HDP Eş Genel Başkanı Temelli: Mecliste bir beddua seansı yapmışlar

0

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin Kars İl Örgütünün kongresine katıldı. “Bütün kanunlar, bütün kararlar, bütün yasalar sarayın, müteahhitlerin ve silah tüccarlarının ihtiyaçlarını gidermeye yöneliktir.” diyen Temelli, şunları söyledi:

“Bunun dışında halkın yararına bir tane kanun geçmemiştir. Emeklilikte Yaşa Takılanlar, KHK ile ihraç edilenler, öğretmenlere ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Sağlık emekçilerine yönelik yasa yoktur, işsizliğe çözüm yoktur. Yani bugün yaşadığımız sorunların hiçbirine, en ufağından en büyüğüne kadar bu Meclis inisiyatif alıp toplum yararına bir tane yasa geçirmemiştir.

Şimdi önümüzde devasa sorunlar var, bu iktidara karşı Meclis inisiyatif alsın diyoruz Meclis’in haline bakın. Bakın 3 gündür Meclis’te yokuz. 3 gündür Meclis’te konuşulanlara dönüp bakın hayretler içerisinde kalırsınız. Nefret suçu bizatihi Meclis Başkanvekili tarafından işlenmiştir. O kürsüden nefret suçu işlenebiliyor.

Nefret söylemi o çatı altında dile getirilebiliyor. Sürekli olarak bir birine beddua eden, küfür eden bir Meclis. HDP orada yoktu, 3 gün boyunca gerçekten ibretlik bir Meclis tablosu vardı. Adeta bir beddua seansı yapmışlar. Böyle bir Meclis olabilir mi? Bu toplum, Türkiye halkları, emekçiler, kadınlar, gençler sorunlarına çözüm ararken Meclis’teki konuşmalara bakın. Bu Meclis böyle gidemez, bu milletvekillerine bir uyarı gerekiyordu bunu yaptık, Meclis’e bu uyarıyı yaptık.

Bugün ülke yangın yeri, Orta Doğu yangın yeri. Bu yangını çıkan bu iktidardır. Bu iktidarla, bu rejimle, Türkiye yol alamıyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye bir şey uydurdular, 24 Haziran 2018’den beri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen bu sistem ülkeyi uçuruma sürükledi. Düzgün giden hiçbir şey yok. Hangi alana baksanız bir tıkanmışlık bir kriz var. Toplumsal kriz, siyasi kriz, iktisadi kriz üçü bir arada. Ve ülke felakete sürüklenmeye devam ediyor. Sadece Türkiye değil Suriye bir felakete sürükleniyor, Orta Doğu bir felakete sürükleniyor. Ellerinden gelse dünya savaşı çıkarıp dünyayı felakete sürükleyecekler. Böylesine bir akıl tutulması, tutulma denmez artık buna akıl yitimi var. İktidarlarını sürdürmek için bütün bu politikaları halka topluma dayatmaya devam ediyorlar.

Bu iktidarın siyaseti üç şey üzerine kurulu bizlere dayattığı, toplumun haklarını gasp ettiği her yol mubah dediği bu anlayış üç şey üzerinde duruyor: Tecrit üzerinde duruyor yani hukuk devletini yok sayan bir anlayış. iki; kayyım üzerinde duruyor yani sadece kayyım rejimi ile ayakta duruyor. Üç; savaş politikaları ile ayakta duruyor. Yani halklara topluma savaşı dayatıyor. Bu üç şeye son vermek lazım.

‘Yargı Reformu’ getirdiler, Meclisten geçti. Bu yargı reformunun kime faydası var? Bu reformdan sonra bir kişi çıkıp hukuk ve adalet adına daha iyi bir noktadayız diyebilir mi? Türkiye’nin hukuk devleti olması yönünde sağlıklı bir adım atıldı denebilir mi? Anayasal devlet olma yönünde sağlıklı bir adım atıldı denebilir mi? Hayır. Bu yargı reformundan arta kalan tek şey avukatlara yeşil pasaport. O da her avukata değil makbul avukatlara yeşil pasaport. Akılda kalan bu. Oysa halkın beklentileri vardı çünkü bu yargı reformu dediğimiz meseleyi gerçek anlamda hayata geçirebilsek, bu TMK denilen ülkeyi aslında tecritleştiren, ülkeyi hukuk ve anayasa devletinden uzaklaştıran bu paralel anayasadan kurtulma olanağını yakalayabilirdik. Bu mümkün olmadı. Mümkün olması söz konusu değil. Çünkü bu iktidar tecritten besleniyor.

Türkiye, Kürt düşmanlığı üzerinden bir siyaseti dayatmaya devam ediyor. Çünkü bu iktidar tecrit, kayyım ve savaş politikalarını sürdürmenin yolunun Kürt düşmanlığından geçtiğini bilerek sabah akşam Kürt düşmanlığı yapmaya devam ediyor. Dolayısıyla Suriye sınırımızda bir terör koridoru yok. Suriye sınırımızdaki Kürtlere olan düşmanlıktan beslenmeye çalışan bir iktidar var. Mesele bu kadar açık ve nettir.”

Reklam

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here