Hac İbadetinin Mana Derinliği

0

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

Allah’a hamd, Resulüne salat, selam olsun

Hac İbadetinin Mana Derinliği

Her kime Kabe nasib olsa, Hüda ona rahmet eder.

Zira  her  kişi hanesine, sevdiğini  davet   eder. (Süleyman Naifi)

A-Tanımlar

Hac ibadeti; İslâm dininin beş şartından biri olup, hem dil, hem beden, hem de mal ile yapılan, dinimizin emrettiği en üst, zirve ibadetlerden biridir. 

Hac kelimesinin manası

1-Niyet (Kast, bilinç, şuur), 

2- Yönelmek,

3-Ziyaret manalarına gelir. 

Bu üç manaya göre, Hac İbadeti;

“Yüce Allah’a ibadet niyeti (kastı) ve  bilinci ile, yeryüzünde insanlık tarihinin ilk kutsal mabedi, çok sevap kazanma makamı olan Kabe’ye yönelmek, Arş-ı A’la’nın yeryüzünde izdüşümü olan Kabe-i Muazzama’yı ziyaret etmektir.”

B-Hac ibadetinin anlamı;

1-Hac ibadeti arınmadır: 

Hac; dil ile yapılan, أسْتَغْفِرُ الله وَ أَتُوبُ إِلَيْهِ  “Estağfirullah ve etübü ileyh” şeklindeki tevbe ve istiğfarın, fiziki alemde, belirli mekanlarda, ibadet niyetiyle amele/eyleme dönüşmüş şeklidir.

Ebû Hüreyre (r.a.) dedi ki, ben Resûlullah (s.a.s.) ‘ın şöyle buyurduğunu işittim: “Kötü söz söylemeden ve büyük günah işlemeden hacceden kimse, annesinden doğduğu gündeki gibi günahsız olarak (evine) döner.” (Buhârî, “Hac”, 4, “Muhsar”, 10)

2-Hac ibadeti aydınlanmadır:

Kabe-i Muazzama’yı tavaf esnasında insanın içindeki Allahın evi (kalp) ile, dışarıdaki Allah’ın evi (Kabe) karşı karşıya gelir; feyiz, manevi ilim, hikmet, nur, şuur, rahmet akışı gerçekleşir.  Böylelikle büyük bir manevi aydınlanma meydana gelir.

Ayrıca, Rasûlullah (s.a.v.); “Her an Kâbe-i Muazzama’ya 120 nur (rahmet) iner. Bunlardan 60 tanesi tavaf edenlere, 40 tanesi namaz kılanlara, 20 tanesi de Kâbe’ye bakanlara iner” buyuruyor. ( İhyâ-u Ulûmiddin, C: 1, S: 685.)  

3- Hac ibadeti teslimiyettir:

Allah ile ezelde yapılan sözleşmemizin (Elest bezmi) ve Resulullah ile bey’atimizin yenilenmesidir. 

“Elest bezmi”; Yüce Allah bütün kullarını yaratırken veya onlara ruh üflerken,اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ.  “Elestü bi Rabbiküm” (ben sizin Rabbiniz değil miyim?) demişti. 

Onlar da “Kalu bela” (evet sen bizim Rabbimizsin) dediler. Buna ezelde Allah’ın kulları ile yaptığı mukavele, sözleşme denir. (Araf,7/172)

Mekke’de; Hacer’ül esvet karşısında, (Kabe’nin kapısının yan köşesinde bulunan, tavafa başlama yeri olan, cennetten indirildiği rivayet edilen siyah taş) “Bismillahi Allahü Ekber” diyen her hacı; “Elest bezmini” hatırlayarak, Allah ile mukavelesini, sözleşmesini  yenileyerek teslimiyetini ifade eder.

Medine’de; Resulullah’ı (sav) ziyaret eden her hacı; Medineli ilk Müslümanların Akabe (Mina’da bir bölgenin adı) beyatlarında yaptıkları gibi Rasulullah’a beyatlerini (Peygamberliğine iman etmek, itaat etmek, sadakat göstermek) tazelerler.

Medineli ilk Müslümanlar Akabe’de Rasülullah’a şu şartlarla beyat etmişlerdi:

a) Allah’a hiçbir şeyi eş ve ortak koşmamak, 

b) Hırsızlık yapmamak,

c) Zina etmemek,

d) Çocukları öldürmemek, 

e) Kimseye iftirâ etmemek,

f) Hiçbir hayırlı işe karşı çıkmamak.

İşte hac ibadetini yapan her mümin, arınma, aydınlanma, teslimiyet ile birlikte, Rabbimizle ezelde yapılan sözleşmeyi yenilemek; Resulullah’ın kabrini ziyaretle de, Allah Resulü’ne “beyat’ı” (Peygamberliğine iman etmek, itaat etmek, sadakat göstermek) tazelemektir.

C-Ayet ve Hadislerde Hac

Yüce Rabbimiz;

“Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke’de, âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâ’be’dir. Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.)” (Al-i İmran, 3/96-97) 

Peygamber efendimiz (sav) de;

Abdullah (b. Ömer) tarafından nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “İslâm beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şahitlik etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekât vermek, Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Müslim, Îmân, 21)

Ebû Hüreyre’den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “…(Allah tarafından) kabul edilmiş haccın karşılığı ancak cennettir.” (Buhârî, Umre, 1)

D-Haccın Sembolleri/Şeâirallah

ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ الله فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ

Kim Allah’ın sembollerine/Şeâirallah’a saygı gösterirse, şüphesiz ki bu, kalplerin takvasındandır.” (Hac22/32) 

Hac, baştan sona sembollerle yapılan bir ibadettir. Bir semboller haritasıdır âdeta!

Dıştan bakıldığında sembolik davranışlar şeklinde görünen hacdaki her fiil ve davranışın bir anlamı, derin manaları, mümini eğitici ve bilinçlendirici bir yönü vardır.

Bu semboller; varlıkların hakikatini, hadiselerin arka planını, hayatın gerçek manasını öğretir.

Haccın farz veya vacib olan sembolleri/ritüelleri ile bu sembollerin/ritüellerin yapıldığı mekanlar;

1-Mikat’ta telbiye, ihram

2-Arafat’ta ve Müzdelife’de vakfe,

3-Kabe’de tavaf,

4-Safa, Merve’de sa’y,  

5-Mina’da Şeytan taşlama ve kurban kesme.

Haccın edası ile ilgili bu mekanlarda, ibadet mahiyetindeki fiil ve davranışların hepsi sembolik anlamlar taşımaktadır. Bu sembollerin mana derinlikleri bilinci/şuuru ile hac ibadeti yapılır.

Hacca gidecek veya gelecekte hacca gitmeye niyetlenen herkes için, özellikle hacda görevli kafile başkanları ve din görevlileri için gelecek bölümlerde, hac ibadetinin gerçekleştiği, ana sembollerin ifade ettiği mana derinliklerini kısaca anlatalım istiyoruz. 

Vesselam.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here