HDP Eş Genel Başkanı Buldan: Saray rejimi doymadığı için ülkede ekonomik kriz var

0

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Parlamento Kadın Grubu Toplantısında konuştu. “AKP iktidarı döneminde 16 bin’e yakın kadın katledildi, 145 bin 939 çocuk istismarı davası açıldı. 2 milyona yakın kadın hayatta kalabilmek için devletten koruma talep etmiştir. Bu mudur sizin kadına yönelik şiddetle mücadeleniz?” diyen Buldan, şunları söyledi:

“AKP Genel Başkanı, Kadına Yönelik Şiddet Eylem Planı açıkladı. Biz sizin eylem planınızı; Deniz Poyraz’ın, Taybet Ana’nın ve binlerce kadının katledilmesinden biliriz! Kadınlara karşı polis şiddetinizden, çıplak aramadan, köpekli işkencenizden biliriz.

İstanbul Sözleşmesi kadınların haklarını bir bütün olarak ele alan, kadın haklarını geliştiren ve koruyan, kadınlara yönelik suçları önleyen, kadınlar için anayasal nitelikte bir metindir. Aynı zamanda çocuklara yönelik istismarı önleme ve bu istismarlara karşı etkin mücadeleyi gerektiren bir sözleşmedir. Dolayısıyla kadınlar için gereklidir, elzemdir, vazgeçilmezdir.

Saray rejimi doymadığı için bugün bu ülkede ekonomik kriz var. Zira onların halktan çaldıkları değil bir ülkeyi, 5 ülkeyi doyuracak kadar kâfi miktardadır. Halkımız ve biz kadınlar bütün bunları iyi görüyoruz. Tek adam da gidici olduğunu aslında çok iyi biliyor.

HDP kadınların özgürlük mücadelesi, kadınların kısılmak istenen sesi, kadınların kesilmek istenen nefesidir! Bu sesi ve nefesi kesemeyecekler! HDP’nin yeni yaşam fikriyatını durduramayacaklar. Kadınlar olarak ne zulme eğecek boynumuz, ne de zalime minnetimiz var!”

Buldan’ın konuşması özetle şöyle: “AKP Genel Başkanı 1 Temmuz’daki konuşmasında, ‘Kadına şiddetle mücadelemiz İstanbul Sözleşmesi ile başlamadığı gibi bu sözleşmeden çekilmeyle de bitmeyecek’ dedi. Kendisine önerimiz, bu gerçek dışı sözleri biz kadınlara değil, sarayındaki yardakçılarına anlatsın. Belki kendisine inanan birilerini bulabilir. AKP-MHP iktidarı kadına yönelik şiddetle değil, kadınlarla mücadele halindendir. Kendisinin iktidarda olduğu süre içerisinde 16 bin kadın katledildi. 2004 tarihiyle birlikte şimdiye kadar 16 binin üzerinde kadın katledildi. Kadına yönelik şiddet görülmemiş oranlarda yükseldi. Sadece Adalet Bakanlığı verilerine göre 145 bin 939 kadın çocuk istismarı davası açılmıştır. 2 milyona yakın kadın hayatta kalabilmek için devletten koruma talep etmiştir. Kadın işsizlik oranı sadece resmi rakamlara göre yüzde 45’e ulaşmış, pandemi döneminde iş başında olmayan kadınların sayısı tam 5 kat artmıştır.

Meclis’te bizim ısrarımız ve mücadelemizle Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu kurulduğunu herkes biliyor. Ancak bu komisyon, bırakın kadına yönelik şiddetle mücadelenin yol ve yöntemlerini tartışmayı, erkek şiddetini ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasını meşrulaştırmak üzere çalıştırıldı. Onların bu kirli zihniyetine ortak olmamak adına, iktidarı içine düştüğü bataktan kurtarma amacı taşıyan bu düzmece komisyondan çekildik. Çok açık bir şekilde söylüyorum. AKP, bu ülkede kadınların başına gelmiş en büyük felakettir. Kimsenin şüphesi olmasın, kadınlar bu felaketi yürürlükten kaldıracak, AKP-MHP iktidarını ilk seçimlerde feshedecektir.

AKP Genel Başkanı’nın Kadına Yönelik Şiddet Eylem Planını açıkladığını biliyoruz. Bu eylem planı adı altında kadına yönelik şiddeti destekleyen, örgütleyen, meşrulaştıran kirli planın devreye sokulmak istendiğini de biliyoruz. Biz sizin eylem planlarınızı, belediyelerimize, Boğaziçi’ne atanan kayyum zorbalığından biliriz. Binlerce kadının katledilmesinden biliriz. Kadınlara karşı polis şiddetinizden, çıplak aramalarınızdan, köpekli işkencelerinizden biliriz. Kod 29 ile, KHK’larla kadınları işsiz bırakmanızdan biliriz. Şiddetin olduğu her yerde iktidarınız, iktidarınızın olduğu her yerde de şiddetin olduğunu çok iyi biliriz. Şunu çok iyi bilin ki, şiddet politikalarınızla mücadele için kadınların en güçlü eylem ve mücadele planı vardır. Kadınlara dayattığınız yaşam tarzına karşı, ‘Sana ne’ diyen kadınlar vardır. Selam olsun bütün ‘Sana ne’ diyen kadınlara…

Yargıyı kendi iktidarının hukuk bürosu haline getirenler yeni bir yargı paketiyle kadın ve çocukları hedef aldılar. Çocuk istismarında ve kadına yönelik suçlarda suçluya ceza vermek için şart getiriyorlar. Suçluyu cezalandırmamak için bin dereden su getirenler yasama yoluyla da faillere yol açmaya çalışıyorlar. Elmalı Davası önümüzde duruyor. Çocuklar vahşeti yaşamışlar ama faillerin serbest olduğunu biliyoruz. Bitlis’te istismarı haberleştiren basın emekçisi tutuklanıyor fakat failler serbest halde dolaşıyorlar.

YANDAŞIN EKONOMİSİNİ BÜYÜTTÜLER, HALKIN EKONOMİSİNİ ÇÖKERTTİLER

Dün, Ekonomi Komisyonumuz üç yılın karnesini açıkladı. Hükümetin karnesi elbette ki sıfır. Yandaşın ekonomisini büyüttüler. Yolsuzlukla, israfla, talanla, zam furyasıyla halkın ekonomisi çökerttiler. İşsizlik, enflasyon, yolsuzluk arttı, yurttaşın borcu arttı. Bu sistem değişmeden çöküşün sona ermeyeceğini biliyoruz. AKP-MHP iktidarı halkın nerede bir geçim kaynağı varsa ona gözünü dikmiş durumdadır. Şimdiki hedefleri de tütün üreticileri. Üreticiyi dinlemeden yasal statüye kavuşturma adı altında tütün satışına yetki belgesi zorunluluğu getirdiler. ÖTV, stopaj, KDV dahil üreticilere 70’lere varan vergi yükü getirdiler. Yandaş şirketlerine peş peşe vergi affı getiren bu vicdansız iktidar, vergi yüküyle tütün üreticilerinin emeğini gasp etmektedir. Amaç üretimi durdurmak, tütünü üretilemez hale getirmektir. Tütün toplayıcılarının yüzde 80’i kadın emekçilerdir. Kadın yoksulluğu, işsizliği daha da artacaktır.

Tek adam kendi sarayını ve saltanatını muaf tutarak tasarruf tedbirleri açıkladı. Bir yıllık harcaması 2.8 milyar dolar olan Saray ailesinin ferdi halka, ‘kemerleri sıkalım, porsiyonları küçültelim’ telkinleri veriyor. Halkın kemerinde ne sıkacak delik ne de tabağında küçültecek porsiyonu kalmamıştır. Pazarlarda artıkları toplayarak karnını doyurmaya çalıştığı bu dönemde bu açıklamalar utanmazlıktan başka bir şey ile açıklanamaz. Sarayın saltanatından, her ay üç beş maaş alanların huzur hakkından bir tasarruf yok. Beşli çetelerin devletin sırtından yediği milyar dolarlardan bir tasarruf yok. ÖSO ve çetelerine ödenen maaşlardan bir tasarruf yok. Patronlara halkın ceplerinden peşkeş çekilen vergi aflarından tasarruf yok. Halkın mutfağı bu hükümetin vergi yolu olmuştur. Halkın boğazına giren lokmaya kadar çöktüklerini de biliyoruz.

Güya Avrupa’da aşılar, 100 dolara 50 Euro’ya aşı yapılıyormuş. Yalanın biri bin Euro. Aşı Avrupa’da ücretli olsaydı, iktidar o aşıyı buradaki yurttaşa 150 Euro’ya yapardı. Aşının parasını zamlarla, vergi artışlarıyla halkın cebinden çıkarıyorsunuz.

Bir kadın partisi olan HDP’yi kapatmak, kadın mücadelesini susturmak istiyorlar. Bu amaçla Kobane davasını HDP’yi kapatmak için hukuki bir kılıf olarak açtıklarını biliyoruz. İddianamede yer alan bütün suçlar, parti etkinliklerimiz ve çalışmalarımıza yöneliktir.

Cezaevlerinde çıplak aramayı ortaya çıkartan, bunun için mücadele veren, hakikati ortaya çıkardığı için vekilliği düşürülen hukuksuzca tutuklanan milletvekilimiz Ömer Faruk Gergerlioğlu için Anayasa Mahkemesi (AYM) ihlal kararı verdi. Ancak mahkeme AYM’nin kararını uygulamıyor ve arkadaşımızı tahliye etmiyor. Bu hukuksuzluğa derhal son verilmeli, Gergerlioğlu tahliye edilmeli ve vekilliği iade edilmelidir.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here