Florian Bastwöste ile ‘iyilik’ düzleminde buluştuk

2

(Deutsche Version befindet sich unten)

Dindar ailede yetişenlere din öğretilir ve öğretilenler de genel olarak din endeksli olur. Bu hangi din olursa olsun aynıdır. İster Yahudilik ister Hristiyanlık ister İslam.

Bizlere öğretilen dinin temel olduğu ve iyiliğin de dinden kaynaklandığıdır. Dinler de zaten bunun için gelmemiş midir zaten.

İnsanları kötülükten alıkoymak ve ‘iyi insanlar’ olmaları için düsturlar sunmak.

Dinlerdeki emir ve nehiylerin gayesi insanların ‘iyi insan’ olmaları içindir.

Dinlere inanan insanlar da bu veri üzerine kendi düşüncelerini bina ederler.

Dinlerin gayesi ‘iyi insan’ olmak içindir ve ‘iyi insan’ olanlar bu iyiliği dinden alırlar yani dinler buna kaynak olurlar.

Dinlerin olmadığı toplumlarda ‘iyi insanlar’ yok mudur?

Vardır, elbet.

Ama ondan önce şunu da ifade etmeliyim. İyiliği, dine dayandırdığınızda büyük oranda sorun yaşarsınız. Çünkü dindar olmadığı halde iyi insanlar olduğunu görmeye başlarsınız.

Ve hemen zihninizde şu soru belirler: ‘İyi de dindar değilse, bu iyiliğin kaynağı ne?’

Evet, ben bu soruyu kendime yöneltmiştim.

Çünkü iyiliğin dine endekslendiği bir gelenekten gelmiştim.

Florian Bastwöste

Florian Bastwöste, Almanya’da tanıdığım yüzlerce iyi insandan biriydi.

Gerçekten iyi insandı.

On yıla dayanan dostluğumuzda onda gördüğüm: ‘Hz. Peygamber’in ‘gülümsemek sadakadır’ hadisi kabilinden hep gülümsemesi ve neşesi.

Zorda olanlara, yolda kalmışlara hep yardım etmesi,

Yabancılara karşı zerre kadar burun kıvırmaması,

İnsanlara ve hayata olumlu bakabilmesi,

Kazancını sürekli çalışarak elde etmesi ve başkasının kazancına göz dikmemesi…’

Florian’ın vefatı beni derinden üzdü. İçin için ‘beyin tümörüne’ tepkim arttı. Çünkü babam Osman Eskicioğlu’nu da beyin tümöründen kaybetmiştim. Tam da bu bağlamda ifade etmeliyim ki Florian benim hayata bağlanma sebebimdi. Babamı kaybettiğimde Florian’da da tümör çıkmış, ameliyat olmuş ve başarılı geçmişti. Travma yaşadığım dönemde Florian’ı sağlıklı gördükçe hayata tutunuyordum çünkü.

Adını anmışken hocam da olan Osman Eskicioğlu’nun bir sözüne değinmeden geçemeyeceğim.

‘Marx, ‘işçiler birleşin’ demiş, biz de diyoruz ki, ‘iyi insanlar birleşin’.

Dini, ırkı, kültürü ne olursa olsun ‘iyi insanlar’ dünyanın her yerinde.

Florian B. Almandı, Hristiyan’dı ve Avrupa kültüründe yetişmişti.

Ama iyi insandı.

Ben ise Türk’tüm, Müslümandım ve Türkiye kültüründe yetişmiştim.

Bizi bir arada tutan ‘iyi insan’ olmaydı.

İyilik ve iyi niyet.

Güler yüzlülük, samimiyet ve yardımseverlik…

Dünyaya iyilik ve iyi insan olma kültürü hakim olacaksa, bu da hocam Osman Eskicioğlu’nun dediği gibi ‘dünyadaki iyi insanların birleşmesi’ ile olacak.

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Florian Bastwöste  und ich trafen uns auf der Ebene des “Guten”

Menschen, die in frommen Familien aufwachsen, werden religiös erzogen – die Erziehung ist meistens glaubensbasiert. Dabei spielt die Religion keine Rolle – egal ob Judentum, Christentum oder Islam.

Uns wird beigebracht, dass die Religion etwas Grundlegendes ist und dass alles Gute aus ihr resultiert. Ist es nicht auch der Grund, weshalb es Religionen gibt?

Menschen vor dem Bösen zu bewahren und Prinzipien für sie anzubieten, “gute Menschen” zu werden.

Der Zweck der Ver- und Gebote der Religionen ist, Menschen zum “guten Menschen” zu verwandeln.

Menschen, die an Religionen glauben, bauen auch ihre eigenen Gedanken auf diese Informationen auf.

Das Ziel der Religionen ist, dass “gute Menschen” hervorgebracht werden; diese “guten Menschen” entnehmen das Gute aus der Religion und somit dienen Religionen als Quelle des Guten.

Gibt es keine “guten Menschen” in nicht-religiösen Gesellschaften?

Natrlich gibt es sie.

Aber vorher muss ich dazu auch etwas anmerken: wenn das Gute als etwas rein religiöses angenommen wird, entstehen Probleme. Man sieht viele gute Menschen, die aber nicht religiös sind.

Und sofort taucht im Kopf die Frage: “Aber wenn er nicht religiös ist, was ist dann die Quelle dieses Guten?”

Ja, diese Frage habe ich mir gestellt – weil ich aus einer Tradition komme, in der das Gute auf die Religion zurückgeführt wird.

Florian Bastwöste  war einer von Hunderten von guten Menschen, die ich in Deutschland kennengelernt habe.

Er war ein wirklich guter Kerl.

Was ich in unserer nahezu zehnjährigen Freundschaft in ihm gesehen habe, ist, dass er, wie der Prophet Mohammed “Lächeln ist eine milde Gabe” sagte, immer lächelte und fröhlich war.

Dass er Menschen, die in Schwierigkeiten sind, immer zur Hilfe stand,

Fremde nie verneinte,

Dass er die Menschen und das Leben positiv betrachtete.

Ich bin zutiefst traurig über Florians Abschied. Meine Wut, was das Thema Hirntumor angeht, wächst, weil ich meinen Vater, Osman Eskicioğlu, auch aufgrund eines Hinrtumors verloren habe. In diesem Zusammenhang muss ich sagen, dass ich durch Florian wieder einen Hoffnungsschimmer hatte; als ich meinen Vater verlor wurde bei Florian auch ein Hirntumor entdeckt, der aber erfolgreich entfernt wurde. Der Anblick Florians, wie er sich genesend erholte, ließ mich während meiner Trauerzeit umso mehr ans Leben klammern.

Übrigens muss ich an dieser Stelle ein Zitat von Osman Eskicioğlu, der auch mein Dozent war, erwähnen: “Marx sagte, – Proletarier, vereinigt euch- und wir sagen, – gute Menschen, vereinigt euch”.

Es gibt die “guten Menschen” überall auf der Welt – unabhängig von Religion, Herkunft und Kultur.

Florian B. war Deutscher, Christ und in der europäischen Kultur aufgewachsen.

Er war ein guter Mensch.

Ich war Türke, Muslim, und ich bin in der türkischen Kultur aufgewachsen.

Was uns zusammenhielt war das Gütigsein.

Güte und guter Wille.

Freundlichkeit, Aufrichtigkeit und Hilfsbereitschaft…

Wenn die Welt von einer Kultur des Guten und Gütigen beherrscht werden soll, dann durch die “Vereinigung der guten Menschen”, wie einst mein Lehrer Osman Eskicioğlu sagte.

Bleiben Sie mit Liebe und Wissen

Önceki İçerikDört bir yanımızdaki çirkinlik abideleri ruhumuzu kararttı
Sonraki İçerikTürkiye ucuzluyor ama döviz yine gelmeyebilir.. Paramızın pula dönmesi ile Einstein’ı haklı çıkarabiliriz…
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

2 YORUMLAR

  1. İyi bir insan olmak dünya için güzel erdemli bir davranış. Ama ahiret için illa ki iman gerekiyor. Bu soruyu kendime hep sordum. Şimdiye kadar bir cevap bulamadım. Sosyal medyada da cevaplar aldım ama mukni olmadım.
    İyi bir insan ,dünyada güzel işler yapıyor, hayırlı işler yapıyor. Ama iman etmeyince sonsuz cehennem. İyi bir insana sonsuz cehennem …

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here