Hak ihlalleri Türkiye’nin yüz karasıdır.. Anayasa Mahkemesi’ne değil hak ihlallerine son verin!

0

DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, AK Parti-MHP ittifakının Anayasa Mahkemesi’ne göz dikmesinin vatandaşların haklarını etkin şekilde kullanabilmesine imkan tanıyan yargı organına dönük bir saldırı olduğunu söyledi.

“Anayasa Mahkemesi’ne değil, hak ihlallerine son verin!” diyen Yeneroğlu, şunları ifade etti: “AK Parti-MHP koalisyonunun Anayasa Mahkemesi’ne göz dikmesi, vatandaşlarımızın kamu gücü karşısında en temel haklarını etkin bir şekilde kullanabilmesine imkân tanıyan bir yargı organına dönük bir saldırıdır. Bu saldırı önlenemezse insan hakları ihlalleri daha da derinleşecek ve ülkemiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bugünkünden bile yoğun biçimde şikayet edilecektir.

Hak ihlalleri Türkiye’nin yüz karasıdır. İnsan hakları ihlallerinin yoğunluğu, Türkiye’nin acı bir gerçeği ve yüz karasıdır. 2016 yılından 2020 Haziran ayına kadar geçen süre zarfında Anayasa Mahkemesine yaklaşık 220 bin bireysel başvuru yapılmıştır. Anayasa Mahkemesinin resmi istatistiklerine göre esastan incelenen başvuruların yüzde 91,8’inde hak ihlali olduğu karara bağlanmıştır. Bu veriler, bugün Türkiye’de insan hakları ihlallerinin sıradanlaştığının açık bir tespitidir. İktidar koalisyonunun Anayasa Mahkemesini hedef almasının sebebi de budur.

Oysa demokratik bir düzende, vatandaşlarımızın insan onuruna yaraşır bir hayat sürebilmesi için devlet gücünün hukukla bağlı olması şarttır. Bunun için iktidarın etkin hukuki araçlarla denetlenmesi gerekir. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı, gün geçtikçe daha fazla otoriterleşen iktidar gücüne karşı vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini korumaya çalışmaktadır.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı, toplumun kendi anayasasına sahip çıktığının göstergesidir. Üstünlerin hukukuna son vereceğiz. İşkence, kötü muamele, basın yasakları, tutuklamalar, KHK’lar, kayyumlar ve diğer tüm hukuksuzluklar Türkiye’nin rutini olamaz. Bireysel başvuru hakkının tartışmaya açılması, hukukun üstünlüğünün hiçe sayıldığının ve insan haklarının iktidar tarafından ayak bağı olarak görüldüğünün en açık kanıtıdır. Bu durumda ortadan kaldırılması gereken bireysel başvuru hakkı değil, bireysel başvuruyu zorunlu kılan temel hakların sistematik ihlalidir.

Özgür ve demokratik bir Türkiye’de insanımızı hak ettiği refah seviyesine ulaştırmak amacıyla üstünlerin hukukuna son verip, hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Biz hukuka inanıyoruz, her koşulda hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Çünkü Türkiye, insan hakları ihlalleriyle, işkencelerle, yasaklara, kayyımlarla ve baskılarla yönetilen üçüncü sınıf bir ülke olmayı hak etmiyor.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here