Erdoğan: İnsanları küçümseyen bir AK Parti yöneticisi varsa bulunduğu yerde ‘haksız işgalci’ demektir

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. “İzmir’de eğer enkaz kaldırmada bir yarışın içerisine girilmiş olsaydı, 5. gün enkaz altından o yavru nasıl çıkarılacaktı?” diye soran Erdoğan, TOKİ ile başlatılan konut atılımının özel sektörün de gayretleriyle önemli bir dönüşümün gerçekleşmesini sağladığını belirterek “Hala dönüştürmemiz gereken 6,7 milyon konut bulunuyor.” dedi.

“Ülkemizi deprem başta olmak üzere tabii afetlere hazırlıklı hale getirmek için gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz.” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

“Madem AK Parti milletin partisidir, öyleyse üye sayımızın da sürekli artması gerekir. Bu anlayışla 2020’ye girerken, 2023 yılına kadar her yıl 1 milyon yeni üye hedefiyle kolları sıvadık. Her kesimden insanımızın evine, iş yerine, hayatını geçirdiği yerlere her gün bizzat gitmeliyiz. Buralarda onlarla muhabbet etmeli, dertlerini, sıkıntılarını dinlemeli, mümkünse bunlara çözüm üretmeli, değilse insanımızın gönlünü almalı, yaptıklarımızı onlara anlatmalıyız. Telefonumuz 24 saat açık olmalı. O anda cevap veremediğimiz her çağrıya muhakkak dönüş yapmalıyız.

İnsanları küçümseyen bir AK Parti yöneticisi varsa, bulunduğu yerde ‘haksız işgalci’ demektir. AK Parti’nin hiçbir il başkanı, hiçbir milletvekili, yöneticisi, hiçbir temsilcisi milletten kopuk olamaz, kopuk yaşayamaz. Bizim için üye sayısı sadece bir skor değildir. Hayat akıp giderken, dünya değişirken, Türkiye sürekli daha ileriye giderken, AK Parti’nin yerinde sayması elbette beklenemez. AK Parti’nin güçlenmesi demek, milletimizin güçlenmesi demektir.

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Türkiye’de çevrenin korunmasına en büyük yatırımları biz yaptık. Buna belediye başkanlığım da dahil. O sürede İstanbul adeta çöl gibiydi. Devlete, hükümete geldik, ondan sonra da milyonlarca, milyarlarca fidan, ağaç dikimini biz yaptık. Hala yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. En kapsamlı düzenlemeleri biz gerçekleştirdik. Teröristler boş durmuyor. Baktılar ki insanları öldürmekle başarılı olamıyor, sessiz, masum ağaçlarımızı yakmaya başladılar.”

Erdoğan, yaptığı konuşmada, İzmir depreminin hemen ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarının sona erdiğini anımsattı. Depremde 114 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 1035 kişinin yaralandığını hatırlatan Erdoğan, yaralılardan 999’unun taburcu olduğunu, 36 vatandaşın tedavisinin sürdüğünü belirtti.

Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, tedavisi sürenlere de acil şifa dileyen Erdoğan, deprem anından itibaren arama, kurtarma, enkaz kaldırma, hasar tespiti, sağlık hizmetleri ile barınma ve gıda destekleri başta olmak üzere depremzedelerin tüm ihtiyaçlarının eksiksiz karşılandığını söyledi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyelerinin ve sivil toplum kuruluşlarının hepsinin bölgede seferber olmak suretiyle bu işi yakından takip ettiklerini vurguladı.

Günlerdir canla başla çalışan tüm kamu ve sivil toplum kuruluşu mensuplarına şükranlarını sunan Erdoğan, “Enkaz kaldırma çalışmaları en kısa sürede tamamlanacaktır. İnşallah bir ay içinde de deprem konutlarının yapımına başlayacağız. Önümüzdeki yıl bitmeden hak sahiplerine evlerini teslim etmiş olacağız. Şu andaki yol haritamız bu.” ifadelerini kullandı.

Ana muhalefete “enkaz kaldırma” eleştirisi

Yaşanan her felaketin bir ders olduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yazık ki ana muhalefetin başındaki zat, 5. gün oraya yapmış olduğu turistik seyahatte, ‘5 gün oldu, hala enkazlar kaldırılmadı’ diyor. Eğer enkaz kaldırmada bir yarışın içerisine girilmiş olsaydı 5. gün enkaz altından çıkarılan o yavru nasıl çıkarılacaktı? Yani bir işi bilirsin konuşursun ama bilmediğin iş hakkında niye konuşursun? Sus da adam sansınlar. Düşünebiliyor musunuz? İzmir milletvekilisin, şöyle bir uğrayıp, günübirlik gidip dönüyorsun. Senin orada başından sonuna kadar kalman lazım. O ilin milletvekilisin ya. Bunu da yapmıyorsun, orada hayatını her şeyini feda etmeye hazır olan bakan arkadaşlarım ve sivil toplum kuruluşlarımızla ilgili ileri geri konuşuyorsunuz. Hatırlayın, Kızılay ile ilgili de ‘Bir tane Kızılay çadırı görmedim’ demişti. Malatya’daydı galiba, Elazığ’da. Şimdi burayla ilgili de Kızılaya verdiler, veriştirdiler. Kızılay, AFAD tüm imkanlarıyla orada.”

Erdoğan, Kızılay ve AFAD’ın yaklaşık 4 bine yakın çadırla İzmir’de hazır olduğunu, yoğun şekilde çadır kurulumlarının yapıldığını dile getirdi.

Süreci çadırda geçirmek isteyen vatandaşlara “Hayır, çadır yok” denmediğini belirten Erdoğan, “Kredi Yurtlar Kurumuzun (KYK) yurtlarını da biz bu konuda tamamen oraya geçmek isteyen vatandaşlarımıza onları da hazır hale getirdik. İsteyen vatandaşlarımız KYK yurtlarında kalabilirdi ama vatandaşlarımız oraları pek tercih etmediler. Çadırları daha çok tercih ettiler Allah’tan ki havalar ciddi manada soğumuş değil. Hangi imkan istenirse bunlar sağlandı.” diye konuştu.

Erdoğan, yaşanan her felaketin Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu ve her an yeni sarsıntılarla karşılaşılabileceğini hatırlattığını dile getirdi. 

Deprem mevzuat düzenlemeleri 

Ülkede bu konudaki miladın 1999 depremi olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: “En yakını olarak 1999’u söylüyorum. Yoksa bu işin çok daha gerisi var. Erzincan depremi, Erzurum depremi, Çaldıran, Iğdır, Lice, Bingöl, Gediz. Bunlar çok daha önceleri. Erzincan depreminde 33 bin vatandaşımız rahmetli olmuştu. Şu anda CHP sözcüsünün dedesi de o zaman İçişleri Bakanıydı. 33 bin vatandaşımız o zaman ebediyete irtihal ettiler. Kalkıp da şöyle geriye bakıp neler olmuş bunu sorgulama hassasiyetini göstermeyen bu zihniyet şimdi kalkıyor bu yalan yanlış ifadeleri kullanabiliyor. Büyük Marmara Depremi’nin ardından başlanan mevzuat düzenlemelerini hükümetlerimiz döneminde geliştirerek sürdürdük. Farklı kurumlara dağılmış imkan ve yetkileri bir araya getirerek her depremde en ön safta yer alan AFAD’ı biz kurduk. Niye? İstedik ki bütün bu STK’leri bir araya getirelim ve buralarda, etki alanlarında bir zafiyet oluşmasın.”

“1 milyon 400 bin metrekare alan rezerv konut için tahsis edildi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelere ve TOKİ’ye konut üretimi ve yenilenmesi konusunda çok önemli yetkiler verdiklerinin altını çizdi. Şu anda İzmir ile ilgili süratli bir adım daha attıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Nedir o? Elimizde, stoklarımızda 1000 konteyner vardı. Şimdi biz o 1000 konteyneri İzmir’de kullanıyoruz, kullanacağız. Vatandaşlarımızı o konteynerlerde iskan edeceğiz. Bu arada da inşaatlarımız başlıyor. Biz gelene kadar sadece 43 bin konut yapan TOKİ’nin, 18 yılda tamamladığı, halen inşa ettiği ve projelendirdiği 975 bin konut ülkemizde bu alanda çok büyük bir devrimdir. Bu şekilde başlayan konut atılımı, özel sektöründe gayretleriyle ülkemizde önemli bir dönüşümün gerçekleşmesini sağlamıştır. Ancak hala dönüştürmemiz gereken 6,7 milyon konut bulunuyor. Bakın şu anda İzmir ile ilgili bu malum depremin olduğu bölge, sulak bir bölge. Biz şimdi tarım orman hayvancılığa ait bir bölgeyi, 1 milyon 400 bin metrekare, burayı rezerve alan olarak şu anda yapılacak konutlara tahsis ettik. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız o 1 milyon 400 bin metrekarelik alanda inşaatlara başlayacak. İstiyoruz ki zemin sorunu olmasın. Bütün oradaki zeminle ilgili etütler yapıldı. Adımlarımız buna göre atılıyor. Genişleme noktasında daha farklı rezerv alanlarını oluşturmanın gayreti içerisindeyiz. Bütün bunlardan öncelikli olarak belirlediğimiz 1,5 milyon konutu önümüzdeki 5 sene içinde inşa etmeyi planlıyoruz.”

“TOKİ vasıtasıyla bu yıl 100 bin konutun inşasına başladık”

Erdoğan, TOKİ vasıtasıyla bu yıl 100 bin konutun inşasına başladıklarını hatırlattı. Gelecek yıl 100 bin konutun inşasına daha başlayacaklarını dile getiren Erdoğan, 59 ildeki 268 riskli alan ile 67 ildeki rezerv yapı alanlarıyla ilgili çalışmalarının sürdüğünü belirtti. 

Riskli yapı olarak ilan ettikleri 688 bin birimin 670 binindeki tahliye ve yıkımları tamamladıklarını anlatan Erdoğan, “Devlet olarak şu ana kadar riskli yapı tespiti yapılan 1 milyon 395 bin bağımsız birimdeki kentsel dönüşüm çalışmaları için 5 milyon vatandaşımıza yaklaşık 15,5 milyar liralık destek verdik. Hiçbir meblağ insanımızın canından daha kıymetli değildir. İstanbul başta olmak üzere deprem riskinin yüksek olduğu şehirlerimizde bu süreci hızlandırmamız gerektiği anlaşılıyor.” diye konuştu. 

“Tabii bu sadece kamunun imkanları ile olacak bir iş değildir.” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Milletimizin de oturduğu binanın depreme dayanıklılığını tespit ettirmesi, şayet bu konuda herhangi bir sıkıntı varsa, gerekiyorsa kendisi de üstüne biraz koyarak hızla sağlam bina inşası için harekete geçmesi gerekiyor. Ülkemizi deprem başta olmak üzere tabii afetlere hazırlıklı hale getirmek için gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz. Bunun yanında deprem sonrasında devreye girecek afet ve acil durum yönetimi planlarını sürekli güncelliyoruz. Dikkat edilirse artık depremlerin ve diğer tabii afetlerin ardından çok hızlı ve etkin bir müdahaleyle vatandaşlarımızın yanında yer alıyoruz. AFAD’dan UMKE’ye, belediyelerimizden sivil toplum kuruluşlarımıza kadar her kurumumuz kendi görev alanında çok güçlü bir alt yapı ve yetişmiş insan kaynağına kavuşmuştur. Eskinin kargaşa ve çaresizlik görüntülerinin yerini düzenli, disiplinli ve bilinçli bir arama kurtarma, yardım destek faaliyetleri almıştır. Bir kez daha İzmirli kardeşlerime geçmiş olsun diyor, Rabbimden ülkemizi her türlü afetten muhafaza eylemesini diliyorum.”

1 milyon yeni üye 1 milyon fidan

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Kasım Salı gününün AK Parti’nin iktidara gelişinin 18’inci yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, “Bu vesileyle yıl içinde yaptığımız 1 milyon yeni üyemizi bütünüyle temsilen bir milyon fidanı toprakla buluşturmayı hedeflemiştik. Ancak İzmir depremi sebebiyle bu programın tören kısmını iptal ettik. 1 milyon fidanı toprakla buluşturma çalışması ise şu anda devam ediyor. İnşallah önümüzdeki yıllarda her 3 Kasım’da 1 milyon yeni üyeyi temsilen 1 milyon fidanı toprakla buluşturmayı sürdüreceğiz.” dedi. 

AK Parti’nin Türkiye’nin en çok üyeye sahip siyasi partisi olduğuna işaret eden Erdoğan, “Diğer partilerin tamamının üye sayılarını toplayın 3’le, 5’le çarpın yine de AK Parti’ye yetişemiyor. Madem AK Parti milletin partisidir, madem AK Parti’yi kuran da yaşatan da millettir, öyleyse üye sayımızın da sürekli artması gerekir. İşte bu anlayışla 2020’ye girerken 2023 yılına kadar her yıl 1 milyon yeni üye hedefiyle kolları sıvadık. Hamdolsun AK Parti’nin 19 yıllık tarihindeki en yüksek yeni üye kaydını gerçekleştirmek suretiyle bu yılki 1 milyon yeni üye hedefimize şu an itibariyle ulaşıyoruz.” diye konuştu. 

Salgın şartlarının getirdiği zorluklara rağmen şu anda 11 milyon 200 bin üye sayısını yakaladıklarının altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Öyle ki üyelerimiz kollarını açarak el ele verseler rahatlıkla Türkiye’nin bir ucundan bir diğerine insan zinciri oluşturabiliriz. Tabii 1 milyon yeni üye, 11 milyon 200 bin toplam üye deyip geçmemek gerekiyor. Her şeyden önce bu tablo milletimizin geleceğini hala AK Parti’de gördüğünün işaretidir. Türkiye’nin en geniş toplumsal tabanına sahip partisi sıfatıyla milletimizin güvenine layık olma sorumluluğunu da üstlenmiş bulunuyoruz. Ayrıca buradaki her bir rakam bir insandır, bir candır, bir yürektir, bir dünyadır, bir umuttur.” 

Üyelerden bir kısmının parti binalarına gelerek bizzat kendilerinin kayıtlarını yaptırdığını ancak çoğunun ise ev ya da iş yerlerine yapılan ziyaretlerde yapılan görüşmelerde gönülleri kazanılarak üye olmalarının sağlandığını anlatan Erdoğan, “Bazıları da bu rakamı gözlerinde büyütebilir ama girdiği seçimlerde aşağı yukarı her iki kişiden birinin oyunu alan bir partinin üye sayısının her 7 kişiden birine ulaşmış olması gayet tabiidir. Hedefimiz nasıl bu ülkedeki her bir seçmenin oyunu özellikle alabilmekse aynı şekilde 18 yaşını doldurmuş her bir kardeşimizi de partimizin üyesi olarak görmek istiyoruz.” dedi.

Erdoğan, kendilerinin insanların parti binalarına gelmesini bekleyen bir anlayışta asla olmadıklarını ve olmayacaklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu: 

“Her kesimden insanımızın evine, iş yerine, hayatını geçirdiği yerlere her gün bizzat gitmeliyiz. Buralarda onlarla muhabbet etmeli, dertlerini, sıkıntılarını dinlemeli, mümkünse bunlara çözüm üretmeli, değilse insanımızın gönlünü almalı kendi yaptıklarımızı onlara anlatmalıyız. Telefonumuz 24 saat açık olmalı ve o anda cevap veremediğimiz her çağrıya muhakkak geri dönüş yapmalıyız. Milletle arasına duvar ören, kendini ulaşılamaz bir yere konumlandırmış, hele hele insanları küçümseyen bir AK Parti yöneticisi varsa bulunduğu yerde, özellikle söylüyorum, fuzuli şagil, yani haksız işgalci demektir. AK Parti’nin hiçbir il başkanı, ilçe başkanı, yöneticisi, belediye başkanı, milletvekili velhasıl hiçbir temsilcisi milletten kopuk olamaz, kopuk yaşayamaz.” 

Kendileri için üye sayısının sadece bir skor olmadığına dikkati çeken Erdoğan, “Partimize kazandırdığımız her yeni üyeyi büyük ve güçlü Türkiye mücadelemizde bize katılmış bir gönüldaş olarak görüyoruz. Aynı şekilde seçimlerde aldığımız oy da sadece bir orandan ibaret değildir. Sandıktan AK Parti’ye çıkan her oyu büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasında bir tuğla olarak kabul ediyoruz. İnşallah hep birlikte üye sayımızı sürekli daha yükseğe çıkarmak, bir başka ifadeyle her gün yeni gönüller kazanmak için daha çok çalışacak, daha çok gayret göstereceğiz.” ifadelerini kullandı. 

Erdoğan, “Teröristler boş durmuyor. Baktılar ki insanları öldürmekle başarılı olamıyor, sessiz, masum ağaçlarımızı yakmaya başladılar.” dedi.

“Stokçuluk faaliyetlerine göz yumamayız”

“Üreticiyi de tüketiciyi mağdur eden stokçuluk faaliyetlerine göz yumamayız.” ifadesini kullanan Erdoğan, “Salgın döneminde tüm ülkeler gıda ürünlerinde ihtiyatlı bir gümrük politikası izlerken Türkiye’nin bunun dışında kalması beklenemez.” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çiftçilerimize 2020’nin 11 ayında 17,1 milyar liralık tarımsal destek verdik.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti büyüdükçe Türkiye’nin de daha yeşil ve daha temiz bir çevreye kavuşacağını belirtti. Erdoğan, “Amacımız yenilenebilir enerjinin her alanında dünyada ilk sıralara yerleşmek. Gerçek çevrecilik işte budur Bay Kemal. Bunları da öğren.” ifadesini kullandı.

“Gerek başkan gerek il yönetiminde görev alacak arkadaşlarımızı hesabi değil, hasbi olarak seçecek ve il teşkilatlarımızı oluşturacağız.” diyen Erdoğan, teşkilatlardan AK Parti il kongrelerinde yüzde 30 kadın ve genç kotası uygulanmasını istedi. 

Erdoğan, “Teşkilatlarımızda sen-ben olayını bir kenara koyalım, kanaat önderi arkadaşlarımızı özellikle tercih ederek il teşkilatlarımızı oluşturalım.” şeklinde konuştu. 

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here