Hayata bir de mülteci çocukların objektifinden bakın!

0

Burak Soyer

soyerbrk@gmail.com

‘Bir de Buradan Bak’, Kanyon Kültür ve Mardin’de faaliyet gösteren Her Yerde Sanat Derneği iş birliğiyle açılan, çoğu farklı etnik kökenden gelen, çoğu mülteci, savaşı, çatışmayı birebir yaşamış çocukların objektifinden keşfetme imkanı sağlayan bir sergi.

İnsanoğlunun doymak bilmezliği… Dinmeyen kan, gözyaşı, acı… Özellikle üzerinde yaşadığımız coğrafyanın bitmek bilmeyen, yarayan kanası savaşlar belki de en çok çocukları vuruyor. En güzel çağlarında masumiyetlerinin ardına gizlenmiş ruh ve bedenleriyle hiçbir şeyden habersiz, yalın ayak başı kabak devam ediyorlar hayatlarına. Büyüklerinin tek umutlarına her şeye bir oyunmuş gibi bakarak (Tıpkı ‘Hayat Güzeldir filminde olduğu gibi) ana sırtında baba kucağında başka bir ülkeye yerleşme hayaliyle oradan oraya savruluyorlar. Kimi insanlıktan çıkmış paragözlerin yüzünden denizlerde boğuluyor kimi henüz gidecekleri ülkenin dikenli tellerini göremeden geldikleri yere geri gönderiliyor. Mültecilik bitmek bilmeyen, çözümü olmayan acı bir yolculuk. Özellikle çocuklar için. Ancak onların adına hayatı biraz da olsa güzelleştirmek, yüzlerini güldürmek için elimizde bazı imkanlar var. İşte burada sanat devreye giriyor. Bazıları bu yazıyı okurken “Onlar yiyecek ekmek arıyor, sanat değil!” diyebilirler. Haklılar. Ama manevi doygunluk, maddi doygunluktan her zaman daha iyidir.

Bu uzun girizgahtan sonra konumuza dönelim. Kanyon Kültür ve Mardin’de faaliyet gösteren Her Yerde Sanat Derneği, çok değerli bir işe imza atarak farklı etnik kökenlerden gelen çocukların objektifinden onların hayatını anlatan bir sergiyi konuk ediyor: Bir de Buradan Bak. Çoğu mülteci olan çocukların analog fotoğraflarından oluşan sergi kirli dünyanın içinden parlayan bir kıvılcım. Her Yerde Sanat Derneği bünyesindeki DARKROOM atölyesinde eğitim alan çocukların bu deneyimlerini Bir de Buradan Bak sergisinde sergileme imkanı buluyor. Derneğin DARKROOM atölyesinin hikayesini Genel Sanat Yönetmeni Serbest Salih şöyle anlatıyor: “Her Yerde Sanat Derneği 2012 yılında, Mardin’de yaşayan Türk, Kürt, Arap, Süryani ve mülteci çocuklara sanatsal bir buluşma alanı sunma amacıyla kuruldu. Çocukluğun barışçıl, uyumlu, neşeli ve açık fikirli doğasını temel alarak, bölgedeki çocukların ve gençlerin hayatlarını daha güzel ve anlamlı kılmak için çalışıyor. Çatışmanın, savaşın ve yoksulluğun çocuklar üzerindeki etkilerini azaltmak ve onlara sosyal destek sağlamak niyetiyle etkinlikler düzenliyor. Etkinliklerini Sirkhane, Müzikhane ve DARKROOM adındaki üç oluşum ile yürütüyor. Sirkhane sosyal sirk, müzik ve sanat yoluyla, çocuk olmanın ve çocuk kalmanın zor olduğu bir bölgede, çocuklar için güvenli, dostane ve kucaklayıcı bir ortam sağlamaya çalışır. Sihir, neşe ve kahkahadan beslenen bir sanatsal ifade formu olan sosyal sirki, risk altındaki çocuk ve gençlerin ruhen ve fiziksel olarak güçlenerek hayata katılımlarını destekleyen pedagojik bir yöntem olarak kullanıyor. Hokkabazlık, akrobasi, jonglörlük, tahta bacak, dans ve performans gibi farklı beceriler üzerine düzenlediği atölyelerle çocukların sosyal çevrelerini genişletip yeni düşünme, yaratma ve oynama yolları öğretiyor. Sirkhane’de eğitim alan gençler birer Sirk Kahramanı’na dönüşerek, eğitimlere yeni katılan çocuklara gönüllü olarak rehberlik etmeye başlıyor. Müzikhane İranlı müzisyen ve besteci Sahba Aminikia tarafından hayata geçirilen Uçan Halı Festivali’nin bir parçası olarak, etkinliklerine 2018’de başlamıştır. Müziğin büyüsünü çocuklar için kültürler arası bir öğrenme aracı olarak kullanmayı hedefliyor. Dünyanın farklı yerlerinden müzisyen ve bestecileri çocuklarla buluşturarak, onların kendi müzik deneyimlerini yaratmalarına ön ayak olma amacı taşıyor. DARKROOM ise sanatsal ve kültürel etkinliklere erişimi olmayan, savaşa ve çatışmaya tanık olmuş çocuklar için oluşturulmuş gezici bir fotoğraf atölyesidir. DARKROOM’da çocuklar analog kameralar yardımıyla fotoğraf çekmeyi, bu fotoğrafları banyo etmeyi ve basmayı öğreniyorlar. DARKROOM etkinliklerine katılan çocuklar hikayelerini görselleştirirken, hem kendilerini hem de çevrelerini daha iyi tanımaya ve anlamlandırmaya başladıkları yaratıcı bir sürece dahil oluyorlar. Böylece fotoğraf, sanatsal ve kültürel fırsatlara hiç erişimi olmayan çocuklar için, kendi anlatılarını oluşturma yolunda bir araç haline geliyor.”

“Amaç fotoğraf ile çocukların kendini ifade etmelerini sağlamak”

DARKROOM’un amacını çocukların fotoğraf sanatını öğrendikleri gibi kendilerine güvenmeyi ve keşfetmeyi sağladığını söyleyen Serbest Salih, “Yaşadıkları travma sonrası stres yaşayan çocuklar geçmişlerinin ve şimdiki zamanlarının karanlığından güzelliği ve neşeyi nasıl yaratacaklarını öğreniyorlar” diyor. Şu ana kadar binlerce mülteci çocuğa umut olan atölye, çocukların sosyalleşmelerinde de büyük katkısı olmuş. Çocukların geleceği ile ilgili nasıl bir faydası var sorumu ise şöyle cevaplıyor Salih: “Gelecek konusunda çocukların umutlu olduğunu düşünüyorum, amaçlarımdan birini de çocuklara, artık mülteci olmadıkları ve yaşadıkları çevrenin bir parçası olduklarını hissettirmek istiyorum.”

 Her Yerde Sanat Derneği’ndeki eğitim süreci pandemiden dolayı internet üzerinden devam ediyor. 1 aylık eğitim sürecinden geçiyor çocuklar. İnterneti olmayan çocuklara dernek her hafta 1 GB internet sağlıyor. Bu süreç zarfında dernek tarafından dağıtılan fotoğraf makineleriyle çocuklar fotoğraf çekmeyi öğreniyor. 2017 yılından bu yana 400 çocuğa ulaştıklarını belirten Salih, şu anda da programlarında 45 çocuk olduğunu ifade ediyor.

Serbest Salih bir bağış kampanyası başlattıklarını ifade ederek, “Projede çocukların çektiği fotoğraflar çok ilgi görüyor. Başlarda çocukların böyle başarılı fotoğraflar çekeceklerini düşünmüyorlardı. Son dönemdeki bağış kampanyamıza iyi bir destek geldi. Şu an 30 kameramız var,” diyor ve ekliyor: “İsteyen ikinci el veya kullanılmayan fotoğraf ekipmanını da bağışlayabilir.”

“Bir çocuğun gözünden nasıl görünür dünya?”

Serbest Salih sergiyi genel anlamda şöyle özetliyor: “Hayatın, kişiliklerimizi şekillendiren en önemli zamanlarından biri çocukluk ve gençlik yıllarıdır. Hafızamızda yer eden ilk büyük sevinçlerimiz, özlemlerimiz, hayallerimiz ve hayal kırıklıklarımız; büyüyüp yetişkin olana dek yaşadığımız kırılma noktaları hep bu zamana aittir. Çocukluğun sona ermesiyle saf bir umut ve sevgiyle keşfettiğimiz dünya, yerini giderek artan sorumlulukların koşturmacasına bırakmaya başlar. Çoğumuz bu geçiş döneminde çocukluğumuzdan usulca ayrılır, olgunluk denen şeyin bambaşka bir insana evrilmek olduğu yanılgısıyla yetişkinliğe adım atarız. Bu yüzden bir çocuğun hayalleri, umutları ve neşesiyle karşılaşmak bizi her zaman gençleştirir, hayata daha sıkı bağlar. Kendimizi bir çocuğun gözlerinde yeniden buluruz. Kaybolan taraflarımızla tekrar buluşur, dünyanın daha üretken, yaratıcı ve özgür bir yer olabileceğine dair inancımızı tazeleriz. Peki bir çocuğun gözlerinden nasıl görünür dünya? Sergi izleyicilerine bunu hatırlatırken, onları kendi çocukluklarına dönmeye ve bu fotoğrafları çeken çocukların gerçekliklerini keşfetmeye davet ediyor.”

Kalyon Kültür’ün tarihi binasının iki katına yayılan Bir De Buradan Bak sergisi, çocukluk dönemini ve çocukların bakışını yine çocukların gözünden, olduğu gibi sergi mekânına taşırken; izleyicilerine ev, yabancı, ortasında ve bir arada temaları üzerinden kurgulanan yeni bir deneyim alanı sunuyor.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here