Fetöler, fetöcüler, fetöcülük bitirilemedi. Bu gidişle bitmeyecek de…

5

Sineklerle uğraşıyoruz ama bataklık duruyor. Bataklık kurutulmadan sineklerden kurtulmanın imkanı yok.

Fetö kavramını hepimizin bildiği yapılanma için kullanıyoruz. Bir zamanlar şöyleydi, böyleydi gibi laf kalabalığına girmeyeceğim. Çünkü bunu zaten TV ekranlarındakiler ve konuyla ilgili boş konuşmayı sevenler zaten yapıyorlar.

Meselenin özünü, kaynağını Ali Köse ekranda ifade etti. Ve ardından tartışma koptu.

Peki Ali Köse ne söylemişti?

‘Allah bu millete bir daha 15 Temmuz’lar yaşatmasın. Dua bizim vazifemiz fakat siz tedbiri almazsanız, akıllı davranmazsanız, o FETÖ denen örgütün yapılanma şeklini aynı yolları kullanarak bugün hâlâ devam eden başka gruplar hakkında gerekli tedbirleri almazsanız Allah size yardımcı olmaz….. Bu konudaki kanaatim 15 Temmuz’dan gerekli dersleri almadığımız yönünde. Ve yeterli önlemleri alınmadığı şeklindedir. Hatta ben bunu, bir ‘FETÖ gitti bin FETÖ geliyor’ diye değerlendiren, sloganlaştıran birisiyim. Bu uyarıyı yapmak benim vazifem. FETÖ ile alakalı sonra bizlere, ilahiyatçılara, ‘Neden bu konuda uyarılar yapmadınız’ diye sitemler oldu. Özellikle akademisyen ilahiyatçılara…’

Ali Köse’nin bu çıkışı çok haklı ve yerinde bir çıkış.

Ama çok geç kalınmış bir çıkış.

Böyle çıkışları yapan ve gerçekleri gün gibi anlatan ilahiyatçılar her zaman olmuştu ve hala da var. Ben kendi adıma hemen belirteyim.

Yıl: 1996

Yer: D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi

Ders: İslam Hukuku.

Hoca: Prof. Dr. Osman Eskicioğlu.

Hoca, ta o tarihte ne demişti?

‘Gençler aklınızı kiraya vermeyin.

Şucu-bucu olmayın, ALLAH’çı olun.

Şucu-bucu olmak vallahi de günahtır, billahi da günahtır.

Allah, bu dini yani İslam’ı hocalara, şeyhlere, imamlara rant elde etsinler diye göndermemiştir.

Allah İslam’ı, aklını kullanan, iradesini elinde bulunduran insanlara göndermiştir.

Ey Müslümanlar, İslam sizin tapunu malınız değildir.

Siz İslam için çalışmazsanız, Allah’ın başka milletleri vardır….’

Başka söze hiç gerek yok….

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikHesap verebilirlik ve şeffaflık
Sonraki İçerikYakalanması için 5 milyon dolar ödül..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen Sinan Eskicioğlu evli bir çocuk babasıdır. Almanca, İngilizce bilen yazarın şimdiye kadar yayınlanmış olan beş kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler.

5 YORUMLAR

  1. hocam şu “aklını kiraya verme” meselesinde sözü sahibinden telifini ödemeden alıpta yıllardır yüksek paraya satıyorsunuz ya… Vallahi pes. daha da bir şey demiyorum.

    Bu akılsızlıklar yüzünden daha çok çekeceğimiz var.

    bayram boşluğunda inşallah ben bu meseleyi dataylı izah edeceğim.

  2. Bu sözlerin altına imzamı atıyorum.Ama bir kaç kişi bir araya gelse. Gençlere islamı, güzel ahlakı nasıl anlatırız, yardıma muhtaçlara nasıl ulaşırız diye yola çıksa. Zamanla bu hareket büyür.Halk da bunlara cı, cü diye isimler takar.Bu kaçınılmaz bir şeydir. Bu kontrol nasıl sağlanacak.Ya içlerine istihbarat elemanı konacak bu da normaldir, ya da devleti yönetenler denetleyecek kendi ideolojilerinin dışına çıkarmayacak, müsaade etmeyecekler. Karışık bir durum.

  3. Yazar kisa az ve öz bi sekilde uyarisini yapmis, güzel olmus, kaleminize saglik Sinan bey.
    @ali fergana: anladigim kadariyla yazida tam olarak da zaten bir hareket olusturup, genclere Islam i anlatma DEGIL – genclere kendi kendilerine akillarini nasıl kullanabilecekleri yönünde egitimin verilmesi daha uygun oldugu, düsüncesi var. Yani su’cu bu’cu olmak, “su” denilen kisinin/düsüncenin SORGULANMADAN takip edilmesi olarak anliyorum.

    Süphe hakikatin bel kemigidir – bu yüzden sorgulamaktan zarar gelmez 😉 büyük bir nimet olan akil da, sömürülmek üzere baskasina kiraya verilmemis olur 😉

  4. Ben hanımıma, çocuklarıma diyorum ki sorgulayın.Benim yolumdan değil, araştırıp aklınızla bulduğunuza takip edin. Mizana herkes tek başına çıkacak.Kocasıyla, hocasıyla ya da şeyhiyle değil. Aklımızla araştırırken, Ali Şeriati’nin ‘insanın dört zindanı’ kitabında belirttiği zindandan kurtulup, yine Nurettin Topçu’nun bahsettiği ‘isyan ahlakına’ ulaşabilirmiyiz bilmiyorum.

  5. ben niye bu kadar alınganım acaba? hep ezberden gidiyoruz da ondan. islam zaten sorgulayan insanların dini. insanlar sorguluyorlar fakat sorularına en kolay yoldan cevap buluyorlar ve onunla yetiniyorlar, problem de burada başlıyor. Bulduğu cevabı dinin o konudaki tamamı zannediyor ve din budur diyor. sonra başka mahallenin dindarında farklılık görünce yadırgıyor. hele de dinin ince meselelerinde kendi hocasını bile anlamıyor. örnek çok. sonra “aklını kiraya verdi” oluyor. banim köyümde namaz kılmayan yoktur ama aynı insanlar şehirde gelince ilk önce namazı terkediyor. Bunlar yazarında düşünceleri.

    peki neden böyle oluyor? çünkü insanlar hedonizme tutulmuşlar, atalete düşmüşler. hayata konformist bakıyorlar. ve başka çukurlara düşmüşler, tek başlarına çıkamıyorlar. birileri el uzatmadan, koltuğunun altına girip kaldırmadan da çıkamıyorlar. Biri elini uzatacak olsa ” tevbe davetle mi oluyor, nerden bileyim senin günahkar olmadığını”, ” akıllarını kiraya vermiş fütücüler”, ” cemaat değil ticarethane, aman gitme” bilmem ne ..gibi kulplarla din dışı ilan et. sonra… e hadi düzelt! cemaatler yapamıyor tamam, sen yap o zaman. Vallahi şu dindarlarin birbirlerine yaptıklarını başkası yapmıyor.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here