Günlük sarılma ihtiyacı kaç tık eder

0

Mutlu olmak istiyoruz. Çünkü ona göre programlanmışız. İnsanı yaratan varlık, insanın mutlu olma isteğini bildiği için, onu cennetle mükafatlandıracağını buyurmuş. 

İnsanız ve mutlu olmak istiyoruz. 

Mutlu olmak için de sürekli çabalıyoruz. Mutlu olmanın ihtiyaçlarla da ilişkisi çok önemli. İhtiyaçlarımızı karşıladıkça mutluluğumuz da artıyor. En temel fiziksel ihtiyaçlarımız karşılanıp mutlu olduğumuzda, mutlu olmak için diğer ihtiyaçlarımıza yöneliyoruz. 

Maslow’un pramidine göre sevgi üçüncü sırada olsa da, bu durum toplumdan topluma değişiklik gösterebiliyor. Eskilere sorduğumuzda ‘severek evlenme’nin ne olduğunu bilmediklerini duyuyoruz. Yani sevgi bazı toplumlara göre çok önemli, bazılarına göre de daha farklı. 

Aslında sevgi-mutluluk ilişkisini çok çözebilmiş değiliz. Bunun sebebi de toplum olarak sevgiyi tam da bilmiyoruz. 

Evlenmek isteyen erkeğe yöneltilen en önemli sorudur: ‘Mesleğin ne, ne kadar kazanıyorsun?’ Çünkü toplumsal kodlarımıza ‘para mutluluk getirir’ düşüncesi çok derin kazınmıştır.
‘Biz birbirimizi seviyoruz’ cevabına yöneltilen ilk tepkidir: ‘Sevgi karın doyurmuyor’. Mesele karnın doyması. İnsan makarna ile de doyar, bekletilmiş steak etle de. İnsanın nasıl doyacağı da, habitusunda gizlidir. 

Son yıllardaki tüketim ve AVM çılgınlığı da aslında bir doyum içindir. Toplumsal açlığın doyumu. Bu yüzden maddi imkanlarla lüksün en üst seviyesine çıkmak istiyoruz. Çünkü mutlu olmak istiyoruz. 

Bütün maddi doyumları yaşayıp hala daha mutluluğu arayanlar da mistik olana yöneliyorlar. Batılıların Müslüman olmaları, ya da uzak doğuya gidip huzuru arama gibi. Bunlar da aslında mutlu olma isteği. Çünkü insanız ve mutlu olmak istiyoruz. 

Reklam

Modern hayatı yaşayan ve yalnızlaşan insan, çok çeşitli yöntemlerle mutlu olmaya çalışıyor. AVM’ler, yurt dışı AVM’ler, geziler-turlar ve kendini ifşa ettiği sanal dünya. 

Mutlu olmak istiyoruz. 

Artık paylaşılan resimlerin ve videoların izlenme sayıları insanları mutlu ediyor. Takipçi sayıları ve onların tıklamalarıyla mutlu olmaya çalışıyoruz. 

Acaba gerçekten mutlu oluyor muyuz? 

Ein Bild, das Text, Buch enthält.

Automatisch generierte Beschreibung

Bilim insanlarının araştırmalarına göre bizler birbirimize dokunduğumuz zaman mutlu oluyoruz. Hatta bu konuda yeni meslekler ve yeni terapi grupları oluşmuş durumda. 

Japonya’da insanın dokunma/sarılma ihtiyacını karşılamak için ücretli sarılma merkezleri bile var. 

Avrupa’da sarılma terapileri ile insanlar mutlu olmanın yollarını arıyorlar. Çünkü sarılma CT sinir yollarında uyarılmaya sebep oluyor ve beynimizde mutluluk hormonu salınımını hızlandırıyor. 

Çocukken duyduğumuz ‘öpeyim de geçsin’in ne kadar da önemli olduğunun farkına varıyoruz. 

Reklam

Dokunmak, sarılmak hepimizi mutlu ediyor. Ama modern hayatın dayatmaları yüzünden farklı yerlerde mutluluklar arıyoruz. Eskinin alışveriş alışkanlığının yerine artık tıklanma var. 

Acaba bu sarılma ihtiyacımız günlük kaç tıklanmaya tekabül ediyor? 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here