- Kabinedeki 17 bakanın 9’u kadın.. - 30 Mart 2022
- Tarihe geçti.. - 30 Mart 2022
- Virüs patojenlerinin küresel takibi için 10 yıllık plan.. - 30 Mart 2022
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Camiler ve Din Görevlileri Haftası toplantısında konuştu.
Batman’da 7 askerin şehit edilmesiyle ilgili konuşan Erdoğan, “Terörle mücadelemizi hiç aksatmadan kararlılıkla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Şehitlerimizin, gazilerimizin kanlarını yerde bırakmayacağız. Bu olaylar bizim hırsımızı da düşmanımıza karşı olan kinimizi de daha da fazlasıyla artırmaktadır. Bunu da bilmelerini tekrar hatırlatıyorum.” dedi.
“Diyanet İşleri Başkanlığımız camilerimize olan teveccühü artırmak, camiinin toplumsal ve beşeri hayatımızdaki önemine dikkat çekmek için uzun süredir gayret gösteriyor.” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bu amaçla 1986 yılından beri, ekim ayının ilk haftası, Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutlanıyor. Bu vesileyle ülkemiz genelinde belirlenen tema çerçevesinde bir birinden değerli faaliyetlere imza atılıyor. Bilhassa çocuklarımız ile kadınlarımızın camilerimize olan ilgisini artırmayı hedefleyen bu etkinlikleri biz de memnuniyetle takip ediyoruz.
Nasıl kökleriyle irtibatı kopan bir ağacın ayakta kalması mümkün değilse medeniyet değerleriyle bağı zayıflayan bir toplumun da varlığını sürdürmesi imkânsız. Din, ilim, ahlak ve adalet bizi millet olarak ayakta tutan taşıyıcı sütunlardır. Camileri sadece namaz kılınan bir ibadet mekânına dönüştürmek, ona yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir.
Açık söylüyorum: çocuklarımızın neşesiyle, gençlerimizin heyecanıyla, piri fanilerimizin tecrübesiyle, kadınlarımızın nezaket ve becerisiyle dolmayan bir cami, benim gözümde boştur. Vaaz ve hutbe dilimizin gençlerimizin anlayacağı şekilde güncellenmesi, yenilenmesi, daha rafine hâle getirilmesi gerekiyor. Bunun yanında din görevlilerimiz ne surette olursa olsun ötekileştirici, insanımızın bir kesimini dışlayıcı ifadelerden uzak durmalıdır.
Türkiye’de senelerce mezhep, meşrep ve etnik temelli kavgalar yaşandı ve birileri aradaki farklılıkları kaşıyarak; insanları birbirine düşürmeye, komşuyu komşuya kırdırmaya çalıştı. 1970’lerin sonunda kimi şehirlerimizde bu projeler maalesef başarılı da oldu. Müslüman aynı delikten ikinci kez ısırılmaz. Bizler de o acı günlerin, o karanlık günlerin tekrar yaşanmasına müsaade edemeyiz. Bu konuda da siz kardeşlerime önemli görevler düşüyor.”











