, üstünsünüz” ilahi müjdesini kendilerine rehber edinerek gece-gündüz demeden çalıştıklarını, ter döktüklerini, mücadele ettiklerini vurgulayan Erdoğan, “Milletimiz, AK Parti ile beraber ilk kez 24 saat kapısını kendine açık tutan, derdiyle dertlenen, sevincine ortak olan, sıkıntılarına çözüm üreten, halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gören farklı bir zihniyete kavuştu.” şeklinde konuştu.

“Aynaya bakmak yerine başka yerlere baktılar”

İnsanların, belediyelerden iktidara kadar devletin her kademesinde, her türlü meselesi ile ilgilenen dinamik, vizyoner, gayretli bir kadroyla tanıştığını aktaran Erdoğan, millete tepeden bakan, milleti hor, hakir gören, “gerici, yobaz, takunyalı” diyerek sürekli aşağılayan jakobenizmin yerini, “insanı yaşat ki devlet yaşasın” şiarıyla hareket eden yepyeni bir tasavvura bıraktığının altını çizdi.

Gece-gündüz demeden çalıştıklarını, milletin de destek verip, daha kararlı bir şekilde AK Parti’ye sahip çıktığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz, samimiyetle koşturdukça, Rabb’im de zorlukları aşmamızı kolaylaştırdı. Yeri geldi sokaklarımızı karıştırmak isteyenlere meydan okuduk, yeri geldi bölücü terör örgütünü açtıkları çukurlara gömdük, yeri geldi 15 Temmuz gecesi darbecilerle göğüs göğüse mücadele ettik ama milletimizin emanetine el uzatılmasına ve demokrasimize leke sürülmesine asla müsaade etmedik. Son 18 yılda girdiğimiz 15 seçimin tamamından hamdolsun alnımızın akıyla çıktık. Mevlana Hazretleri ‘Eğer bir insanda ayıp görürsen, o ayıp sendedir. Halbuki sen onda görürsün, alem ayna gibidir, kendi nakşını onda görürsün’ diyor. AK Parti’nin bu eşsiz başarısının sırrını öğrenmek istemeyenler aynaya bakıp kusuru kendilerinde aramak yerine hep başka yerlere baktılar. Milleti anlamak, millete ulaşmak, milletle gönül bağı kurmak yerine affedersiniz ‘Stockholm Sendromu’ diyerek milleti aşağıladılar. Anadolu insanına ‘makarnacı, kömürcü, mürteci, yobaz, takunyalı, göbeğini kaşıyan adam’ dediler. ‘Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi olacak?’ serzenişiyle içlerinde biriktirdikleri kini ortaya saçtılar. Bunlar da işe yaramayınca her hafta CHP Genel Başkanı’nın yaptığı gibi muhtarından emeklisine, öğretmeninden askerine, müteahhidinden memuruna, toplumumuzun farklı kesimlerini tehdit etmeye başladılar.”

“Bunun adı siyasetsizliktir”

Hemen her gün bir CHP yöneticisi tarafından, ülkesi ve milleti için ter dökenlerin, gerekirse vatanı için canını vermeyi göze alan kahramanların ‘militan’ yaftası vurularak hedef tahtasına konulduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bölücü terör örgütünün şehir eşkıyalarını çukur eylemlerinde ‘arkadaş’ diyerek aklama yarışına girenler, bugün devletin valisine, kaymakamına, askerine ahlaksızca ‘militan’ iftirası atıyor. Milletimizin canına kasteden PYD’li teröristlere gösterdikleri sempatinin onda birini kendi vatandaşlarına, mesela Diyarbakır’da evlatlarını örgütten kurtarmak için nöbet tutan acılı annelere göstermiyorlar. Bunun adı siyaset değil, siyasetsizliktir. Bunun adı tam olarak beşinci kol faaliyetidir. Türkiye’de muhalefetin böyle bir akıl tutulmasına yakalanması, Türk demokrasisi adına gerçekten endişe vericidir. Bu iç karartıcı tablo, mevcut CHP yönetiminin siyasi tükenmişliğinin en bariz göstergesidir. CHP Genel Başkanı, bu siyasi tükenmişlikle yüzleşmek varken, akla hayale gelmedik iftiralarla AK Parti ve Cumhur İttifakı’na saldırmaktadır. Parti teşkilatlarını sarmış taciz, tecavüz, yolsuzluk skandallarını, nefret söylemini körükleyerek milletin dikkatinden kaçırmaya çalışmaktadır. Bizzat eski Cumhurbaşkanı adaylarının ifadesiyle CHP bugün ‘yalan ve iftira üretim merkezine’ dönüşmüş durumdadır. Üzüm üzüme baka baka kararır misali, bölücü örgütün uzantıları ile kurduğu ittifaktan dolayı CHP, siyasi parti kimliğini giderek kaybetmektedir. İnşallah 2023 seçimleri Türkiye’de CHP’nin rövanşist siyasetinin de tasfiye edildiği yeni bir dönemin müjdecisi olacaktır.”

​​​​​​​”Türkiye’den başka vatanımız, milletimizden başka sevdamız yok”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti tarzı siyasetin, kuşatıcı, kucaklayıcı, farklılıklara değil, ortak noktalara odaklanan bir siyaset tarzı olduğuna dikkati çekerek, “Biz sadece kendi seçmenizin değil, milletimizin tamamının emanetini taşıyan bir hareketiz. Biz dertliyiz, derdi olan, davası olan, ilkeleri, prensipleri, Türkiye için hayalleri ve kederleri olan bir partiyiz. Biz, önce millet, önce memleket diyen ‘söz konusu vatansa gerisi teferruattır’ düsturuyla hareket eden bir kadroyuz. Her karışında bir yiğit yatan bu ülkeyi, öyle kuru sözle değil imanla, aşkla, büyük bir tutkuyla seviyoruz. Bizim Türkiye’den başka vatanımız, milletimizden başka sevdamız yok.” ifadelerini kullandı.

İstiklal Marşı’nın “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda/ Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda/Canı cananı bütün varımı alsın da Hüda/ Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” dizelerini anımsatan Erdoğan, “Yeter ki ülkemizin ayağına taş değmesin, yeter ki aziz milletimiz dara düşmesin, sıkıntıya girmesin, yeter ki ezanlarımız susmasın, bayrağımız inmesin gerisi sadece lafı güzaftır.” dedi.

Erdoğan, siyasetin ancak millet ve millete hizmet için yapıldığında anlamlı olduğuna işaret ederek, siyasetin hırs ve rant için değil, vatana ve millete şükran borcunu ödemek için yapıldığında değerli olduğunu söyledi.

Türkiye için hayal kurmadıktan, milleti için dertlenmedikten sonra siyasetin sadece “angaryadan ibaret” olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bizim rehberimiz yüzyıllardır bu kutlu davayı elden ele, nesilden nesile taşıyan ilim, hikmet ve gönül erleridir. Bizim yolumuz şehitlerin, gazilerin, kalbi ülkesi ve milleti için çarpanların yoludur. Muhalefetin içine düştüğü çıkmaz, bizim işimizi kolaylaştırmıyor, bilakis sorumluluğumuzu daha da artırıyor. Biz, hiçbir zaman muhalefete göre tavır alan, CHP’ye göre politika belirleyen, muhalefetin kifayetsizliğinden medet uman bir parti olmadık. Kuruluşumuzdan itibaren, hep kendimizle yarıştık, kendi projelerimizde yarıştık, başkasına değil, kendimize baktık. Türk siyasetini esir alan vizyonsuzluğa rağmen her gün bu ülke için hayal görmeye ve bu hayalleri gerçekleştirmeye gayret ettik.” değerlendirmesinde bulundu.

Bunun için başkaları ne yaparsa yapsın, kendi işlerine, Türkiye için ne yapabileceklerine bakacaklarına dikkati çeken Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Milletimizin gönlündeki yerimizi nasıl güçlendiririz, ona bakacağız. Ülkemizi, bölgemizi ve dünyayı daha güvenli, daha huzurlu, daha müreffeh hale nasıl getirebiliriz, ona bakacağız. Muhalefeti kendi bunalımlarıyla, kendi sığ tartışmalarıyla, kendi Bizans oyunlarıyla baş başa bırakacak asıl gündemimize odaklanacağız. Varsın onlar ahlaksız siyaset, bütün bunları yaparak oyalansınlar. Biz, vaktimizi ve enerjimizi kendi çalışmalarımızı daha ileriye taşımak için kullanacağız. Bizler, milletin kapısını seçimden seçime çalan, halini hatırını seçimden seçime soran bir parti asla olmadık, olmayacağız.”

Erdoğan, ilk günkü aşkla ve heyecanla ülkeye hizmet etmeyi sürdüreceklerinin altını çizerek, “Ulaşamadığımız ve gönlünü kazanmadığımız tek bir vatandaşımız kalmayana dek bize durmak, dinlenmek, haramdır. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması, 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirebilmesi, AK Parti ve Cumhur ittifakı olarak, bizlerin omuz omuza vereceği mücadelenin başarısına bağlıdır. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Rabb’imden bu kadrolara büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa şerefini bahşetmesini niyaz ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2021’in ilk AK Parti TBMM Grup Toplantısı’na partilileri selamlayarak başladı. Yaklaşık bir aydır görüşmelerine ara veren TBMM Genel Kurulu’nun, dün itibarıyla çalışmalarına yeniden başladığını hatırlatan Erdoğan, milletvekilleriyle son olarak 2021 yılı bütçe görüşmelerinin ardından bir araya geldiğini söyledi.

Erdoğan, aradan geçen süre içinde AK Parti milletvekillerinin bir kısmıyla Genel Merkez’deki programlarda, bir kısmıyla il kongrelerine yaptığı canlı bağlantılarda, bir kısmıyla ise çeşitli açılışlar vesilesiyle görüşme imkanı bulduğunu dile getirdi.

Kovid-19 salgını nedeniyle ara verdikleri il kongrelerine 13 Ocak’ta yeniden başladıklarını anımsatan Erdoğan, bugünkü grup toplantısının ardından canlı bağlantıyla katılacağı Erzincan ve Erzurum kongresiyle iki haftada 27 kongreyi tamamlamış olacaklarını belirtti. Toplamda 47 il kongresine ulaştıklarını bildiren Erdoğan, kongrelerde görev üstlenenlere başarı dileyerek, kendilerine teşekkür etti.

AK Parti milletvekillerinin her birinin son bir aylık süreyi kendi seçim bölgesinde ve görev yerlerinde en verimli şekilde değerlendirdiğine inandığını ifade eden Erdoğan, “AK Parti’nin girdiği 15 genel seçimin, mahalli seçimin, cumhurbaşkanlığı seçiminin, halk oylamasının tamamından birinci olarak çıkmasının sırrı, milletimizle tesis ettiği güçlü gönül bağıdır. Hep söylediğimiz gibi AK Parti’yi kuran da iktidar yapan da nice badireleri aşmasını sağlayarak bugünlere getiren de milletimizdir. Biz de milletimize vefa borcumuzu hizmet ederek, eser ortaya koyarak, yatırım yaparak, ülkemizi sürekli daha ileriye taşıyarak ödemeye çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin son 18 yılda nereden nereye geldiğini, akıl ve vicdan sahibi herkesin gördüğünü, bildiğini vurgulayan Erdoğan, “Ancak özellikle eski Türkiye’de yaşamamış, o sıkıntıları çekmemiş, o mahrumiyetleri görmemiş, o baskılara maruz kalmamış gençlerimize bu kazanımların önemini anlatmakta zorlanıyoruz. Ülkemizin demokrasi ve ekonomide adeta çağ atladığını yaşayarak şahitlik etmeyenlere, tüm bunları mukayeseli olarak anlatmamız şarttır.” dedi.

Son bir ayda yürütülen çalışmalar

Erdoğan, yalnızca son bir ayda, üstelik salgın şartlarına rağmen Türkiye’ye kazandırdıklarının bile bu büyük başarı hikayesine örnek teşkil edecek zenginlikte olduğuna dikkati çekti.

Dün Elazığ’da daha öncekilerle birlikte sayısı 8 bini bulan deprem konutunun anahtar teslim törenine katıldığına değinen Erdoğan, böylece Elazığ ve Malatya’da ciddi bir yıkıma yol açan depremin üzerinden geçen bir yılın ardından vatandaşlara verdikleri sözü tutarak, konutların önemli bölümünü teslim ettiklerini anlattı.

“Yaz aylarına kadar Elazığ’da 20 bin ve Malatya’da 6 bin konutun tamamını, inşallah hak sahiplerine vermiş olacağız.” diyen Erdoğan, ayrıca Elazığ’da, Avrupa’nın en büyük gençlik ve çocuk çalışmaları merkezinin açılışını da yaptıklarını belirtti.

23 Ocak Cumartesi günü İstanbul Fırkateyni denize iniş ve Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 3’üncü gemi ilk kaynak töreninde, denizcilik için bir dönüm noktası olan bu iki büyük projenin heyecanına ortak olduklarını belirten Erdoğan, aynı gün canlı bağlantıyla Diyarbakır Silvan Barajı gövde dolgusu, Başlar Barajı, Ergani Barajı ve Ergani İçmesuyu Arıtma Tesislerinin açılış törenlerini gerçekleştirdiklerini söyledi.

GAP’ın en önemli bölümlerinden biri olan Silvan Projesi’nin, 8 ayrı barajı ve 23 sulama tesisini bünyesinde barındıran, 2 milyon 360 bin dekar alanı sulayacak dev bir proje olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Yaptığımız açılışlarla bu projenin hayata geçmesi yolunda önemli bir aşamayı daha geride bıraktık.” dedi.

Erdoğan, 22 Ocak Cuma günü Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile bir araya gelerek kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin içinden geçtiği kritik dönemde hükümete ve ekonomi yönetimine verdikleri samimi destek için TÜGİK yönetimine teşekkür etti.

DEİK yönetimiyle de 15 Ocak’ta buluştuğunu, ihracat ve ekonomideki gelişmeleri ele aldıklarını, gelecek dönemde birlikte neler yapabileceklerini konuştuklarını dile getiren Erdoğan, “Geçtiğimiz yılı, program dönemi hedefinin de üzerine çıkarak 169,5 milyar dolarlık ihracatla kapatan iş dünyamıza buradan bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının 2019 ve 2020 Özel Ödüllerini 20 Ocak Perşembe günü sahiplerine takdim ettiklerini anlatan Erdoğan, “Milli Saraylarımızın envanterinde yer alan yaklaşık 3 bin tablo arasından seçilen 533 eserin yer aldığı bir serginin açılışını 15 Ocak’ta yaparak, ülkemizin sanat zenginliğini tüm dünyaya gösterdik.” diye konuştu.

Erdoğan, Radyo Televizyon Gazetecileri Derneğinin verdiği Medya Oscarları ödüllerine layık görülen televizyoncular, radyocular, muhabirler ve sanatçılarla 13 Ocak’ta bir araya geldiğini de hatırlattı.

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin büyükelçileriyle 12 Ocak’ta buluşarak, ilişkileri karşılıklı dayanışma ve iş birliği temelinde geliştirme yönündeki samimi düşünceleri kendileriyle paylaştıklarını ifade eden Erdoğan, aynı günün sabahında ise Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu’nun Ankara’daki tesislerinin açılışı vesilesiyle gençlerle ve sporcularla buluştuğunu dile getirdi.

“Uydumuz uzaydaki yolculuğuna, yörüngesine doğru planladığı şekilde devam ediyor”

Kabineyi 11 Ocak’ta toplayarak sağlıktan güvenliğe kadar pek çok konuda bakanlarla kapsamlı istişareler yaptıklarını ve alınan kararları kendileriyle paylaştıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Diyarbakır-Ergani-Elazığ yolu üzerindeki Devegeçidi Köprüsü ve bağlantı yollarının açılışını 9 Ocak’ta canlı bağlantıyla gerçekleştirdik. Uydu Teknolojileri Haftası etkinliklerinin 8 Ocak’taki bölümüne canlı bağlantıyla katılarak, aynı günün erken saatlerinde uzaya gönderilen 5-A uydumuzun yolculuğuna çıkışının mutluluğunu arkadaşlarımızla paylaştık. Uydumuz uzaydaki yolculuğuna, yörüngesine doğru planladığı şekilde devam ediyor.”

Fırat Nehri üzerinde inşa edilen, Elazığ ile Malatya’yı birbirine bağlayan Kömürhan Köprüsü ile bağlantı tüneli ve yolunu yılın ikinci günü hizmete açtıklarını hatırlatan Erdoğan, “Ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney ulaşım ağının en önemli noktalarından biri olan bu köprü, 660 metre uzunluğu ve 380 metreyi bulan orta açıklığıyla kendi grubunda dünyanın dördüncü büyük eseridir.” dedi.

2020’nin son günlerinde, 30 Aralık’ta Cumhurbaşkanlığı 2020 Kültür ve Sanat Büyük Ödüllerini sahiplerine takdim ettiğini anımsatan Erdoğan, ödül alan kültür ve sanat insanlarını tebrik etti.

Kabinenin geçen yıl son toplantısını 28 Aralık’ta yaptığına işaret eden Erdoğan, aynı gün akşam restorasyonu yapılan Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nin açılışını da gerçekleştirdiklerini ifade etti.

“TOGG’un pillerinde kullanılacak lityumu bu tesisten temin etmeyi planlıyoruz”

Türkiye’ye 26 Aralık’ta kazandırılan Etimaden Lityum Karbonat Üretim Tesisi’nin, tamamı ithal edilen lityum ihtiyacının yarıdan fazlasını karşılayacak önemli bir yatırım olduğuna işaret eden Erdoğan, “Milli otomobil projemiz TOGG’un pillerinde kullanılacak lityumu da bu tesisten temin etmeyi planlıyoruz.” bilgisini paylaştı.

Erdoğan, 26 Aralık’ta Ankara’nın güney aksındaki ulaşımda büyük rahatlama sağlayacak Gölbaşı Şehir Geçişi’nin açılışını yaptıklarını, Tunceli, Bursa ve Konya’da yapılan, her biri tarih ve kültürü yansıtması bakımından eşsiz zenginlikleri içinde barındıran müzeleri 24 Aralık’ta hizmete sunduklarını söyledi.

Bunların yanında pek çok devlet ve hükümet temsilcisiyle telefon görüşmeleri, telekonferans görüşmeleri, yüz yüze kabuller gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, devlet ve hükümet işleriyle ilgili yaptıkları kabullerin ve telefon görüşmelerinin, zaten günlük mesaisinin mutat bir parçası olduğunu kaydetti.

“Biz çok çalışırsak, Meclis de çok üretir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkesine ve milletine karşı sorumluluk hisseden herkesten tek beklentimiz kendi üzerine düşen görevleri hakkıyla ifa etmesidir. Görevlerimizi hakkıyla yerine getirdiğimizde, ne ülkemizin önünde ne Cumhur İttifakı’nın önünde ne AK Parti’nin önünde durabilecek bir güç tanımıyoruz. AK Parti Grubu, Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP ile birlikte Meclis’in lokomotifidir, dinamosudur. Biz çok çalışırsak, Meclis de çok üretir. Biz işleri rölantiye alırsak, Meclis çok daha az verimle faaliyet yürütür.” ifadelerini kullandı. 

Hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğumuz yeni reform paketlerinin yakında Meclise sunulmaya başlanacağını belirten Erdoğan, şunları aktardı: “Milletimizle paylaştığımızda, bu reform tekliflerinin ülkemizi 2023’e ve daha sonrasına taşıyacak çok köklü ve önemli düzenlemeler içerdiği görülecektir.” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizden başka hizmet müktesebatı ortaya koyabilen de gelecek vizyonu tasarlayan da yok. Tek vaatleri Tayyip Erdoğan’ı indirmek olan bir muhalefete, bu millet iktidarı vermez. CHP yöneticileri, kendi içlerinde yaşanan taciz, tecavüz, hırsızlık, arsızlık skandallarının üzerini örtmek için hem bize, hem milletimize olan hakaretlerinin dozunu sürekli artırmaya başladı. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış misali, milletimizin önüne çıkıp özeleştiri yapacak, özür dileyecek, içlerindeki tecavüzcülerden, tacizcilerden, hırsızlardan hesap soracak yerde, işi pişkinliğe vuruyorlar.” diye konuştu.

Erdoğan, şöyle devam etti: “Karşımızdaki zat, sanayiyi, teknolojiyi, tarımı, ticareti, ihracatı, finansı, devletin kurumlarının ve özel sektörün nasıl işlediğini bilmez. Çünkü bunların işi bilgiyle değil, sadece ellerine tutuşturulan kağıtlar ve kulaklarına üflenen suflelerledir. Aslında bunlara göre, milletin kendilerine oy vermeyen yüzde 75’inin tamamı militan. Bu hastalıklı zihniyete göre, CHP’ye oy vermeyen hiç kimse onur, şeref, namus sahibi olma hakkına da sahip değildir. Bu zihniyeti ve sergilediği pespayeliği Türkiye’nin son dönemdeki imtihanı olarak görüyoruz. Nice imtihanları başarıyla atlatan, nice engelleri ezip geçen, nice mücadelelerden alnının akıyla çıkan milletimiz, elbette ilk seçimde bunlara da bir güzellik yapacaktır. Hastanelerde rehin alınan ölülerimiz vardı. Kimin dönemi? Bay Kemal’in dönemi. Bunları yaşadık mı? Bu ülkede yaşadık. Ama Z kuşağı bunları bilmiyor. Bunları hatırlatmamız lazım.” 

“Bu devletin hiçbir memuru, bu ülkenin hiçbir evladı CHP’nin hastalıklı zihniyetinin şamar oğlanı değildir” diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Sabrın varsa Haziran 2023’e kadar kapıda bekleyeceksin. Bizim daha yapacak çok işimiz var. Milletimiz, mahalle yanarken kendi kısır hesaplarının peşinde koşanların defterini kökten dürene kadar, bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP’nin başındaki zata ve şürekasına cevap vermek için harcadığımız her nefesi israf olarak görüyoruz. İçişleri Bakanımızın da ifade ettiği gibi bence bu ülkenin yargısı var. Kendilerine ‘militan’ diye hakaret eden bu zata, bütün bu hakarete muhatap olanların dava açma zamanı gelmiştir, geçiyor bile.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aşı uygulamasının kapsamı giderek genişleyerek inşallah en kısa sürede hedef kitlenin tamamına ulaşacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Lokanta restoran ve kafe gibi sektörlerde alınan tedbirler nedeniyle faaliyetleri kısıtlanan ve 2019 cirosu 3 milyon lira ve altı olan gerçek usulde vergilendirilen ticari işletmelere destek ödemesi yapacağız”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here