“Gelecek Partisi” Neler Getirecek?

1

Ahmet Davutoğlu, AKP’den ayrılmamak için çok direndi. Ancak artık bir partiden çok farklı bir hale dönüşmüş olan AKP için, Davutoğlu’nun eleştirileri dinlemeye değer olmadı.

Eleştiriden münezzeh olmanın yüksek özgüveni ile, Ahmet Davutoğlu oyundan çıkarken ışıklı tabelada Alpay Özalan’ın adı yazıyordu.
Eski futbolcunun Davutoğlu’na yönelik ağır tahkirle dolu sözleri, zihinlerde yeni AKP’yi daha da belirgin hale soktu.

Yeni AKP’nin Davutoğlu üzerine oynayan tek oyuncusu tabii ki Alpay değil.
Bu aralar küllerinden doğan Cem Uzan da, AKP adına ısınma hareketleri yapıyor.
Ve tesadüfe bakın ki o da Davutoğlu‘nu beğenmiyor.
Cem Uzan ve Alpay Özalan ne derse desin, Ahmet Davutoğlu, “Gelecek” adına dün kontağı çalıştrdı. Kurucular kurulunda Kerim Rota da var, Etyen Mahçupyan da.

Uzun süredir beklenen bir haberdi bu…
“Kökü mazide olan bir atiyiz” sözünün, partinin kısa künyesi olduğuna şüphe yok. Eski Türkçeye uzak olanlar için tefsir edersek; geçmişe köklenen bir gelecek vizyonundan söz edebiliriz.
Çınar yaprağının maziye atanan izi, partinin çağırdığı gelecek kurgusuna yön veriyor.

Daha 1. günde parti kurucularının bizim az tanıdığımız figürleri henüz kendilerini tam olarak tanıtma imkanı bulmamışken, Gelecek Partisi’ni tanıtmak için eldeki imkanlar kısıtlı.

Buna rağmen; belki de en az ön yargı ile, parti hakkında konuşmak için en uygun gün bugün.
Kadın ağırlığının görece az olması üzerinden yapılan eleştiriler, AKP’nin tam da içinden çıkmış bir oluşum için fazlasıyla yabancılaşma içeriyor.

AKP’nin bozulan düzenini eleştiren bu oluşumun, onu onarma derdinde olan bir liderin kuracağı partinin, AKP’ye şeklen benzemesinde bence beis yok.
Kurulan yeni AKP değil tabii ki.
Bunun mümkün olmayacağını zaten biliyoruz.
Kurulan bu parti, ‘AKP eğer kendini sorgulasa ve bir dönüşüme girse ne değişirdi?’ sorusunun yanıtını arayacak.

Davutoğlu tüm kabiliyetini ortaya koyarak, kapasitesinin sınırlarını bu amaca hizmet etmek için kullanacak.
Partinin cinsiyet görüntüsünün AKP’ye benzemesi aslında bir doğallık emaresi.
Hatta kurucular içinde yer alan ve bugüne değin AKP siyasetinde rast geldiğimi anımsamadığım Rum kökenli vatandaşın ismi bu anlamda bir tezat oluşturdu bile diyebiliriz.
Dimostenis bey ne kadar zamandır Davutoğlu ile çalışıyor bilmiyorum, ancak kurucular kurulunda yer almasının sembolik ifadesini de azımsamıyorum.

Reklam

AKP içinde bir revizyon için tüm şartları zorlayan Davutoğlu, bunun mümkün olmaması üzerine biraz da mecburen hızlandırdığı yeni hal hareketinin adına, “Gelecek” diyerek aslında AKP’nin geleceğinin de kendi önerilerine bağımlı olduğunun altını çizmiş oldu.

AKP’nin ne kadar Erdoğan olduğu sorusunun yanıtını, ilk defa bu kadar geniş tabanlı bir AKP’den uzaklaşanlar partisinin başarısında göreceğiz.
Bu oluşumu AKP’nin ilk dönemlerinde uzaklaşanların durumuyla karıştırmak gibi bir yanılgıya herkes düşüyor.

AKP de geçmişte trenden inenlerin tek başlarına AKP’ye asli alternatif üretmemesini sıkça hatırlatıyor.
Oysa arada çok büyük bir zaman ve nitelik farkı var. AKP ile neredeyse 17 yılın tamamında içiçe olmuş insanların partiden kopup onu sorgulamaları partinin daha ilk yıllarında onun gidişini beğenmeyenlerin ayrılmasından çok farklı anlamlar içeriyor.

Bugün Davutoğlu (yarın muhtemel Babacan) sırra ve formüle vakıf olarak geliyorlar. Bu durum onların hem dezavantajı hem avantajı. AKP’ye mesafeli duranlar AKP’yi tekrar karşılarında görmenin hayal kırıklığını yaşayabilir. Bununla beraber AKP’nin uzun yıllar arkasında duranlar için o tanıdık hissi gayet işlevsel olacaktır.

“Gelecek Partisi” öncelikli olarak AKP’nin kaçındığı bir gelecek vizyonu kurma kaygısında olacaktır. Bunun mümkün olması durumunda bu vizyonu daha geniş bir tabana yayacaktır. Burada hiçbir zaman olmayacak şey AKP’nin, Gelecek Partisi ile bir koalisyon yapmasıdır. Aynı şey muhtemel bir Babacan partisi için de geçerlidir.

AKP’nin kurduğu kalenin yıkılan burçlarının malzemesi ile kurulan bu oluşumlar, şehrin surlarını terk ederek kalelerini hemen şehrin karşısına kurmaktalar.
Bu kalenin AKP’de bıraktığı hasarın onarımı mümkün değil.
AKP tüm enerjisini kalesini onarmaya değil, rakibin kalesini kurmamasına verecek. 

AKP sadece kumanda merkezinden ibaret olduğu izlenimini; artık daha çok veren kalesinin, merkezinden yapacağı atışlara güveniyor. Bu atışların menzili yeni kurulan oluşumlara varabilecek mi? Göreceğiz. Yoksa yapılan atışlar kısa kalıp, kaleyi daha da mı yıpratacak?

Siyaset günleri başladı. Siyasetin üstadı Nizamülmülk’den bir alıntı ile sözü bağlasak uygun düşer:
“Bir kimse kendini çok akıllı bilir de, kimse ile istişare etmezse, en akılsızların dahi yapmayacağı yanlışı yapar, utanacağı işleri işlemekten kendini kurtaramaz.”

Reklam

1 YORUM

  1. 1996 avrupa şampiyonasının ilk maçının 86.dakikasında rakibini düşürmeyip gole sebebiyet veren alpay özalan şimdi akp milletvekili.o yüzden kendisine fair play ödülü verilmişti.
    tırpanlamasına gerek yoktu o cüssesiyle omuz vurup düşürseydi kırmızı kart görüp şampiyonaya veda edecekti.
    bence düşürmeliydi.kendisi devam etti ama milli takım grupdan elendi.ahmet davudoğluna en bel altı vuruşu o yapmaya çalışıyor.hırvat futbolcuya yapamadığı vuruşu.
    cem uzan akp iktidarı ile türkiyeden kaçan barajını bankasını holdingini kaybeden iş adamı.
    hakkında dolandırıcılık davaları açılan bir olağan şüpheli.
    milletvekilleri trenden indirilmeyen kurucular akp nin adının cem uzan ile anılmasına ne diyorlar acaba.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here