Gazetecilere yönelik ağır hak ihlalleri Press In Arrest 2020 Basın Özgürlüğü raporunda anlatıldı..

0

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Mecliste düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. AİHM Başkanının Türkiye ziyaretine değinen Gergerlioğlu, şunları söyledi:

“AİHM Başkanı Spano’yu istifaya davet ediyoruz. AİHM’in ceza verdiği ilk 3 sıra içinde yer alan ülkelerden birisi Türkiye. Çok ihlaller var, siz ceza verdiğiniz yoğun bir şekilde ceza verdiğiniz bir ülkenin iktidar tarafından rektörü atanmış bir üniversitesinden, ödül almaya koşturup Türkiye’ye geliyorsunuz, yetmedi kalkıp burada Mardin’e gidiyorsunuz, Mardin’li AİHM temsilcisi ile beraber kol kola gidip AK Partili yetkilileri ziyaret ediyorsunuz. Bunlar hep ihsas-ı rey’dir. Uluslararası hükmü olan bir mahkemenin başkanı, kalkıp ihlallerin en yoğun olduğu bir ülkede iktidarın istediği işleri yapıyor, bunu anlamak mümkün değil, o yüzden biz tekrar ve tekrar Spano istifa diyoruz. Böyle bir kişi AİHM’in başında kalamaz. Spano’nun bir an evvel istifa etmesi lazım.

Press In Arrest 2020 Basın Özgürlüğü raporu var. Burada da Türkiye’de gazetecilere yönelik ağır hak ihlalleri anlatılıyor. Gazetecileri hizaya getirme girişimleri anlatılıyor. Başka bir mesleğiniz olsa sizi hizaya getirmek istemez ama gazeteci olduğunuz için halkı doğru haber ile aydınlatmaya çalıştığınız için iktidar sizi hizaya getirmeye çalışıyor.

CHP İzmir İl Gençlik Kongresi’nde 6 gazeteci saldırıya uğramış, daha sonra CHP İl Başkanlığı bu gazetecilerden özür dilemiş ama gazeteciler darp edilmiş.

Evrensel Gazeteci Diyarbakır Temsilciliği’nde çalışan Cengiz Anıl kendisine bir takım kişilerce kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce ajanlık dayatıldığını söylemiş.

Gazeteci Şirin Payzın, MHP MYK Üyesi Osman Şişman tarafından tehdit edilmiş sırf gazetecilik yaptığı için. ‘Anlayacağınız dilden, Türkün kökleri sizleri sardıkça kuduracaksınız, nefes alamayacaksınız.’ diye tanınmış gazeteci Şirin Payzın MHP MYK Üyesi Osman Şişman tarafından tehdit edilmiş.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin danışmanı Yıldıray Çiçek, gazeteci Ahmet Taşgetiren’i tehdit etmiş. Demiş ki ‘Sakalını teker teker yolarlar, bizden söylemesi.’

Gazeteci Gökhan Özbek, evinde arama yapılarak polisin kimliğini gösterdikten sonra içeri aldım demiş ve gece yarısı evinde arama yapıldığını söylemiş.

Kanal D Muhabiri İbrahim Konar ve Kameraman Volkan Kamber, haber takibi sırasında fiziksel saldırıya uğramış.

Ordu Ünye’de gazeteci Samet Girmeç, 2 kişinin Hilmi Güler aleyhinde neden yazılar yazıyorsun diyerek 40 dakika boyunca darp edildiğini ve ağzına silah namlusu sokulduğunu duyurmuş.

Bursa Karacabey’de yayın yapan Yörem gazetesinin sahibi Şaban Önen, Belediye Başkanın’ın yakınlarının saldırısına uğradığı iddia edildi.

Antalya’da gazeteci Yakup Kocabaş, kimliği belirsiz kişiler tarafından kurşunlanmış.

Batman’da Uzman Çavuş Musa Orhan’ın tecavüz haberini yapan gazeteci İdris Yayla, Emniyette kendisine ‘Haberi hangi amaçla yaptın? Neden sosyal medyada paylaştın?’ sorularının yöneltildiğini söylemiş. Haber takibi sırasında aileye ve habere erişimin engellendiği belirtilmiş.

Gazeteci Hakan Aygün yine tutuklanmıştı ve daha sonra kendisi serbest bırakıldı.

Gazeteci Eylem Akdağ gözaltına alınmış.

Yazar Sebahattin Önkibar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hakaret davası açtığını duyurmuş.

Can Ataklı, Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiası ile dava açılmış kendisine.

Rize Nabız Gazetesi’nde Rize Gazetesi Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Rize Şube Başkanı Gençağa Karafazlı hakkında, AKP Rize İl Genel Başkanı hakkında haberler yaptığı için dava açılmış.

CHP İzmir Vekili Tuncay Özkan, Türkiye gazetesi yazarı Süleyman Özışık’ın kendisi hakkında bazı iddialara yer verdiği için Özışık’a dava açacağını duyurmuş.

Mehmet Baransu, Ahmet Altan, Yasemin Çongar ve Yıldıray Oğur hakkındaki beş yıldır süren davanın duruşmaları devam ediyor. Böyle gazeteciler yaptıkları haberler ile ilgili yargılanmaya devam ediyor.

Yusuf Bilge Tunç, 400 günü aştı, halen kaçırılmış durumda, halen kayıp. Türkiye’de maalesef kaçırma olayları da oluyor, biz bunları sürekli söylüyoruz, 400 günü aşkın bir şekilde kaçırılmış olan kişiler var. HDP Gençlik Meclisi’nden Lider Polat ve Cihan Çitgez kaçırılıyor ve kendilerine darp edilerek ajanlık dayatılıyor.

Uşak Emniyet Müdürlüğünde gözaltına alınan genç kadınlar yaşadıklarını utanarak anlatıyorlar. Anlatmaya haya ediyorlar ama yapanlar bunu yapmaktan utanmamış. Yine çeşitli emniyet müdürlüklerinden emniyette gözaltında işkence haberleri alıyoruz.

Uşak’tan çok korkunç haberler aldık, 30’a yakın çoğu üniversite öğrencisi olan genç hanımlar gözaltına alınmıştı, çevre illerden getirilmişti, Uşak Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alınmıştı. Bu genç kadınlara çıplak arama yapılmış! Çıplak arama! Yani üst iç çamaşırlarının içi ve alt çamaşırları dizine kadar indirilerek otur-kalk yapılarak bir çıplak arama yapılmış. Genç kadınlar bunu utanarak anlatıyorlar.

Didem Akman şu anda 206 gün oldu, Şakran Cezaevi’nde açlık grevi yapıyor, Didem Akman sadece ve sadece Sincan Cezaevi’ne gitmek için açlık grevi yapıyor ve bu isteği duyulmuyor ve bundan dolayı da bu insan aç yani. 206 gündür aç. Açlık grevi yapıyor, kimsenin de umrunda değil, Adalet Bakanlığı tek bir açıklama yapmıyor.

Bir genç tıp fakültesi öğrencisi 2. sınıf öğrencisi Ayşe Koca, kanser hastalığına müptela olmuş ve çok hasta, bütün vücudu sarmış durumda. Böyle durumdaki hastaların yakınları eğer tutukluysa, eğer adli mahpus ise cezaevinden 1 yıl infaz erteleme alabiliyor ama siyasi mahpus ise çocuğuna, eşine bakmak için böyle bir infaz erteleme alamıyor. Son çıkan yasa bunu getirdi.

Bakın babası ile kızının sağlıklı zamanlarındaki fotoğrafı, baba cezaevinde bir KHK’lı öğretmen, kızı son derece zor durumda kızının durumunu takip etmesi lazım, hastalığının durumunu ama adli mahpusun alabildiği infaz ertelemeyi baba siyasi mahpus olduğu için alamıyor, böylesi bir ayrımcı yasa olabilir mi arkadaşlar? Adli mahpusun eşi, çocuğu insan da siyasi mahpusun eşi, çocuğu insan değil mi? Onlar hasta olduğunda bakıma, yardıma muhtaç değil mi? Nasıl bir yasadır bu? Bu yasanın bir an evvel Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi gerekir.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here