Erdoğan’la görüşen CHP’li ismin Muharrem İnce olduğu iddiası..

0

İngiltere’nin başkenti Londra’da tedavi gören gazeteci Rahmi Turan, ‘sozcu.com.tr’nin sorularını cevapladı. “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen CHP’li”nin kim olduğunu açıklayan Turan şunları söyledi:

“Uzun bir süredir tedavim nedeniyle Londra’dayım. Yani ortadan kaybolduğum falan yok. Son 2 gündür tedavimin yoğunluğu nedeniyle Türkiye’de olan bitenle çok ilgilenemedim. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini de şimdi sizden öğrendim… O zaman Saray’a yakın kaynağımın bana söylediği ismi sizin aracılığınızla açıklamak istiyorum.

Kaynağımın bana söylediğine göre Saray’da Erdoğan’la görüşen CHP’li isim Muharrem İnce’ymiş. Hatta kaynağım İnce’nin hangi araçla geldiğini, saat kaçta Saray’a girdiğini, kaçta çıktığını dakika dakika söyledi. Ben de gazetecilik refleksiyle aldığım bu önemli bilgiyi köşemde isim vermeden yazdım. Gelinen durum, bu ismi açıklamamı şart koştu. Ama önemli bir şeyi belirtmek istiyorum. Bu görüşme ve isimler, kaynağımın iddiası. Ben de bu önemli iddiayı Türkiye gündemine taşıdım. Bakalım taraflar şimdi ne diyecek…”

“Kaynağıma güvendiğim için pişman oldum, gerekeni yapacağım”

Bir televizyon programının canlı yayınına da katılan Turan, bilgiyi veren kaynağı açıklamayacağını belirterek şöyle devam etti: “Bu kişi ‘Muharrem İnce’dir diye ben açıklamıyorum. Bu, kaynağın verdiği bir isimdir. İnce’nin söyledikleri de doğru olabilir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da açıklamaları doğru olabilir. Ben kaynağın bana verdiği ismi açıkladım. Kaynak soruluyor. Eğer gerekirse kendisi çıkar ve açıklar. Benim bu kaynağı şimdi açıklamam çok ayıp olur. Kaynağımı 20 yıldır tanıyorum. İnce’nin söyledikleri de doğru, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da açıklamaları doğru. Benim ne söylememi istiyorsunuz? O zaman benim verdiğim bu haber yanlıştır, ben hata yaptım.

Ben kaynağın bana verdiği ismi açıkladım. Ben size saygı duyduğum için bağlanıp cevap vermek istiyorum. Siz bana inanmıyorsanız o zaman konuşmamıza gerek yok. Olayın birinci elden tanığı değilim. Ben kaynağıma güvendiğim için pişman oldum, durum onu gösteriyor. Kaynağım 20 yıllık gazeteci bir arkadaşım. Her insan hata yapar, ben de hata yaptım ve gerekeni yapacağım.”

“Genel Merkezin mutfağında bir çete tarafından pişirildiğini biliyordum”

Twitter hesabından iddiaya cevap veren Muharrem İnce ise şunları ifade etti: “Daha ilk günden Rahmi Turan’ın dile getirdiği iddiaların merkezine benim adımın oturtulacağını bana gelen bilgiler doğrultusunda tahmin etmiştim. Bunun benim üzerimden parti içi muhalefete yönelik bir operasyon olduğunu ve bunun Genel Merkezin mutfağında bir çete tarafından pişirildiğini biliyordum. Tahminlerimde yanılmadım.

İddiaların benimle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur, olamaz. Bu bana, benim üzerimden parti içi muhalefete yönelik şerefsizce bir saldırıdır. Bu şerefsiz, onurdan insanlıktan nasip alamamış kalemşörle ve kaynağım dediği saray soytarısıyla mutlaka yargı önünde hesaplaşacağız. Bu iş elbette sadece yargıyla sınırlı kalmayacaktır. Siyaseten bu operasyonun parçası olan ve Cumhurbaşkanlığı seçim akşamından bu yana şahsıma yönelik kampanya yürütenlerle de hesaplaşmamız kamuoyunun huzurunda devam edecektir.

Şundan herkes emin olsun ki kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacaktır. Ben kendimin ne olduğunu biliyorum. Madem ismimi ortaya attınız elinizdeki belgeleri de tüm Türkiye ile paylaşmanızı bekliyorum. Bu konu artık benim için siyasi bir konu olmanın çok ötesine geçmiş bulunmaktadır. CHP yönetimi bu saatten sonra konuyu geçiştiremez. Bu konuyla ilgili benim üzerimden mutlaka bir disiplin soruşturmasını da başlatmalıdır. Ya da taraf olarak konuyu yargıya taşıyıp kendi duruşunu göstermelidir.”

“Muharrem İnce’nin Saray’a gidip görüştüğü iddiası bana da geldi”

İddianın kendisine de geldiğini belirten gazeteci Uğur Dündar da twitter hesabından şunları yazdı: “Muharrem İnce’nin Saray’a gidip görüştüğü iddiası geçen hafta bana da geldi. Haber kaynağım yüzde yüz doğru diyordu.Ama belge yoktu.Hiç düşünmeden ‘Bu haber Uğur Dündar CHP’yi dizayn etmeye mi çalışıyor’ yorumuna sebep olur o nedenle girmem’ diyerek reddettim. Sonra M.İnce ile konuştum. Kesin bir dille gitmediğini söyledi.

Saray da sert biçimde yalanlıyordu. Böyle bir durumda haberi yapmamakla çok yerinde bir karar aldığıma inandım. Yaşadıklarımı gece Deniz Bayramoğlu’nun CNNTurk’teki programına katılarak anlattım. Meraklısı oradan dinleyebilir. Ayrıca Haberturk’e, Hülya Hökenek’in programına katılıp tüm bildiklerimi orada da paylaştım. Şimdi Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’na düşen görev, parti içi denetim mekanizmasını çalıştırıp bu kumpasın acilen aydınlatılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını sağlamak olmalı.”

Numan Kurtulmuş: Dedikodu üzerinden bir siyasi gündem oluşturmaya çalışıyorlar

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Ordu’da uydudan yayın yapan Altaş TV’nin canlı yayınında, gündeme ilişkin soruları cevapladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’li bir isimle görüştüğü iddiasının ortaya atılmasıyla ilgili soru üzerine Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Nedenini bilmiyoruz. İddiayı ortaya atan gazeteci, çok tecrübeli bir gazeteci ve ne hikmetse bu yazıyı yazdıktan sonra da apar topar telefonlarını kapatıyor, bir yerlere gidiyor. Yani gazeteciler bile kendisine ulaşamıyor. Dolayısıyla gazeteci ‘kaynağı kimdir, isim kimdir, nedir’ hiçbir şey söylemeden böyle bir iddiayı gündeme getiriyor, arkasından ne yazık ki sayın Kılıçdaroğlu bir televizyon programına çıkıp sabah saatlerinde diyor ki, ‘evet bu doğrudur, zaten ben hiç şaşırmadım bu haber gündeme geldiği zaman’. Biz de sayın Kılıçdaroğlu’nun bu tepkisine şaşırmadık.”

Kurtulmuş, mesnetsiz, hiçbir dayanağı olmayan, dedikodu üzerinden bir siyasi gündem oluşturmaya çalışıldığını belirterek, “Bu maalesef öyle görünüyor ki, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi iç çekişmelerinin bir aracı olarak Cumhurbaşkanımızın ismini kullanmaya çalışmak isteğidir. Öyle anlaşılıyor. Kendi iç çekişmeleri bizi ilgilendirmez. Bir başka partinin içidir ama kendi parti içinde başkanlık yarışı, ‘kim olacak, nasıl olacak?” diye konuştu.

“Bu yarışa Cumhurbaşkanımızın ismini alet etmesinler. Bizim söylediğimiz şey budur.” diyen Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bu görüşme iddiasıyla hiçbir ilgisi olmadığını zaten dün açıkladıklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İzmir’deki konuşmasında çok net bir şey söylediğini anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“‘Ben Cumhurbaşkanlığımı ortaya koyuyorum, Kılıçdaroğlu da genel başkanlığını ortaya koysun’. Yani ‘hangisi doğruysa, hangimiz doğruysak bu iş bitsin, bu meseleyi uzatmasınlar’ demeye getirdi. Dolayısıyla bu tür şeyler siyasette olur ama bir genel başkan düzeyinde buna böyle bir dedikodunun tarafı olmak ya da dedikoduyla bir şekilde ilgilenmenin son derece yakışıksız olduğunu, hiçbir şekilde Türkiye’deki siyasi anlayışa uymadığını ifade etmek isterim. Yanlış bir şeydir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi iç çekişmelerini, iç çatışmalarına belki, belki bundan sonra önümüze gelecek olan 2020 yılındaki genel başkanlık yarışında Cumhurbaşkanımızın ismini kullanarak mevzi kazanma işi gibi görünüyor. Bunu bir gazeteci üzerinden gündeme getirilmiş olması son derece lüzumsuz, anlamsız. Bu kadar çok gündemi olan Türkiye için halkın gündemini meşgul etmekten öte bir anlamı yoktur. Cumhurbaşkanımızın da, hele hele kendisi de bugün bunu çok net bir şekilde bir kez daha kamuoyuyla paylaştıktan sonra bu meseleyle hiç bir ilgisi yoktur.”

Kabine revizyonu

Kısa süre içinde bir kabine revizyonu olup olmadığı yönündeki soru üzerine Kurtulmuş, “Öncelikle yeni bir sistem değişikliğine gittik ve Cumhurbaşkanlığı sistemindeyiz. Cumhurbaşkanlığı sistemi, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir yürütme organıdır, yani Cumhurbaşkanlığı kabinesidir artık. Yani parlamenter sistemin oluşturduğu bir hükümet sistemi değildir. Dolayısıyla ‘kabine nasıl olacak, kimler olacak, kimler olmayacak, nasıl değişecek, ne zaman değişecek’ bunun kararını verecek olan sayın Cumhurbaşkanımızdır, tercih onundur.” yanıtını verdi.

Kurtulmuş, şunları kaydetti: “Çünkü nihayetinde halktan seçimde gidip oy isteyen, oy alan Cumhurbaşkanıdır ve halkın karşısına daha etkin bir çalışma yöntemi olarak bu Cumhurbaşkanlığı kabinesiyle çıkmıştır. Eğer aksayan, eksik, noksan yerler varsa gerek gördüğü zaman gerek gördüğü alanda değişiklikler yapar, müdahalesini yapar ama bu ‘efendim falanca yazar böyle yazdı, falanca kuliste böyle bir hareketlilik oluşturuldu’ diye kabine değişikliği olmaz. İhtiyaç varsa bu bir siyasetin doğası gereğidir. O işin başındaki kişi, nihayetinde tabiri caizse takımın kaptanı olan kişi, takımın yöneticisi olan kişi istediği pozisyon değişikliğine gider ama bunun için dışarıdan yapılacak telkinlerin, tavsiyelerin, kulislerin hiçbir kıymeti harbiyesi olmaz.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here