- Veysi Dündar’ın Korona Söyleşileri – Mehmet Ali Güller: “ - 5 Eylül 2021
- Her derde deva ‘Tarçın’ - 18 Ekim 2020
- Seyidxanê Boyaci’yla yapılan son röportaj…. Seyda Goyan’ın aktarımıyla… - 7 Temmuz 2020
Halep’ten çeşitli kaynaklardan haberler akıyor. Bunlar arasından yanlışları ayıklamamız gerekiyor ve öyle de yapmaya çalışıyoruz.
Bu sabah karşımıza yüreğimizi ağzımıza getiren bir haber çıktı ve derhal zihnimiz 1995 yılına, Bosna-Hersek’e gitti ve Sırplar’ın Srebrenica’da Müslümanlara yaptıkları aklımıza geldi.
Ama önce NYT gazetesinin kadınlar sayfasında çıkan habere göz atalım:
NYT ‘insanlığın bütünüyle eriyip gitmesi’ olarak tanımlıyor Halep’te yaşananları.. 11 kadın ve 13 çocukla birlikte çok sayıda sivil infaz edilmiş.. “Varil bombalar düşen yerdeki siviller” diyor gazete “Sokaklarda canlı canlı yanıyor…” Yaşı 40’ın altındaki her sivil, askerler tarafından durdurulup toplama kampı gibi yerlere götürülüyormuş…
Kadınlara yapılanlar.. Gazetenin güvendiği bir kaynak, “Bu sabah ırzına geçilmesin diye 20 kadın intihar etti” demiş… NBC News de, Esad’ın askerlerinin eline geçmektense intiharı tercih edenlerin arttığını bildiriyormuş..
Middle East Institute uzmanlarından Chester Lister, “Kocalar ve karılar birbirlerinin canını aile intiharlarında alıyorlar” demiş…
BBC’de bunların haberi var; en sona ekleyeceğiz…
Okuyunca aklımıza Srebrenica’nın gelmesi kaçınılmaz.
Orada da Sırplar yıllarca birlikte yaşadıkları Müslüman komşularına aynı muameleyi uygun görüyorlardı.
Düne kadar can ciğer göründükleri komşuyu öldürüyordu Sırp, karısınının kızının da ırzına geçiyordu.
20.000 kadar insan BM kamplarına sığınmıştı o zaman.
Srebrenica düştüğünde 19 yaşında olan Hasan şunu anlatmış: “Savaşın sonunda BM’nin bizi koruyacağını düşünüyorduk. Savaş bir an önce bitsin diye dua ediyorduk. BM bizi Bosnalı Sırpların eline bırakıverdi.”
Binlerce Müslüman panik içinde kaçışmaya başlamıştı.

Hasan, ikiz kardeşi, babası ve amcası önce ormana sığınmış, oradan da Müslümanların çoğunluğu teşkil ettiği 55 km uzaklıktaki Tuzla’ya doğru yola çıkmış…Akrabalarını yolda kaybetmiş Hasan. “Hayvanmışız gibi avlanıyorduk” demiş…

Tuzla’ya 6 günde ulaşmış… Ancak yıllar sonra babası, ikiz kardeşi ve amcasının yolda öldüklerini öğrenmiş Hasan..
Srebrenica’da birkaç gün içerisinde 8 bin insan hayatını kaybetmişti.
Her yıl Srebrenica’da o ölülerin mezarları ziyaret ediliyor…
Canını kurtaran kadınlar ırz düşmanlarının saldırısına uğradılar.
Bunları görenler, aynı duruma düşmemek için…
Evet Srebrenica’da da şimdilerde Halep’te yaşandığını öğrendiğimiz türden olaylar aynıyla yaşanmıştı.
Herhalde şu günler geçsin benzerlikler hakkında daha fazla bilgi sahibi oluruz.
Bu haberin girişine Bosna-Hersekli bir kız çocuğunun Batılı ülkelere serzenişini ifade eden pankartla asil duruşunun fotoğrafını koyuyoruz.
Pankartın üzerinde İngilizce “Srebrenica’dan sonra ‘Bir daha asla olmayacak’ demiştiniz. Utan dünya, utan” yazıyor…
Hepimiz utanalım.
O dönemde, BM’nin ve Avrupa’nın olan-biteni sessizce izlemesine sonunda ABD Başkanı Bill Clinton daha fazla tahammül edememiş ve müdahalesi işe yaramıştı.
Bugün ABD de BM’de vahşilikler sergileyenleri sadece ayıplamakla yetiniyor..
Farklı bir dünya var bugün…
BBC haberi:











