Erdoğan: Tüm ekonomik saldırılara rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz

0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2019 Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı Toplantısı’nda konuştu. “Önümüzdeki dönemde ülkemizi tüm bilim insanları için çok daha önemli bir cazibe merkezi haline getireceğiz.” diyen Erdoğan, şunları söyledi:

“Dünya çapında böyle bir bilim adamının 1960 darbesinin ardından İstanbul Üniversitesi’nden uzaklaştırılması tarihimizin en büyük ayıplarından biridir. Uzaklaştırılan Fuat Sezgin çalışmalarını Almanya’da devam ettirdi. Fuat Hoca İslam değil de Roma, Bizans tarihi çalışmış olsaydı hayatının sonuna kadar İstanbul Üniversitesi’nde kalmaya devam ederdi. Sıkıntı burada. İlim insanına sahip çıkmadığınız zaman Alman sahip çıkar. Kendi ilim erbabımıza, ilmi birikimimize sahip çıkamamamızın sebeplerini iyi düşünmeliyiz. İlme sevdalıyız. İlmin ilim adamlarının önünü açacaksınız biz bunu yaptık.

Şu anda Türkiye’de bir büyük kütüphaneye sahip değildik şimdi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 5 milyon ciltlik bir kütüphaneyi yaptık. İstanbul’da eski Rami Kışlası’nı orayı da 6 milyon ciltlik büyük kütüphane olarak yapıyoruz. İslam’ın çok zengin bir medeniyet birikimi var. Medeniyet inşa etmek her topluma nasip olmaz. Önümüzdeki dönemde ülkemizi tüm bilim insanları için çok daha önemli bir cazibe merkezi haline getireceğiz.

Gençlere Gülhane Parkı’na muhakkak uğramalarını tavsiye eden Erdoğan, “Gençlerimize tavsiye ediyorum Gülhane Parkı’na muhakkak uğrayın, müzeyi gezin. Neler yapmışlar Fuat Hocamız nelerin başını bu noktada çekmiş. Onlar sizin ufkunuzu daha da artıracaktır. Gülhane Parkı çok fakirdi, bu kütüphane ile zenginleştirmiş olduk.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca ATO Congresium’da düzenlenen 12. Çalışma Meclisi açılış programında da konuştu. Toplantının ülke, millet ve özellikle çalışanlar için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile ekibini, “Daha parlak bir gelecek için çalışmak” gündemiyle düzenledikleri bu toplantı için tebrik etti.

Dünya nüfusunun hızla arttığı, eğitimin yaygınlaştığı, hayat standartlarının yükseldiği bir süreçte istihdam meselesinin giderek daha karmaşık hal aldığını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi: “Adaletsizlik, her alanda olduğu gibi çalışma hayatında da en büyük sorundur. Biz ‘Dünya 5’ten büyüktür’ derken güvenlik kaygıları yanında yer küredeki insanların hayatının her alanını kuşatan bir adaletsizliğe işaret ediyoruz. Bir büyük şairimiz, ‘Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul, bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa’ diyor. İnsanlığın durumu da tam olarak böyle. Bir yanda tüketimin akıl almaz boyutlara ulaştığı Amerika ve Avrupa kıtaları, öte yandan açlıktan, susuzluktan, ilaçsızlıktan ölen çocukların bulunduğu Afrika ve Asya kıtaları. Buralarda yaşayan insanların da kendi içlerinde çok büyük uçurumlar var. Sadece eşitsizlik denilerek geçiştirilemeyecek kadar vahim bir tabloyla karşı karşıyayız. Dünya böyle bir çarpıklığı uzun süre taşıyamaz.”

“Büyümek önemlidir ama insana faydası varsa anlamlıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışını tüm çalışmalarında kendine rehber edinmiş bir siyasi hareketin mensupları olduğunu ifade ederek, insanı merkeze almayan, “önce insan” demeyen hiçbir yaklaşımın başarı şansı olmadığına inandıklarını söyledi. Bu hareket tarzının en çok da çalışma hayatı için önemli olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Büyümek önemlidir ama insana faydası varsa anlamlıdır. Gelişmek, kalkınmak önemlidir ama insan hayatına katkıda bulunduğu oranda kıymetlidir. Zenginlik önemlidir ama tüm insanlara yansıyorsa değerlidir. Bizim medeniyetimiz istifçiliği, yani sadece biriktirmek için kazanmayı yasaklıyor. Medeniyetimizin bize tavsiyesi kazancı sürekli üretme, istihdama, faydaya dönüştürmektir. Bugün dünyada finans sektörünün üretimin önüne geçmesi düşündürücüdür, kaygı vericidir. Paranın değeri izafidir. Yani ona atfettiğimiz önem kadardır. Halbuki üretim ve onunla birlikte gelen istihdam hem gerçektir hem de çok yönlü faydaya sahiptir. Türkiye olarak üretim merkezli bir büyüme stratejisi belirlememizin sebebi işte budur. Elbette üretimin asıl katma değerinin fiziki imalattan zihni tasarıma doğru kaydığını görüyoruz, biliyoruz. Buna rağmen reel üretimin gücünün asla azalmayacağı bir gerçektir. Fiziki ve zihni üretimin birlikte yürümesi halinde çok daha büyük bir güce dönüşeceğine inanıyoruz. Bunun için ne klasik sanayi üretimini ne yüksek teknolojiyi ne tarımı ne inşaatı ne de hizmetler sektörünü ihmal etmiyoruz.”

Erdoğan, küresel ekonomide en sert fırtınaların estiği dönemlerde Türkiye’nin, dimdik ayakta durmayı başardığını belirterek, “Bugün de maruz kaldığımız tüm ekonomik saldırılara rağmen hedeflerimize doğru yürümeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Erdoğan, her kim ne sebeple olursa olsun ülkesinin aleyhine sonuçlar doğuracak bir işe kalkışırsa 82 milyonun her birine zarar verdiği bilmesi gerektiği belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Üretim, büyüme ve istihdam odaklı bir ekonomi programıyla ülkemizi dünyanın en büyük 10 devletinden biri haline getirmekte kararlıyız. Bunu, çalışma hayatımızın tüm taraflarıyla birlikte başaracağız.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here