Ey gençler, ‘Silivri soğuktur’ muhabbetini unutun!..

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin “Dijital Dönüşüm Eylem Planı” tanıtım  toplantısına katıldı.

Planın ilk bölümünde 6 ila 25 yaş arasındaki bütün öğrencilere bedelsiz internet hizmeti ve müfredatın yenilenmesi vaat ediliyor. İkinci bölümünde, girişimcilik alanında ve özel sektöre ilişkin atılacak adımlar sıralanıyor. Üçüncü bölümde ise dijital dönüşüm, teknoloji ve girişimcilik odaklı yeni bir bakanlık ve bu kapsamda yeni kurumlar kurulmasını amaçlayan hedefler sıralanıyor.

“Güçlü bir parlamento olsun istiyoruz. Güçlü bir yürütme hükümet erki olsun istiyoruz. Aynı zamanda güçlü bir yargı olsun istiyoruz.” diyen Babacan, şunları söyledi: “Demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri baz alan, özgürlükçü, katılımcı bir anlayışla ülkemizin mevcut sistemini, ki adına sistem bile demeye ben gerçekten çekiniyorum. Tüm vatandaşlarımızın hak ettiği iyi bir sisteme dönüşün şu anda hazırlığı ve çabası içerisindeyiz. Sistem değişikliği Türkiye için şart. Sadece sistemi değiştirmemiz yetmeyecek. Aynı zamanda ülkeyi yöneten zihniyetin ve topyekun bir yönetici kadronun değişmesi gerekecek ki ülkemiz hak ettiği yarınlara ulaşabilsin.

Eylem planı ne demek? Seçimlerden sonra kurulacak hükümetin ilk 90 gününde ve ilk 360 gününde yapılacakların detaylı bir listesi demek. Bugüne kadar üç konuda eylem planı açıkladık. Birincisi tarım idi. İkincisi afet yönetimi. Üçüncüsü de sosyal politikalar. Bugün de dördüncü eylem planımızı açıklamak üzere buradayız. Dijital dönüşümle birlikte yepyeni bir dünya düzeni kuruluyor. Ve bu dönüşüm gözümüzün önünde ve baş döndürücü bir hızla yapılıyor.

Ancak biz Türkiye olarak maalesef bu teknolojide ağırlıklı olarak uygulayıcı bir ülkeyiz. Teknoloji geliştirme tarafına çok çok zayıfız. Üretim konusunda da ağırlıklı olarak fason. Yani başkaları için başka markalar için, başkalarının geliştirdiği teknolojiyi üreten kurulu. Kendi geliştirebildiğimiz teknolojide alanlar oldukça sınırlı. Hele hele yüksek teknoloji dediğimiz alanda Türkiye’nin üretimi de ihracatı çok çok sınırlı. Fakat Türkiye bu değişme seyirci kalamayacak kadar önemli bir ülke.

Yeni bir dünya kurulurken ülkemizin içine kapanarak yol alamayacağımızı da iyi biliyoruz. İşte bu nedenle biz partimiz bünyesinde Türkiye’de bir ilk yaptık. Dijital dönüşüm ve teknoloji politikalarından sorumlu bir başkanlık oluşturduk. Seçimlerden sonra kurulacak hükümette de sadece buna özel bir bakanlık oluşturacağız. Bu da ilk olacak.

Tabii ki geçmişten ders alacağız, ama ülkenin yarınlarına kilitleneceğiz. Açıklayacağımız eylem planımız da bu ülkenin hızla özgürleşmesini ve zenginleşmenizi sağlayacak gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı hızla kapatacak bir program. Biliyorsunuz daha evvel benim ekonominin başında olduğum günlerde kişi başı milli gelirimiz 12 bin 500 doları geçmişti. O günden bugüne biliyorsunuz her sene düşüyor. Merdiven basamağı gibi iniyor, iniyor iniyor. Yarınlara Atılım Eylem Planımızı işte bu kötüye, gidişe, bir dur deyip, hızla terse çevirmeyi hedefleyen bir program olarak görüyoruz.

Bizler Türkiye’yi yeni buluşların ve yaratıcı fikirlerin ülkesi yapmakta kararlıyız. Ve hiç kimseye başımıza icat çıkarma demeyeceğiz. O yüzden sevgili gençler ne olur başımıza icat çıkarın. Başımıza yeni işler açın. Bunu özellikle sizden rica ediyoruz. Çünkü biz ülkemize bakınca fikir ve üretim üssü olan bir Türkiye olmayı hak ediyoruz. Küçülmüş, daralmış haliyle bile Avrupa’nın hala 21. büyük ekonomisiyiz. Avrupa’nın en geniş topraklarına sahibiz. Avrupa’nın en genç nüfusuna sahibiz. Avrupa’nın en çok sayıda nüfusuna sahibiz. Türkiye’nin bu potansiyelini kullanamamasıyla ilgili ciddi bir sorun var.

Yeni teknolojilerin pınarı olmuş bir Türkiye’yi hayal ediyoruz. Finansın, paranın oluk oluk akacağı, yatırım üssü olmuş Türkiye hayalimiz var bizim. Fırsat eşitliği temelinde yükselen hiçbir vatandaşımızın geride kalmadığı bir Türkiye hayalimiz var. Bizler hayalleri ve hedefleri peşinden koşan bir kadroyuz. İşte bugün burada hayallerimizi gerçekleştirmek adına bir kararlı adımı daha sizlerin huzurunuzda atmış oluyoruz. İnternet artık gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Olmazsa olmazı.

Nefes almak gibi bir ihtiyaç artık. O yüzden biz bakıyoruz şöyle bugün ülkeyi yönetenlere ‘Çıkar telefonunu’ diyenleri de pek anlamıyoruz. Biz hızlı, her yerde olan internetin vatandaşlarımızın en temel haklarından biri olduğuna inanıyoruz. Çünkü ifade özgürlüğü diyoruz, haber alma özgürlüğü diyoruz. Bu artık çok ciddi bir özgürlük alanı aynı zamanda. Fakat burada çok önemli bir konunun da altını çizmek istiyorum ki internet ortamında özgürlük garanti altına almadığımız müddetçe internetteki iyileştirmeler bir işe yaramaz. İşin başlangıcı özgürlükler. Hür düşünen ama düşündüğünü de ifade eden bir toplumun ancak biz ilerletebileceğini düşünüyoruz.

Yeni kurulacak hükümetin diyeceği çok. Diyecek ki ‘ey gazeteciler korkmayın. Bundan sonra hiç kimse yazdığınız, çizdiniz ve söyledikleriniz sebebiyle sizleri işlerinizden kovdurmayacak’. Bitti. Ey gençler, rahatlayın. Şöyle bir nefes alın. Öyle ‘Silivri soğuktur’ muhabbetini falan unutun. Artık bunlar gündemde olmayacak. Ve internet sosyal medyada istediğinizi yapın. İstediğiniz paylaşımı yapın. İstediğinizi ‘like’layın, korkmayın. Gecenin yarısında böyle polis kapınızda belirmeyecek artık. Biz ülkenin yeni idarecileri, yeni yöneticileri olarak söz verdik. Artık hiç kimsenin kendi özgürlük alanına ilişmeyeceksiniz, dokunmayacaksınız. Bu kadar basit.

Çağdaş dünyaya uygun yeni bir kamu zihniyetiyle hareket edeceğiz. Dezenformasyon, sosyal medya, dijital hizmet vergilendirmesi gibi alanlarda da Avrupa Birliği müktesebatı neyse onu aynen uygulayacağız. 28 ülke bunu uyguluyor. Bundan korkmaya gerek yok. Bunu uygulamaya çalıştığınızda bir sürü bahane üretiyorlar, yaşadık hepsini. İşte şöyle olmaz, böyle olmaz, işte bize özel sebepler var. Milli diyorlar, yerli diyorlar her şeyi söylüyorlar. Biz mesele insan haklarıysa özgürlüklerse evrensel standartları hedef alıyoruz ve gerçek milliliğin ve yerliliğin de bu olduğunu düşünüyoruz.

Bizler değişimden korkmuyoruz. Ne istediğimizi, ülkemizin neye ihtiyacı olduğunu çok iyi bilerek hareket ediyoruz. Herkesin içi rahat olsun. İktidardaki zihniyetin Türkiye’yi dünyadan koparmasına, özgürlüklerimizi ve ekonomimizi geriletmesine de izin vermeyeceğiz. Dünyaya gururla ve onurumuzla bakacağız. Başka ülkeler için ilham kaynağı olacağız. Bunu yaptık. Gerçekten belli dönemlerde Türkiye’nin elde ettiği başarılar pek çok ülke için ilham kaynağı oldu. Pek çok ülke bizim model ülke olarak gördü. Bunu yaptık. Tekrarı da olur. Endişeniz olmasın. Refah seviyemizi yükseltmek amacıyla çıktığımız bu yolda pusulamız değerli arkadaşlar özgürlükler olacak. Adalet olacak, hukuk olacak. Temel hak ve özgürlükler olacak.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here