Girdap

0

Toplumu farkında olarak ya da olmayarak, bir girdap içine zorla itmeye çalışan birçok insan var.

Bu insanlar bazen kurumsallaşmış(!) toplulukların kendilerine bahşettiği güç ile bu katkıyı sunuyorken, bazıları da bahşedilen bu güç dayatması sebebiyle bu zorlamayı hayat felsefeleri haline getirmişler adeta.

Altlarındaki makamı ve makamın kendilerine sundukları ekonomik, sosyal(!) kazanımları kaybetmemek uğruna hem de…

Aklıma düşen yazıya dökmeden önce merak ettim ve sizler için de değişik kaynaklarda “girdap” nedir sorusuna cevap aradım, kısa bir araştırma yaptım.

Mesela üç farklı kaynaktan, üç farklı anlatım;   

“Bir akışkanın basınç farklılaşması sebebiyle bir “eksenel merkez” etrafında dönmesi hareketine girdap denir. Çevresinde döndüğü eksen düz veya eğri, tek veya çok, bir yerde sabit kalan veya gezici türde görülebilir.”

“Bir engelle karşılaşan su veya hava akıntısının, dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri”

“Nehir, göl ve denizlerde, rüzgarlar veya iki akıntının birbiriyle birleşmesi gibi sebeplerle, suyun düşey bir eksen etrafında dönmesi sonucu hasıl olan dairevi bir hareket.

Suyun hızla dairevi hareketinden hasıl olup, ortasında boşluk meydana gelmektedir.

Cisimler girdabın ortasına geldiklerinde suyun dibine doğru batarlar.

Aslında bu dönme gücünden hasıl olan bir çekmedir.

Girdap denizlerde ve nehirlerde düzgün olmayan kanallardaki su akışı veya birbirine ters akan iki su akıntısının birleşmesi ile de meydana gelebilir.

Ayrıca dolu bir haznenin dibindeki bir delikten boşaltılması anında, suyun hızlı hareketinden dolayı küçük bir girdabı görmek ve tanımak mümkün olur.”

İnsan hayatı da bir anlamda girdaplarla yaşanır.

İnsanlarının da “eksenel merkez”lerine aldıkları inançları, ideolojileri veya sapkınlıkları vardır.

Bu girdaplarının hangi belirsizlik çukuruna ulaşacakları, kendilerine hangi merkez ya da merkezleri “eksenel merkez” aldıklarına göre değişir.

Bazen ucu açık bırakılan; soyutlaştırılmış hedefler, davalar ile süslenen girdabın çukuruna düşer insanlar…

Adeta hayal gibi… rüya gibi, döner döner döner bu girdabın kenarında…

Ve bazen, kabustan uyanır gibi olur da, atar kendini bu girdabın dışına.

Daha doğrusu atmaya çalışır ama onu o girdaba itenler de çekiştirmeye devam ederler…

Bazen de en azından bir süre dinlenir, güç kazanır, rüzgarın esintisinin yönünü bekler, çekim kuvvetinin değişmesini bekler…

İnsan bazen yola çıktıklarının, inandıklarının nasıl bir dönüş yaptıkları anlamaz.

Ne zaman başı döner, tökezler, çelme yer, o zaman anlar.

Bu dönüşler giderek aşağılaşır.. bayağılaşır.. çukurlaşır bazen…

Burada başka bir tercihe zorlanır insanoğlu.

Ya sen de çukurlaşacaksın! Bayağılaşacaksın!

Ya da kendini girdabın dışına atacaksın..!

Bazen bu dönüşlerde, toplumları çukura sürükleyenler, ortamda bir “boşluk” bırakırlar..

Bu “boşluk” etrafında kümeleşen başka insanlar, ya güçlerini farkına varırlar ve çukur tehlikesinden uzaklaşırlar… insanları da uzaklaştırırlar…

Ya da çukurun dibine doğru batarlar…!

Tamam. Dönme gücü elbet yerindedir belki.

Ama “çekme” gücüdür insanı güçlü kılan…

Evet, belki birbirine ters akan iki su akıntısının birleşmesi ile de “girdap”, “boşluk” ve “çukur” meydana gelebilir…

Önemli olan nerede duracağını bilmek!

Gücünü farkına varabilmek!

Ya sana reva görülen boşluğa atacaksın, çukurda bulacaksın kendini!

Ya da bu girdaptan kurtulacaksın.. kurtaracaksın…

Mustafa Kalabalık

Önceki İçerikTasavvuf ve Tarikatlarda Sapmalar ve İstismarlar
Sonraki İçerikGüçlü bir bağışıklık şart!
16 Ağustos 1970 Kocaeli-Gölcük-Değirmendere’de doğdu. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi, İktisat Bölümü ve Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nün, “Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi” dalında Yüksek Lisans’ını tamamladı. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, “Siyaset ve Sosyal Bilimler” Doktora (Ö) Öğrencisi olarak dersler aldı. 2010 yılında “Öteki Siyaset”, 2013 yılında da “9. Köy’den Sonra” isimli kitapları Vadi Yayınlarından yayınlandı. 2011 yılında, Kocaeli’ndeki yerel gazete ve dergilerde yazarlığı başladı. Aynı zamanda “Kocaeli TV” televizyon kanalında, “Öteki Siyaset” isimli TV program hazırlayıp sundu. 2016 yılından itibaren de Ocak Medya’da yazarlık yapmaktadır. Özel sektörde, aynı zamanda halen yöneticilik yapmakta olan Kalabalık, Demokraside Birlik Vakfı, İnsani Değerler Derneği, Türkiye Yazarlar Birliği ve Gazeteciler Cemiyeti üyesidir.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here