Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak: Türkiye ekonomisi bir dönüm noktasında

0

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bu dönemde küresel şirketlerin Türkiye gibi yabancı şirketlere karşı tarafsız, şoklara dirençli, güvenilir, dinamik ortaklara ihtiyacı olduğunu savundu.

“Birçok çok uluslu şirket, üretimlerini Asya’dan bölgemize yönlendirmeye başladı.” diyen Albayrak, şöyle devam etti: “Türkiye, yatırımcılara güçlü üretim tabanı, eğitimli insan kaynağı, stratejik konumu ve lojistik altyapısıyla benzersiz fırsatlar sunuyor. Türkiye ekonomisi, bir dönüm noktasında. Yeni bir sermaye yatırım dalgası ufukta belirdi. Yeni ekonomik model, üretim, yatırım, iş imkanları, rekabetçi kur ile ihracatı, pandemi öncesi seviyeye getirerek kendini gösterdi.”

Türkiye’nin tartışmasız en güçlü yanlarının; lojistik avantajı, 3 kıtanın birleştiği noktada olması, genç nüfus ve eğitimli iş gücü olduğunu anlatan Albayrak, “Türkiye, hızlı ekonomik büyümesi, 20 yılda 3 katına çıkan GSYİH’si, satın alma gücü artan orta sınıfıyla güçlü ve büyük bir pazar.” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Citibank tarafından düzenlenen ve uluslararası dev şirketlerin temsilcilerinin yer aldığı Citibank Yatırımcı Konferansı’na video konferans yöntemiyle katıldı. Albayrak, buradaki konuşmasında birçok çok uluslu şirketin üretimlerini Asya’dan Türkiye’nin bulunduğu bölgeye yönlendirmeye başladığına işaret ederek, artan korumacılık ve milliyetçiliğin dünyada “de-globalizasyon” trendi oluşturduğunu bildirdi.

Söz konusu trendin şirketlerin operasyonlarını yerelleştirmelerine ve bölgesel tedarik zincirlerini tercih etmelerine neden olduğunu anlatan Albayrak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında bu durumun daha da derinleştiğini söyledi. 

Salgının, küresel değer zincirlerinde Doğu Asya’ya aşırı bağımlılığın çok riskli olduğu sonucunu ortaya koyduğuna dikkati çeken Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Küresel şirketlerin, bu belirsiz ve zorlu dönemde, Türkiye gibi yabancı şirketlere karşı tarafsız, değişime açık, şoklara karşı dirençli, güvenilir ve dinamik ortaklara ihtiyacı vardır. Rekabetçi maliyet yapısı, çok çeşitli ve güçlü üretim tabanı, iyi eğitimli insan kaynağı, stratejik konumu, modern lojistik altyapısı, sermaye yatırımları için özelleştirilmiş teşvik ve destek paketleriyle iş hayatını destekleyen Türkiye, yatırımcılara benzersiz fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin ekonomik dönüşümünü sağlamak için bölgesel bir güç merkezi olarak potansiyelinin tamamını harekete geçirmek amacıyla son birkaç yıldır hiç yorulmaksızın çalışıyoruz. Yeni ekonomik model, artan yerli üretim, yatırım, iş imkanları, yeterli düzeyde rekabetçi kur ile pandemi öncesi seviyeye ihracatı getirerek kendini gösterdi.”

Albayrak, yeni ekonomik modelin, etkin yerli sermaye ve iş gücü kullanımını gerektirdiğini de belirterek, “Türkiye ekonomisi bir dönüm noktasındadır. Yeni bir sermaye yatırımı dalgası ufukta belirmiş durumda. Hükümet, özel sektör yatırımlarını desteklemenin yanında etkin bir paydaş olarak demir yolu, yükleme limanı ve sulama sistemleri gibi alanlarla tarım, enerji, eğitim ve sağlık hizmetlerinde de yer alacak.” diye konuştu.

“Türkiye güçlü ve büyük bir pazar”

Bakan Albayrak, Türkiye’nin yatırımcılar için avantajlarına da değinerek, şunları kaydetti: “Lojistik avantajı, üç kıtanın birleştiği noktada yer alması, ekonomisi, genç demografik yapısı, eğitimli iş gücü Türkiye’nin tartışmasız en güçlü yanlarından. Türkiye, doğu-batı, kuzey-güney arasında doğal köprü olarak önemli piyasalar için verimli ve maliyet avantajlı doğal bir merkez. Türkiye, dünya nüfusunun üçte birine 4 saatlik uçuş mesafesi yakınlıkta. AB için de güvenli ve bağımsız enerjiyi sağlayan hatta yer alıyoruz. Türkiye, hızlı ekonomik büyümesi, son 20 yılda üç katına çıkan gayrisafi yurt içi hasılası, geniş nüfuslu 23 merkezi ve satın alma gücü artan orta sınıfı ile güçlü ve büyük bir pazar. Türkiye, genç ve enerjik demografiye sahip olması yanında Batı tarzı modern tüketim ekonomisi ile çok uluslu şirketler için büyüyen bir yerle talebe sahip.” 

Albayrak, 2040’dan önce ülke nüfusunun 100 milyonu aşmasının beklendiğine işaret ederek, Türkiye’nin, yarısından fazlası 32 yaş ve altı nüfusuyla AB’deki tüm ülkelerden daha genç nüfusa sahip olduğunu bildirdi. 

Bakan Albayrak, bu durumun ülkede kamu harcamalarında, sağlık sistemi, sosyal güvenlik ve eğitim alanlarında esneklik sağladığını aktardı. Türkiye’nin 2000’li yılların başından beri devam eden reformlarla iş dostu yaklaşım göstererek, özel sektör yatırımlarını kararlı şekilde desteklediğini vurgulayan Albayrak, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin 82 ülkeyle doğrudan yabancı yatırım için özel olarak oluşturulan ikili yatırım koruma anlaşmaları var. Ayrıca 86 ülkeyle çifte vergilendirmeyi engelleme anlaşmaları bulunuyor. Yapılan reformlarla, 2002 yılında 38 gün olan iş yeri açma süresi 6,5 güne indi. Türkiye, yabancı yatırımcı üzerindeki kısıtlamalar konusunda OECD ortalamalarının ve özellikle Çin-Hindistan gibi rakiplerinin oldukça altında ve iyi durumda. Türkiye, İş Yapma Kolaylığı Endeksi’nde hızla ön sıralara doğru ilerlemesinin yanında yabancı yatırımcılar ve çalışanlar için de hem kültürel hem de sosyal açıdan pek çok avantajlar sağlıyor.”

Albayrak, sermaye kontrolü iddialarına ilişkin olarak da, “Net bir biçimde açıklık getireyim, böyle bir şey yok.” dedi. Bakan Albayrak, gelecek üç yıla ilişkin hazırlanan Yeni Ekonomi Programı’ndaki hedefleri de uluslararası yatırımcılara anlattı. 

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here