HDP Grup Başkanvekili Kurtulan: AKP kaşıkla verdiğini kepçeyle geri alıyor

0

HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. “Geçim sıkıntısının her geçen gün artıyor olması hepimizin malumu.” diyen Kurtulan, şunları söyledi:

“AKP’nin gelecekten beklentisi olmayan, yaşama umudunu yitirmiş bir topluluk yarattığını hepimiz biliyoruz. Bütçe görüşmelerinde halkın alım gücünü ciddiyetten uzak, kahkahalar eşliğinde yapılan bir yumurta kıyaslamasının yapıldığını hepimiz gördük. Bu hesabın yoksula daha çok yoksulluk, halka daha çok açlık, yandaşa ise daha çok zenginlik olarak döneceği açıktır. Bunun devleti yönetme anlayışı olduğunu görüyoruz.

Bir yılda doğal gaza yüzde 50, elektriğe yüzde 56, benzine yüzde 32 zam geldi. Emlak vergisi, motorlu taşıtlar vergisi de yüzde 22.53 zamlanıyor. Yurt ücretlerine de zam yapıldı. Yurt ücretlerine yüzde 13,91 zam yapılırken 4 gün sonra öğrenim kredisine yani bursa yüzde 10 zam yapıyorlar. Görüyoruz ki öğrencilerden bile, toplumun en hassas ve katkı bekleyen kesiminden bile kaşıkla verdiğini kepçeyle geri alıyor.

Tüm bunlarla birlikte, ülkenin geldiği bir tablo var maalesef, hepimiz çok üzülerek izledik. Fatih’te 4 kardeşin toplu intiharı, Antalya’da da 4 kişilik bir ailenin yok olması utanç vericidir. ISİG, ülkemizde 2013-2018 arasında 351 kişinin iş bulamadığı, geçinemediği için, geleceğe dair umudunu yitirdiği için, bu krizi aşamadığı için yaşamına son verdiğini açıkladı. Artık şunu söylemek gerekiyor: Sırça köşklerinizden halka bakmayı bırakın. Artık işçisi, emekçisiyle, öğrencisiyle, kadınlarıyla, işsiziyle halkın sizi finansa edecek gücü kalmadı. Bunu görmenizin vakti geldi de geçiyor bile.

Bu hafta Meclis’te dijital hizmet vergisinde değişiklik de içeren kanun teklifi görüşülecek. Bu teklifte işletmelere yeni vergiler getiriliyor gibi görünse de aslında yurttaşların yükü artıyor. Yine bir torba yasa, artık torba yasa mantığını eleştirmekten yorulduk. Her alana dair düzenlemeleri koymuş hükümet. Otellerde konaklayan her müşteri için 18 TL’lik konaklama vergisi getiriliyor. İşletme sahiplerinin yoğun tepkilerine neden olduğunu görüyoruz. İşletme sahipleri de bunun doğru ve adaletli olmadığını, bunun pratikte kendilerini zorlayacağını bangır bangır söylüyorlar. Dijital hizmet vergisini tüketiciler ödemeyecek gibi görünse de hizmet sağlayıcılar vergi yükünü ister istemez fiyatlarına yansıtacak. Yani gizli zam geliyor. Futbolcuların ödediği vergi artıyor.

Tabii ki tüm yasalarda mutlaka Saray’a bir pay düşer. Böylesi bir teklifin içinde ne işi varsa, plan bütçe görüşmeleri sürerken, orada bunun tartışılması gerekirken, Cumhurbaşkanına 70 milyar ek borçlanma yetkisi veriliyor. Cumhurbaşkanlığı hesaplarına da baktığımızda bu bütçenin daha çok şatafatlı bir yaşama ve toplumu daha çok baskılamaya dönük harcanacağını söylemek mümkün. Olması gereken şey, adaletli bir vergi sisteminin bir an önce halklarımızın önüne konulmasıdır.

Partimiz uzunca bir süredir AKP’nin kayyımlar politikasıyla da mücadele ediyor. Seçimde istediği sonucu çıkaramayınca Kayyım darbesi mantığıyla belediyeleri yönetme yolunu deniyor. Hali hazırda 3 büyükşehir, bir il, 12 ilçe olmak üzere toplam 16 belediyemize kayyım atanmış durumda. En son Kızıltepe’ye kayyım atama süreci de basına yansıdı, tüm kamuoyu utançla takip etmiştir. Belediye eşbaşkanımız, sabah belediyeye gittiğinde bir tebligat yapılmadan belediyenin karakola çevrildiğini görüyor. ‘Ben buranın seçilmişiyim, benim buraya girme ve çalışma hakkımı engelleyemezsiniz’ diyor ancak cevaben emir yukarıdan geldi, yapacak bir şey yok deniliyor.

AKP, Cumhur İttifakı neden bunu deniyor? Ta seçim döneminde bunu bangır bangır söylediler; ‘Oy verirseniz de biz kayyım atayacağız, sandığa gitmeyin’ dediler. Ama bunu gerçekleştiremediler. Seçimin daha ilk günü valilerin 3 büyükşehire kayyım atayın talimatı verdiği de ortaya çıktı. Kamuoyunun şunu bilmesinde çok büyük fayda var: Bunlar önce kayyım atamayı planlıyor. Daha sonra hayali iddianame hazırlanıyor. Kayyımları gerekçeklendirmeye, kamuoyunda bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Ama hepimiz biliyoruz ki özellikle bölgede sayısı 4 milyonu aşan seçmenin iradesinin gasp edilmesi o topraklarda başta Kürtler olmak üzere yaşayan herkesin seçme seçilme hakkının elinden alınmasıdır.

Reklam

Kadınların yıllardan beri verdikleri mücadelenin ürünü olan ve onun üzerinden toplumu demokratikleştirmeye, eşit ilişki, eşit yaşam, eşit yönetimi oluşturmaya çalıştıkları eşbaşkanlık sisteminin hedeflendiğini görüyoruz. AKP’nin talana dayalı belediyeciliğine alternatif olan; demokratik, katılımcı, halktan geleni halka hizmet olarak döndüren belediyelerimizi tasfiye etmeye dönük bir girişim olduğunu da tüm kamuoyuyla paylaşmak isteriz.

Daha önce de ifade etmiştik, Sayıştay raporlarına da yansımıştı; kayyımın bir talan, hırsızlık uygulaması olduğunu hepimiz biliyoruz. Belediye başkanlarımız, kayyımlardan devraldıktan sonra, yapılan yolsuzlukları paylaştıklarında aslında fındık, fıstık çerez ve kadayıf esas mesele değil. Orada, kayyım atadıkları belediyelerde, tüm şirketlere fatura yükleyerek kendilerine bir örtülü ödenek mi yaratılmaya çalışıyorlar diye sormak lazım? Bu paranın nereye aktarıldığını, talanın, bu kadar büyük meblağların hangi örtülü ödenek kaleminde bulunduğunu, nereye harcandığını kamuoyunun sorması lazım.

Cumhurbaşkanının Rusya ve ABD ilişkilerine dair şunu söylemek lazım; yaptırımların başlığı nedir? Kendileri aile servetleri ve hukuksuz uygulamalarıyla ABD’nin oyuncağı olmuş durumdalar. Emperyalistlerin onlardan Türkiye adına taviz koparma çabalarını hepimiz biliyoruz. Tüm partiler ABD’ye karşı Cumhurbaşkanına destek amacıyla bildirilere imza atsalar da şunu biliyoruz; adaletli bir şekilde yönetilmeyen bir Türkiye gerçeğinde, IŞİD ilişkileri, haksız yere edinilmiş servetleri, şatafata boğulmuş zaafları, Türkiye’yi uluslararası arenada pazarlık konusu haline getirdi.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here