Gün, topyekûn İslam olarak İsrail’in tepesine balyoz gibi inme günüdür..

0

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Gün, topyekûn İslam olarak İsrail’in tepesine balyoz gibi inme günüdür.” dedi.

Başkanlık Divanı toplantısı sonrası parti genel merkezinde basın açıklaması yapan Karamollaoğlu, şunları söyledi: “Bugüne kadar yaşadığımız onlarca tecrübeyle gördük ki; İsrail, laftan sözden anlamıyor. İsrail, cuma günleri camilerden okunan hutbelerden de anlamıyor! İsrail, kınanmaktan; basın toplantısında, salon toplantılarında, mitinglerde dile getirilenlerden hiç mi hiç anlamıyor. Ders çıkamıyor. Tarih şahittir ve bugünlerde bir daha tescil edilmiştir ki; İsrail, ancak ve ancak güçten anlar. Ve bu gücü harekete geçirmenin zamanı çoktan gelmiş, geçmektedir ne yazık ki.

Gün, topyekun İslam olarak İsrail’in tepesine balyoz gibi inme günüdür kanaatindeyiz. Gün, İsrail’le anlayacağı dilde ve en yüksek perdeden konuşma günüdür. Türkiye olarak nasıl ki Azerbaycan için askeri destek sağladıysak Filistin için de en az aynı desteği sağlamamız gerektiği kanaatindeyiz. Şimdi buradan iktidarı bu konularda adım atmaya davet ediyorum.”

“Buradan hem Cumhurbaşkanına yani iktidara hem de Türkiye’de etkisi ve yetkisi olan her kuruma seslenmeyi bir görev addediyorum.” diye konuşan Karamollaoğlu, şöyle devam etti:

“Türkiye bir an önce kınamanın ötesinde bir yol haritasını ortaya koymalı ve işgalci İsrail ile normalleşme hedefinden vazgeçildiğini açıklamalıdır. Terör devleti ile katliamlarını durdurana ve işgali altındaki toprakları boşaltana kadar ilişkiler askıya alınmalıdır. Sn.Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olma sorumluluğu çerçevesinde ve hem içerde hem de dışarıda harekete geçmelidir. Türkiye’nin tamamının bu konuda desteğini aldığını tüm dünyaya göstermeli, için de siyasi partilerin tümünün katıldığı bir toplantıyı da TBMM’de mutlaka gerçekleştirmelidir. TBMM Kudüs ve Mescid-i Aksa gündemiyle acilen toplanmalı ve mecliste temsil edilen partiler tarafından, ortak bir deklarasyon yayınlayarak Filistin’in yanında olduğumuz bütün dünyaya ilan edilmelidir. İsrail hak ve hukuk tanımadığını Mavi Marmara saldırısında ortaya koymuştu. Biz şimdi iktidara teklifte bulunuyoruz ki, Mavi Marmara davası yeniden başlatılmalıdır.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLERE ÇAĞRI

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır inisiyatif almalı ve bu sorunun BM nezdinde etkili bir şekilde gündeme alınmasını sağlamalıdır. Barış Gücü gönderilmesi için gereken hukuki altyapı vardır ve bu konu bir an önce karara bağlanmalıdır. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin geçtiğimiz Şubat ayında aldığı işgal altındaki topraklarda işlenen savaş suçlarıyla ilgili kararı önemlidir ve bu noktada Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) harekete geçirecek girişimler yapılmalıdır.

İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler bu teşkilatın 1969’da Mescid-i Aksa’nın kundaklanması üzerine kurulduğunu hatırlamalı, sözün ötesinde adımlar atılması gerektiğini idrak etmelidir. İsrail ile normalleşme anlaşması yapan ülkeler dahil, her İslam ülkesi ve Dünya’da hukuku ve adaleti önemseyen bütün ülkeler varsa İsrail’deki Büyükelçilerini geri çağırmalıdır. Ticari ilişkiler askıya alınmalı ve Kudüs’ün İslam dünyası için ne anlam ifade ettiği bu şekilde kararlılıkla ortaya konulmalıdır.

D-8 Dönem Başkanı Bangladeş; Kudüs ve Mescid-i Aksa gündemli bir toplantıyı ivedilikle organize etmelidir. Askeri veya stratejik bütün ortaklıklar gözden geçirilmeli ve yeni anlaşmalar yapılmamalıdır. ABD eski Başkanı Donald Trump döneminde taslak olarak sunulan ve Filistin’i tarih sahnesinden silmeyi hedefleyen sözde ‘Yüzyılın Anlaşması’ gibi yol haritalarının yok hükmünde olduğu ve asla kabul edilmeyeceği açıklanmalıdır. Çok açık bir şekilde ifade etmek istiyorum ki; Mescid-i Aksa bizim izzetimizdir, gerekirse canlarımızı ve kanlarımızı Mescid-i Aksa’yı müdafaa etmek için vereceğimizden hiç kimsenin tereddütü olmamalıdır. Aksa’yı postalları ile çiğneyen İsrail bunu bilir ama bir defa kendilerine hatırlatılmalıdır.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here