Eski Düşmanlar Menüsü

1

ABD’de Kasım ayında seçimler var. Şuanda iki aday ortada; Biden & Trump. Kasımda sandığa gidecek ABD vatandaşlarının kimi seçeceği elbette ki kendi kararlıdır ve seçilen başkanın kararları ise dünyanın kaderidir.

Bu durum elbette ki; Türkiye’yi de etkileyecektir. Şuan üstü kapalı olsa da ABD ile yaşadığımız S-400 ve F-35 krizlerinin akıbeti de az çok belli olacaktır. Dert edilecek bir şey yok; ABD’nin kendi halkıyla bile çözülmemiş bir sürü krizi tabakta servis edilmiş, müşteriyi beklemektedir. Ocak’ta koltuğa oturan başkan kim olursa artık, şimdiden Afiyet olsun diyelim. Ama keyifli bir yemek olmayacağından eminim.

Ancak beni asıl endişelendiren; seçim sonuçlarından sonra ortaya çıkacak başkandan daha çok seçime kadar giden süredir.

Başkan adayları seçim çalışmalarında her çoğulcu demokraside olduğu gibi bir sürü vaatler, hayaller satacaktır seçmenlerine. Anadolu topraklarına deniz getirenleri duyup, talim ve terbiyeden birçok kez geçtiğimiz için bu kısım beni en çok irrite eden yerdir.  Trump’ın vaatlerini düşünemiyorum çünkü!

Biden seçim çalışmalarında, seçim mitingleri düzenlemeyeceğini duyurdu. Ancak benzer bir açıklama rakibinden gelmedi.

Diğer aday; Trump’ın nasıl bir ruh halinde olduğunu en iyi kendi aile fertlerinin yazmış olduğu kitaplarda görüyoruz. Abisinin kızının Temmuz’da yayınlanacağı kitaba şimdiden tedbir kararı aldırdı. Ki Trump ailesinden, Başkan Trump dışında yazılan tüm kitaplar oldukça ilginç. Kitapları okumamış olanlar bile çokta sağlıklı bir ruh halinde olmadığını bilirler. Sorun danışmanlarında mı yoksa gerçekten tüm o saçmalıklar ABD Başkanının kendisine mi ait onu da bilemiyoruz. Fakat sosyal medyada inanılmaz heyecanlı olabiliyor.

Sosyal medyada ki bu heyecanı seçim çalışmalarına da yansıyor tabi Trump’ın. Ve anketlere göre oldukça gerilerde olması, ilerleyen günlerde Trump için daha da ilginç kararları aldıracak gibi duruyor.

Asıl tehlike; Şuan aday olan Trump’ın hali hazırda da ABD başkanı olması. Bu rakibi için bir dezavantaj olsa da; Başkan Trump’ın, anketlerde öne geçmesinin en büyük yolu ise; Başkan olarak aldığı kararlardadır. Ve elbette ki bu kararlar oldukça da marjinal kararlar olacaktır.

Reklam

Açlıktan ölülerini yiyen Romalılar, cepheden gelen bir zafer duyduklarında kendilerinden geçip, tüm o sorunları unutup kutlama yapmaları gibi Amerikalılarda, ülkelerinin bir zafer kazandığında her şeyi unutup, zafer kazanan başkanın ardından gittiklerini birçok kez tecrübe ettik. Trump için avantaj işte burada. Trump’a zaferler lazım. Ve bu zaferler oldukça da belirgin, sonucu açık ve bir o kadar da havalı olmalı.

Hali hazırda savaşacağı pek düşman olmaması biraz kaygı verici olsa da ABD ve Başkanları için bu hiçte zor olmamıştır. “Eski Düşmanlar Menüsü”ne bakması yetecektir.

ABD halkına bir zafer lazım ama en çokta Başkan Trump’a lazım. Koltuk gidecek yoksa. Koltuk önemli. O koltuğun ne kadar önemli olduğunu Dünya devletleri içinde en çok biz biliriz.

Trump ne yapacak peki? “Eski Düşmanlar Menüsü”nden seçim yapacak ama bu seçtiği ülke Vietnam – Küba – Meksika olamaz, bu seçim çılgınlığın da ötesi olur. Japonya? Artık müttefiki ki adamlar onu ciddiye bile almaz. Kuzey Kore? Evet, güzel ama çok bayatladı. İran? Evet, o iyi gibi. Güzel bir sıcak başlangıç. Tamda kendisi için yakalama kararı çıkartmışlarken. Ama o karın doyurmaz. Her Amerikalının başlangıç için seçeceği bir ülke birde. Ana yemek? Rusya? İşte bu! Muhteşem bir seçim! Hiçbir zaman modası geçmez. Eskiden “Komünist” derdin şimdi de başka bir şey dersin. Demeye bile ihtiyacın yok… Ekmeksiz göm! Türkiye? Kesinlikle güzel bir seçim daha! Baharatlı ve acı Rusya’nın üzerine harika bir tatlı olur. Birde Müslüman. Her daim taze ve hazır. Üstelik S-400’lerle sana gider yapmış, sözde “müttefikin” biraz kolay lokma tabii Rusya’ya kıyasla ama her zaman albenisi olan bir ülke. Sana muhtaç üstelik. Yaptırımlar, döviz kuru, kotalar… Oh, tadından yenmez. Bir haftada ekonomisini bitirir, doları yükseltir, birde birkaç karar çıkarttın mı vatandaşların seni alkışlarken koltuklarından düşerler.

Yemek hazır, Başlangıç İran, Ana yemek Rusya, tatlı olarak da Türkiye… Güzel seçim!

Şimdi hemen çatalı bıçağı alıp yemeye oturmalı. Soğumasınlar. Kasım’a da pek bir şey kalmadı. Romalılara zafer lazım! Üstelik hemen lazım. Ki bir dönem daha oynayabilesin.

Henüz yemeye başlamamış gibi dursa da, Başkan Trump oylarını ancak bu “naylon zaferlerle” artıracaktır. Olan ise çimenlere olacaktır. Alaycı bir tweet, bir mektup, bir karmaşa ile tatlısını yiyip, yemeğini bitirdikten sonra söylenecekler bellidir.

“Bakın Yurtsever Amerikalılar işte İran, Bakın Rusya, Ey Türkiye! Hepsini perişan ettik ve kazandık!” Gelsin oylar…

Reklam

Çok yakındır ki; ABD ile bir kriz, anne karnında doğmaya hazır. Sancılar başlamadı ama başlayacak. O sancılar Başkan Trump’a lazım. O krize ihtiyacı var. Bir şeyler bulunmalı. Bir şeyler yapılmalı. Bir şey olmalı. Ve oyları yükselmeli. Ve o olacak şey; Amerikalılara güzel bir “zaferden” başka bir şey olmamalı. Çünkü başkanlık yaptığın dönemde berbat işlere imza atmışsın. Ne lazım? İran’a sağlam bir tokat, Rusya’ya karşı diplomatik bir zafer ve yine besili düşmanın Rusya’dan hava savunma sistemi almış, Rahiple falan itibarını tarumar etmiş olsan da müttefikin Türkiye’ye güzel bir ders…

Ve bir dönem daha başkanlık… İran’la aranın düzelmemesi önemli değil, Rusya ile zaten danışıklı dövüş içindesin, Türkiye’de de “Şaka yapmıştır” diyen bir yönetim var. Hiç sorun olmaz onun için bu ülkelerle yaşacağı krizler. Hemen düzelir ama sen önce o koltuğa bir dönem daha otur.

Her zaman olduğu gibi; Krizleri yaratır, besler ve en sonunda da nokta koyan “Süper Güç” olarak yoluna devam edersin.

1 YORUM

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here