Erdoğan’ın Sosyoloji Krizi

1

Tayyip Erdoğan’ın evlilik, evde kalmak ve geç evlenmek üzerine sözlerini dinlediğimde doğrusunu söylemek gerekirse onur duydum.
Bu heyecanın arka planındaki unsur Erdoğan da ‘Veysi Dündar mı okuyor?’ oldu. Çünkü bu evlilik mevzuunda (bildiğim kadarıyla) kalem oynatan tek yazar benim.
En azından Erdoğan’la sebepler konusunda anlaşmasak da durum tespitinde muvafıkız.
Koskoca TC Cumhurbaşkanı’nın işaret ettiği bir realiteye aylar önce parmak basmıştım.

20 Mart 2019’da yaklaşan yerel seçim vesilesi ile kaleme aldığım yazıda Cumhurbaşkanı’nın işaret ettiği evlilik sorununu şu şekilde belirtmiştim:
“Türkiye’de sadece 2008 mutlak rakamına kıyasla her sene 40-50 bin az evlilik gerçekleşmiş. Buna nüfus artışını da eklersek son 10 yılda evlilikten uzak duran insan sayısını 1 milyon olarak ifade edebiliriz. Boşanmalardaki artışla beraber bakıldığında burada bir şeyler olduğu anlaşılıyor.”

AKP’nin yeni Türkiye’yi kurarken yıktığı bir kurumun da evlilik kurumu olduğunu ifade etmek abartı olmasa gerek.
Ne diyor Sn. Cumhurbaşkanı:
“Maalesef gençlerimiz genç yaşta evlenmiyor. Çoğu 30’u aşkın evleniyor ya da çoğu evde kalıyor. Böyle bir şey olur mu ya? Evlilik dışı hayat biçimi özendirilmeye çalışılıyor. Aman bunlara dikkat edin”
Peki bu gençler hangi iktidar döneminde evlilik yaşına geldiler?

Basit bir hesapla bugün 30 yaşında olan herkes AKP iktidara geldiğinde azami 12 yaşındaydı.
Cumhurbaşkanının evlensinler dediği -30 yaş grubu istisnasız ergenliğe AKP döneminde adım attı. Muhtemel ki, ilk aşklarını bu dönemde yaşadı, damarlarındaki deli kan en hızlı olduğu dönemde Erdoğan hep baştaydı.

Ben söz konusu yazımda AKP döneminde krize giren evlilik sayılarının arka planını şu cümlelerle ifade etmiştim:
“AKP gibi muhafazakar duyarlığı haiz bir iktidar döneminde evlenme istastistiklerinin dibe vurması aslında pek de beklenmez. Buna gerekçe olarak kriz de gösterilemez. En ağır kriz 2001’de yaşanmış ve sonuçları grafiğe yansıdığı üzere 1 senede izale olmuş.
Belli ki sorun ekonomi değil. Sorun ekonomi ile ilgili ama ekonominin krizi değil. Ekonominin tercihi. Basit bir istatistikle konuyu birleştirelim. Daha önce de kullandığımız bir sandık sonrası çalışması.
Daha önce de yazı konusu ettiğimiz bu raporun evkadını ve çalışmayan alanında iktidara olan yatkınlığı aslında yukarıdaki istatistikle beraber zurnayı zırt ettiriyor Anadolu deyimiyle.
AKP’nin sosyal yardımlar üzerinden kurduğu sistemin doğal bir sonucu evliliklerin azalması oluyor. Tabii ki insanlar evleniyor, tabii ki hala nüfusun çoğunluğu evli ama buradaki acaip eğilimin muhtaç olduğu izahat kendini adeta vitrine çıkarıyor.”

Cumhurbaşkanının sözlerine itiraz edenlerin önemli bir kısmı konuyu ekonominin kötü gidişine bağladılar. Bunu da göz ardı edemeyiz ancak ekonomideki kötü gidiş aslında yukarıda belirtilen tercihlerle de alakalı. Ülkede üretmeyen geniş bir kitleye sırt dayamanın yan etkilerinin olmaması imkansız.

Yine aynı yazıda AKP’nin kurduğu düzenin en eleştiriye mıuhtaç bölümünü şu sözlerle ifade etmiştim :
“İnsan ‘homo faber’ yani üreten insandır. İktidarın kurduğu tuhaf yapı içinde özellikle tarımsal üretimden de koparılan geniş kitlelerin endüstri ya da hizmet sektörüne dahil olmadan hayatlarını idame ettirebilmeleri Türkiye’ye gerçek üstü bir görünüm verdi.80 milyonluk ülke neredeyse yarısını üretim dışı tutarak işliyor. Bunun böyle olduğu öylesine aşikar ki, kendisini acaip bir sosyolojik neticede gösteriyor.”

Cumhurbaşkanı aslında prompter yerine bir ayna kullanarak konuşmalarını yapsa belki daha hayırlı olacak. Evililikleri ve toplumun ana çizgisini bozan uzun yılların muhabesini çıkaracak olan da bizzat AKP ve lideridir.

Türkiye’de ekonomik kriz yoktur. Sosyolojik kriz vardır tezi bir kez daha bu vesile ile ortaya çıkmıştır.
Krizin sorumluları havaya baksa da, gözler tam da onların üzerindedir.
Krizden çıkış için ilk yapılması gereken ise aynaya önce bakmak sonra da işler bitmeden bakmamak adına o aynayı yok etmek, kırmak olmalıdır.
Krizin sosyolojideki tahribatı üzerine konuşulacak çok şey vardır.

1 YORUM

  1. Cumhurbaşkanı hala 2 çocuk konusunda ısrarlı görünüyor ama bahsettiğiniz gibi aile müessesine verdiği zararı değil prompter ayna bile tutsa göremez çünkü aynanın sırı döküleli epey oldu.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here