Grup Yorum İçerde, Fikirleri İktidarda

1

12 Eylül’den sonra “fikirlerimiz iktidar biz hapisteyiz” diyen MHP retoriğinin üzerinden neredeyse 40 sene geçti.

Bırakın 12 Eylül’ü, 12 Mart’ı, 1950’lerin tenkisatından beri hep kendileri de fikirleri de hapiste olan solcular ise bu sözü 16 Ekim 2019 günü söyledi.
Hem de Türk sağının tüm mirasını on yıllardır hiç dinmeyen anti- komünist tiradlar, retorikler ve nutuklarla halka pazarlayan ve meyvesini devşiren partinin grup toplantısında.

Hem de Komünizmi ve Solculuğu hep en büyük düşman olarak gören, bunun tedrisatını almış neredeyse bunun dışında yedeğinde bir siyasal diskur bulunmayan Tayyip Erdoğan’ın huzurunda.

Üşenmeden üzerine kendilerine uygun sözler yazsalar da bu marşın kendine sağcılık atfeden hançerelerden yayılmasını şaşkınlıkla izlerken biraz da gözlerim doldu.
Grup Yorum’un üyeleri uzun süredir hapiste. Son olarak grup üyelerinden İbahim Gökçek’in direnişi havuz dışındaki medyalara yansıdı. Yazık ki iktidarın hiçbir zaman dert etmediği meselelerdendi bu da.
Oysaki 2019 yılının bir Ekim günü AKP’ye gönül verenler en ufak bir tereddüt göstermeden dillerine doladılar marşı.

Marşın hikayesinin ‘Türk Solu’ için en kıymetli durağı Rahmetli Vedat Demircioğlu’dur. Resmi ideolojinin vatan hainliği yargısından hala kurtulamamış bir devrimcidir oysa. Ve AKP grubunu çınlatan marşı öyle kapalı iyi tefriş edilmiş salonlarda değil, bizzat alanlarda haykıran bir devrimci. Bilin bakalım kime karşı?
Tabii ki tanıdık bir isme; 6. Filoya.
ABD’nin 6.filosuna…

Hangi ABD diye bana sormayınız. Dün Tayyip Erdoğan’ın başkanına seslendiği ABD diyeyim.
Tarihin şaşmaz terazisi kılı kılına tartıyor. Düşünsenize ‘ABD Başkan Yardımcısı ile konuşmayacağım’ diyen Türkiye Cumhurbaşkanı, Moskova’ya yani SSCB’nin ardılı ve bir eski KGB görevlisinin başkanlığını ifa ettiği Rusya’ya gidiyor.

‘Türk Sağı’ gerçekleri görmek için bu hale gelmeden Türkiye’nin vatansever insanları bu gerçekleri haykırdıkları için yok edildiler. Hala da yok ediliyorlar. Bir şarkı bu kadar mühim mi diyeceksiniz. Bence mühimdir.

Ak Parti, Demokrat Parti’den ve MC’lerden aldığı mirası dün itibariyle reddetmiştir.
Bu paradigmanın çöküşüdür.
Bu reddi mirastır.
Bu kişilik bölünmesi ve varlığın yok olan halidir.

Reklam

Tabii ki yıkılan paradigmaların en birincisi “Ümmetin Liderliği”ydi. Gerçekten de neredeyse 25 yıllık AKP iktidarı ve bunun da arka planındaki uzun Siyasal İslam altyapısına dayanan bu sanal makam sadece birkaç günde reel dış politika verileri ile tarihin geri dönüşüm kutusunda yerini aldı.

İran (Şii), Suudi Arabistan (Vahhabi), Mısır (Sünni) en önemli akslar olarak karşı cepheyi berkitti.
Ümmetin liderliğine dair hemen hiçbir izi bu süreçte hayat belirtisi verirken göremedik.

Dinsel ve Milliyetçi sostan başka içeriğinde hemen hiçbir derinlik olmayan siyaset, bugün başarısızlığını tescil edip hiç de herhangi bir marş olmayan ‘Gün Doğdu’ya sığındı ise, artık bütün hikaye başa sarılmalıdır.

52 yıl önce başta Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) üyeleri olmak üzere pek çok insan Dolmabahçe rıhtımında toplandı ve Amerika’nın Akdeniz’deki gücü olarak kabul edilen 6. Filo’nun İstanbul’a gelişini protesto etti.
Toplananlar, Amerikan askerlerinin karaya çıkışını engellerken, eski bir ordu marşından tornistan edilen yeni sözleriyle “Gün Doğdu”yu söylüyordu:

“Gün doğdu hep uyandık / Siperlere dayandık / Bağımsızlık uğruna da / Al kanlara boyandık // Yolumuz devrim yolu / Gelin kardaşlar gelin / Yurdumuza Yanki dolmuş / Vurun kardaşlar vurun!”

Bu marşı dillerine dolayıp Amerikan 6.Filosuna karşı duran gençlere kendine sağcı, Müslüman, milliyetçi diyen kesim en büyük tepkiyi göstermişti.
Oysa ki aradan geçen yıllar; kim doğru kimin yanlış gösterdi.

AKP solun sloganını kendine adapte ederken aslında günah çıkaran bir geçmişi de gözümüz önüne serdi.
ABD emperyalizmine karşı yola çıkan gençleri özellikle ordunun ister darbe ile isterse sıkıyönetimlerle kırması Türk sağının işine gelmişti.
Oysa keser ve sap dönünce hesap da dönmekteydi.

ABD‘ye yönelik bu tepkinin Rusya’ya (ve son olarak sahne alan Çin’e) gösterilmemesi bu ülkelerin eski ve cari komünist olmasından değil tabii ki.
Zaten komünizm tarih sahnesinden çekileli çok oldu.
Merak etmeyin Gün Doğdu okudunuz diye komünist de olmadınız.

Reklam

Ancak artık biraz tarih okuyun, biraz dünyaya farklı pencereden bakın. Yeterince berbat görünen bu dünyayı bir de solun düzeltmeleri olmasaydı, nasıl bulurduk onu hesap edin.

Değişimin hiç durmayan saatini sağdan biraz daha hızlı çevirmekten başka özelliği yoktur solun.

Ve bu ülkenin tarihi Solcuların haykırdığı bu dizeyi bir kez daha göz önüne serdi :
“Siz kazandınız ama biz haklıydık.”

1 YORUM

  1. Sayın Dündar,

    Muhteşem diyebileceğim hatta “ben yazsam ancak bu kadar yazabilirdim” diyebileceğim (Ki haddim değil sizin kelimelerinizin yanında, kaldı ki bu kadar güzel yazamam ve ifade de edemem) bir yazıydı… Bir solukta okudum, yetmedi bir kaç kez daha okudum. Paylaştım affınıza sığınarak… Tarihe ışık tutmakla kalmamış, o tarihi de aydınlatmışsınız bir çok karanlık zihinde… 6.Filo taşlanırken, “Moskof Köpekleri dışarı!” diye bağıranların çoğunun ve çoğunun çocuklarının bugün o sözüm ona(!!!) “Moskof Köpeklerinin” ne kadar haklı olduklarını gösteren bir yazıydı. Gizliden ve içten olarak tüm samimi duygularınızı özlem ve devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklıyorum. Var olun!

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here