“FETÖ” diyerek belli kesimleri koruma altına almak!

0

Bu ülkeye ve tarihe yazılmak istenen sanırım aynen bu!

Yıllarca beraber yağmurda ıslananlar, ‘alnı secdeye değiyor’ diyerek verilen imtiyazlar, ‘ne istenirse verilenler’, zamanı geldiğinde yapmaya çalıştıkları(!) eylemlerle, adı “kalkışma” veya “darbe girişimi” de olsa demokratik düzene bir saldırı girişiminde bulundular.

Bu “girişim” geçen bu kadar süre boyunca “terör girişimi”, “ihanet”, “dış güçler” vs. gibi suçlamalara tabi tutulsalar da, bugüne kadar bir türlü bu girişimlere kadar geçen sürece “onay veren”, “destek olan”, “güç veren”, “cüret veren” isimlerin ve kesimlerin ortaya sürülmüyormuş gibi yapılması halen de devam ediyor.

Halbuki gayet açık şekilde bu tanımlara uyanlar aynı güçlerinde, zenginliklerinde duruyorlar. 

Olan garibana oldu!

FETÖ adı verilen PDY’nin “üst akılları”, “finansörleri”, “siyasi destekçileri” ortaya çıktı mı?

Mağdur olan kesimler, Bülent Arınç’ın geçen günlerde dile getirdiği gibi “KHK mağdurları” ile aileleri ve hatta sülaleleri oldu.

Ama sadece “garip guraba” sınıfı ile “emir kulu” yüzlerce askeri öğrenci ve vatan görevi yaparken bu sürece müdahil olmak durumunda kalan yüzlerce “er/erbaş”…  

Reklam

Belki içlerinde bile isteye bu kalkışma sürecine dahil olanlar da vardır!

Adeta, “Payitaht Abdülhamid” dizisinin 34. bölümünde Rus gemilerine doldurulup Payitaht’a yola çıkarılan, masum Yahudi ailelerin, çoluk çocuk demeden bile bile ve kutsal bir göreve gönderilircesine, “Siyonist Yahudi devleti için kendilerini feda ederek” gemiye bindirilmesi ve Osmanlı top atışlarıyla batırılarak ölüme gönderilmelerinin sahnelendiği gibi…

Ve bu oyunu tezgahlayanların tüm günahlarını da, Theodor Herzl’ın sadece bir horoza yüklemesi gibi…

Dizide bu oyunu kuran Parvus efendi ve Theodor Herzl, Yahudilerle doldurulan geminin Abdülhamid (Osmanlı Devleti) tarafından bombalanarak batırılması ve ölüme gönderilmesini planlamıştı.

Ne için? Mağduriyet ve uluslararası destek için!

Kutsiyet biçilen bu planda, ölüme razı onlarca çoluk çocuk, bile isteye bu gemiye bindikleri sahneler arşivde duruyor…

**

Peki gerçek hayatlarda FETÖ diye ayrıştırılanlar kimler?

Reklam

Bu sürece gelene kadar içinde yer alınan topluluğun adı neydi?

Benzer şekilde topluluklar yok mu bu ülkede?

Yıllarca güç ve ne isterlerse verilenlerin adı “Hizmet Hareketi” değil miydi?

Bu toplulukların adına “Cemaat” denmiyor muydu?

Başka “Cemaatler” yok mu bu ülkede?

Ve bu başka cemaatler hala devletin makamlarında güç peşinde değil mi?

Bazı bakanlıklarımızın kadrolarında, başka(!) cemaatlerin de hakimiyet kurduklarına dair haberler yok mu medyamızda?

FETÖ diyerek sorun çözülmüş mü oluyor yani? 

Yoksa “FETÖ” diyerek belli kesimler koruma altına alınmak mı isteniyor!

Ne dersiniz..!

Yoksa cevap bulamıyor musunuz!

***

“Sormaz ki bilsin. Sorsa bilirdi.

Bilmez ki sorsun. Bilse sorardı.” Sadi-i Şirazi

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here