Ganimet !

0

Ganimet, genel tanımı itibariyle; “Savaşta düşmandan ele geçirilen her türlü mal. Bir rastlantı sonucu ele geçen kazanç ya da olanak, beklenmedik kazanç” olarak tanımlanır.

İslâm hukukçuları ganimetleri; 1) Savaş esirleri, 2) Arazi ve 3) Menkul mallar şeklinde üç ana başlık altında incelemişlerdir. 

Ganimet, İslam Ansiklopedisinde ise özetle şöyle anlatılır; “Bir şeyi zorluk çekmeden elde etmek. Müslümanların savaş yoluyla gayri müslimlerden ele geçirdikleri esirler ve her türlü mal.” 

Bazı kaynaklara göre; İslâm’dan önce Arap yarımadasında mevcut teamüller gereği ordu kumandanı elde edilen ganimetin dörtte birini kendine ayırır, ayrıca umumi yağmadan önce ele geçirilen şeyler ve bölünmesi mümkün olmayan mallar da ona ait olurdu.”

Ganimeti; “müşriklerden alınan veya kaynağı müşrikler olan mallar” diye tarif edenler de vardır.

Müşrik ise; “İslam dinine göre inanmayan, inanmadığı gibi inananlara karşı agresif hareketlerde bulunan, saldıran. Müslümanlıkta kendilerini yada başka bir insanı Allah’a ortak koşan insanlar” olarak tanımlanır.

‘Zekâtın harcama kalemleri Tevbe sûresinin 60. âyetinde belirtilmişken ganimetten devletin payına düşen kısmın harcama şekil ve şartları devlet başkanı ve hukukçuların içtihadına bırakılmıştır. Zekât mükellefleri tarafından da ferdî olarak dağıtılabilirken ganimeti ancak devlet başkanı veya onun yetki verdiği kişi dağıtır.’

‘Nâzil olan âyetin (el-Enfâl 8/41) hükmüne göre ganimetin beşte biri, Allah’a, resulüne, onun akrabasına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir.’ 

Reklam

Hanefi mezhebine göre, kuvvet kullanılarak elde edilen toprakları devlet başkanı dilerse Enfâl sûresinin 41. âyetinin hükümleri doğrultusunda taksim ederek, beşte birini (% 20) alır ve bu durumda arazi öşür toprağı olur.

Mâlikîler’e göre ise savaşla alınan topraklar fey hükümlerine tâbi olup taksim edilmez; ancak mülkiyeti devletin elinde olmak şartıyla tasarruf hakkı fertlere verilebilir. 

Şâfiîler ise, bu toprakların ganimet hükümlerine tâbi olduğunu, beşte dördünün savaşanlara dağıtılacağını, devletin de beşte bir hisse alacağını söylemişlerdir. 

Hanefîler, gazilerin mülkiyet haklarının sabit olabilmesi için bu zilyetliğin İslâm ülkesinde de devam etmesi gerektiğini ileri sürerler. Buna göre dârülharpte ölen savaşçılar ganimetten pay alamazlar, dolayısıyla mirasçılarının bu paya vâris olmaları söz konusu değildir. 

Ganimeti hak eden mücahid savaş alanında savaşmak amacıyla bulunan kimsedir. Bunun savaşa fiilen katılıp katılmaması ve rütbesi alacağı paya tesir etmez. 

Fakihlerin çoğunluğuna göre, bir kimsenin ganimete hak kazanabilmesi için savaşa katılmış olmasının yanı sıra kural olarak tam eda ehliyetinin de bulunması gerekir. Bu sebeple savaş birliklerinde yer alıp fiilen savaşmayan kadın ve çocuklara, bilfiil savaşa katılsa bile kölelere ve gayri müslimlere ganimetten pay ayrılmayıp onlara yaptıkları hizmet karşılığında bazı hediyeler verilir. 

***

Geçmişin hastalıklı “özgürsüzleştirme” girişimlerini arar hale geldik.

Reklam

“Yolsuzluk” söylemi sanırım hafif kaldı artık.

Yapılanları ve yaşananları görünce, “haksızlık” söylemine haksızlık edilmiş sayılır..!

Seçilmişleri(!) görevden alma..

Seçilmiş(!) belediyelere kayyum..

Belediyelere kayyum yoluyla, milli iradeye kayyum..

Üniversitelere kayyum..

Şirketlere kayyum..

Şimdi de vakıflara kayyum..

Devletin askeri fabrikalarını dahi sivillere, yabancılara “ücretsiz” kiraya verme..

Zaten eksik görülen “yargı”yı, daha da sert “yargılama”..

Eğitimsizlikten ve fırsat eşitsizliğinden şikayet ettiğimiz “eğitim sistemimizi”, daha da eğitime muhtaç hale sokma..

Kamu mallarını, nimetlerini, makamlarını istediğine dağıtma, istediğine verme..

Kamu kaynaklarının keyfi kullanımı..

Anayasal haklardan olan “Mülkiyet Hakkı”nın güncellenmesi(!) ile yapılan “kamulaştırmalar”… 

Ülke nimetlerinin paylaşılmasında “eşitlik” beklerken, yaratılan “keyfilik” durumu..

Siyasallaşan vakıflar ve kamusal dernekler..

Şeffaflığın yok olması..

Hesap vermeme..

Sahiplenme..

Yorumlama..

Yorum farkı..

Hülasa; 

“Mal da yalan, mülk de yalan, var biraz da sen oyalan” Yunus Emre

***

Kaynaklar: 

  1. https://islamansiklopedisi.org.tr/ganimet
  2. https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Enf%C3%A2l-suresi/1201/41-ayet-tefsiri
  3. Anayasa, XII. Mülkiyet hakkı, Madde 35

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here