Gençler sorgulamaya devam: Birey olmak ve Biat etmek

0

Gözlem yaptım, yapıyorum.

İnsanları, insan ilişkilerini ve toplumu gözlemliyorum. Hem büyükşehirlerde hem de küçük sayfiye beldelerinde.

İnsanlar yoğun bir koşturmaca içinde ve aynı zamanda da farklı bir hayatı yaşıyor imajı çiziyorlar. Sanki koşturmaca yokmuş da herkes planlı şekilde istedikleri hayatı yaşıyorlar.

Bariz olan bir şey var ki, insanların birbirlerine saygıları yok.

Patlamaya hazır bomba gibi gezinen insanlar birbirlerine saygı göstermedikleri gibi karşılıklı olarak sınırlarına tecavüz ediyorlar.

Vahşi kapitalizmin davranış şekli olan ‘bir başkasına hayat hakkı tanımama’ her alana sirayet etmiş durumda.

Trafikte,

Alışverişte,

İş hayatında

Ve ailede.

Karşılıklı saygı, insanın insan olarak değer ifade etmesi temeli üzerinde gelişen ve büyüyen bir toplumsal seviye.

İnsanın insan olarak değer ifade etmesi onu birey olarak kabul etmekten geçiyor.

Her insanın kişisel değerinin olması ve saygınlığının toplum tarafından kabul edilmesi, kolektif kültür kodlarında olmazsa olmaz bir prensip.

Eğer bir toplum bu prensibe sahip değilse, o toplumda vahşi bir sistem oluşmaya başlıyor: ‘Güçlü olan haklıdır’.

Haklının güçlü olmadığı, güçlünün haklı olduğu toplumlar için hep Batı örnek gösterilse de, bana kalırsa bu özellik bizim toplumumuzda da çok yaygın.

Her insan bir başkasını kendinden aşağıda görüyor ve ona ‘birey’ olduğu için saygı göstermiyor.

Eşler birbirlerine, ebeveynler çocuklarına, patronlar işçilerine, trafikte arsız olanlar kurallara uyanlara, uyanık olanlar dürüst olanlara…

Örnekleri çoğaltabiliriz.

Toplumda birey olmak, temel prensip ve şart olmadığı zaman da ortaya başka şeyler çıkıyor.

Mesela Biat etmek.

Yani tabi olmak. Uymak, söz dinlemek…

İtaat etmek…

Biat, insanların birey olamadıkları toplumlarda yaygınlaşan, gelişen ve kutsanan bir usul, düşünce tarzı ya da hastalık…

Bundan dolayıdır ki, dinleri referans olan kişi ve kurumlar insanların birey olmalarını istemezler. Çünkü bireylerin olduğu toplumlarda ‘biat’ işlemez ve fonksiyonunu yitirir.

Biat etme konusunu tekrar gündeme taşıyanlar da bunun farkındalar.

Bireyin değil, biat edilecek kişinin kutsandığı ülkeler nedense Müslüman toplumlar. Halbuki İslam, kişinin iman etmesini ve birey olmasını hedefler.

İslam derken Kuran’ı kastediyorum.

Müslümanların yaptıkları örneklere bakacak olursak çok farklı bir resimle karşı karşıya kalırız.

‘Unutmayın bana biat ettiniz’ diyen bir kişi aslında şunu diyordur: ‘Siz birey değilsiniz ve değersizsiniz, esas değerli olan benim ve bana İTAAT edin’.

Artık bu devir geçti.

Belki şimdiye kadar insanları kandırdınız ama artık gençleri kandırmanız mümkün değil.

Bu yüzden de çok mutluyum.

Çünkü SORGULUYORLAR.

Sorgulamaya devam Gençler.

Sizlerin yanındayız.

Her şeyi ama her şeyi sorgulayın…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikŞampiyonlar Ligi’ne veda.. Galatasaray’ın UEFA Avrupa Ligi yolunda rakibi St. Johnstone
Sonraki İçerik70 milyon dozdan fazla aşı uygulandı..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here