Erdoğan da metal yorgunudur, ama…

0

Metal yorgunluğu Erdoğan’ın AKP’ye yönelik revizyonun gerekçesi idi. Partiyi tasavvurundaki yeni vizyona hazırlamak, yeni ortaklarının taleplerini karşılamak ve Türkiye’nin değişen rejimine uyum sağlamak amacı ile Adalet ve Kalkınma Partisi’ni dönüştürmenin adı idi, metal yorgunluğu operasyonları. AKP, gerçekten de yeni vizyona göre büyük oranda dönüştürüldü.

Cumhur-başkanlık sistemi ile beraber ittifaklar zorunlu hale geldiğinden, AKP ve MHP koalisyonu Cumhur İttifakı adı ile ilk yerel seçimlerine 31 Mart’ta girdiler. Cumhur koalisyonu Türkiye genelinde oyların %51,6’sını almıştı. Bunun üzerine Bahçeli de oy oranlarının %18,81 olduğunu ifade etmiş ve bu yoruma koalisyonun büyük ortağından herhangi bir itiraz gelmemişti. 

YSK’nın “hiçbir şey olmasa da mutlaka bir şeyler oldu” gerekçesi ile tekrarlattığı İBB Başkanlığı seçimlerinde Cumhur koalisyonu %45 civarında oy aldı. İstanbul’un oy dağılımı yaklaşık olarak Türkiye ortalamasını verir. Cumhur koalisyonundan MHP oylarını çıkardığımızda, AKP’nin oyu %30’lar civarına düşer. Bu tarihi bir yenilgidir Erdoğan için. Bunun en önemli sebebi ise Erdoğan’ın metal yorgunluğudur. Onun da dinlenmeye ihtiyacı vardır.

Ama Erdoğan için durmak, dinlenmek veya geri çekilmek gibi bir olasılık bahis mevzuu olamaz. Sürekli hareket ve ilerleme sayesinde ayakta duran bir bisikletin durunca devrilmesi gibi bir şey Erdoğan’ın başına gelir. Bu onun yaşam tercihidir. Ne Süleyman Demirel gibi bir Güniz Sokak, ne de başka liderler gibi bir sayfiyede emeklilik Erdoğan için söz konusu değildir. O son nefesine kadar çarpışmak ve mücadele etmek zorundadır.

Erdoğan’ın zaten yeterli sandalyeye sahip olmadığı TBMM’deki varlığının daha da erimesi ve/veya bir sonraki seçimde daha da az sayıda sandalyeye sahip olması beklenen bir ihtimaldir. Çünkü Erdoğan’ın arkasındaki halk desteği her gün biraz daha erimektedir. O da bu durumun farkındadır. İşte tam da bundan dolayı Erdoğan, TBMM’de kaybettiği gücünü, başka kurumlar ihdas ederek dengelemek zorundadır. Bunun alt yapısı da herkesin gözü önünde oluşturulmaktadır.

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu’nun (CYİK) oluşumu ile 15 Temmuz’un eksik kalan mütemmim cüzü de tamamlandı. Türkiye’de darbelerden sonra da yüksek kurullar oluşturulmuştur. 27 Mayıs’tan sonra Milli Birlik Komitesi (MBK), 12 Eylül’den sonra Milli Güvenlik Konseyi oluşturulmuştu. Milli Güvenlik Konseyi üyeleri, 1983’ten sonra 6 yıl süreyle Cumhurbaşkanlığı Konseyi olarak görev yapmıştı.   

CYİK neyi andırıyor?

27 Mayıs Darbesi’ni gerçekleştiren subaylardan oluşan MBK, bilahare kurulan Cumhuriyet Senatosu’nun doğal üyeleri sayıldılar. Elbette eski Cumhurbaşkanları da “Tabii Üyeler” kabul edildiler. Cumhuriyet Senatosu TBMM’de güç temerküzünü dengelemek için kurulmuştu. Millet iradesinin darbeciler aleyhine çoğunluk sağlamasını engellemek amacı ile Senato oluşturulmuştu. Yasalar, bir kısmı atanmış olan bu senatörler ve seçilmiş milletvekillerinin ortak oylaması ile çıkarılıyordu.

Şahsi kanaatime göre; CYİK ile ileride ihdas edilebilecek olan Senato veya Kurucu Meclis türü bir vesayet kurumunun altyapısı oluşturuluyor. Böylece Erdoğan, TBMM’de kaybettiği ve her gün biraz daha eriyebilecek olan sandalye sayısını dengelemeyi düşünüyor olabilir. Kararnamenin kendi içinde belirsizliği böyle tahminlerde bulunmamıza sebep oluyor. 

İlgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi şöyledir:

“Millete ve devlete hizmeti geçmiş, bilgi ve birikim sahibi kişilerin bu kazanımlarından istifade edilebilmesi amacı ile Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu oluşturulmuştur. Kurul üyeleri Cumhurbaşkanınca belirlenir. Kurulun çalışma usul ve esasları ile Kurul üyelerine yapılabilecek ödemeler Cumhurbaşkanınca belirlenir.”

Siz ne anlıyorsunuz bu kararnameden? Hiçbir netlik yok. Erdoğan ne dilerse, o olacak. Erdoğan en çok neye muhtaçsa o misyon yüklenecek demektir bu kurula. Cumhurbaşkanlığı (Baş) Danışmanlık kadroları varken, böyle bir kuruma niye ihtiyaç duyuluyor?

Bu kurul için yapılan, “Erdoğan’ın parti içinden muhalif bir oluşumu engellemek gerekçesi” yeterli bir yorum değildir. Çünkü, eğer birilerini bir şekilde devşirmekse amaç, Erdoğan’ın elinde daha cazip enstrümanların olduğu herkesin malumu. Demek ki, bu kurul, daha büyük hedefler için oluşturuldu. Hangi rol verilirse verilsin, CYİK, milletin iradesi üzerinde yeni bir vesayet kurumu olacaktır. 

Benden uyarması!..

Doğrudan iletişim için: @aagcakulu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here