HDP Grup Başkanvekili Oluç: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi mutlaka parlamenter rejimle değiştirilmeli

0

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

Diyarbakır Valiliği’nin, 26 Haziran’da gözaltına alınan Sevil Rojbin Çetin’e “köpekle işkence yapıldığı” iddialarına ilişkin açıklamasını hatırlatan Oluç, “Diyarbakır Valiliği bu işkenceyi yapanları koruyacak ve aklayacak bir senaryo yaratma uğraşına girdi ve bir açıklama yaptı. Açıklamanın hangi cümlesini okursanız okuyun tam bir kepazelikle karşı karşıyayız.” dedi.

Yetkililere sorumlular hakkında işlem başlatılması için çağrıda bulunan Oluç, konunun takipçisi olacaklarını söyledi. Bazı baroların yaptığı yürüyüş çağrısına da değinen Oluç, “Baro başkanları ve üyeleri, iktidarın, ‘makul avukat ve barolar yaratma, barolara biat ettirme projesine’ karşı itiraz ediyorlar, eleştirilerini dile getiriyorlar. Yarın Türkiye’nin çeşitli illerinde baroların düzenleyeceği savunma yürüyüşleri olacak. Bu yürüyüşlerde herhangi bir provokasyona ve saldırıya yol açılmaması iktidarın elindedir.” diye konuştu.

Basın mensuplarının HDP’nin üç milletvekilinin koronavirüs testinin pozitif çıkmasına ilişkin sorusunu yanıtlayan Oluç, “Grubumuzda üç milletvekilinde koronavirüs tespit edildi. Sağlık durumları iyi. İlk günden bugüne kadar bir iyileşme göstermiş vaziyetteler. Bakımlarını yakından takip ediyoruz. Bu süreç elbette hekimlerin kontrolü altında devam ediyor.” şeklinde konuştu.

Gerekli önlemleri aldıklarını, az sayıda personel ve milletvekili danışmanı ile çalışmaları sürdürdüklerini, bu hafta TBMM Genel Kurulu çalışmalarını da az sayıda milletvekiliyle yürüteceklerini dile getiren Oluç, “Önlemleri almaya devam edeceğiz. Çünkü, bu meselenin geçici, bitmiş bir mesele olmadığını düşünüyoruz. Toplumda da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu. Oluç, vatandaşların maske, fiziki mesafe ve hijyen tedbirlerine uyması gerektiğini söyledi.

Koronavirüs tespit edilen milletvekillerinin test sonucunun ardından Diyarbakır’da seçmenle buluştuklarına yönelik iddiaların anımsatılması üzerine Oluç, bu iddianın doğru olmadığını ve milletvekilleriyle pazartesi ve salı günü toplantı halinde olduklarını söyledi. Oluç, koronavirüs testi pozitif çıkan milletvekillerinin Ankara’da olduğunu ve ikisinin tedavisinin hastanede birinin ise evinde devam ettiğini kaydetti.

Kıdem tazminatı tartışmalarına ilişkin bir soruyu yanıtlarken de Oluç, kıdem tazminatının işçilerin ve emekçilerin alın terleriyle elde ettiği bir hak olduğunu vurguladı. Konuya hassasiyetle yaklaştıklarını dile getiren Oluç, atılacak hiçbir adımın işçiler, emekçiler aleyhine olmaması gerektiği yönündeki tutumlarının son derece net olduğunu söyledi.

Basın mensuplarının 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “parti devleti” açıklamasını sormaları üzerine Oluç, şöyle konuştu:

Reklam

“Bir çok uygulamanın parti devleti uygulaması olduğunu görüyoruz ve söylüyoruz da. Maalesef daha önce de ifade ettik. Türkiye tarihinde bir kez daha parti devleti uygulamaları gündeme gelmiştir. Yıllar sonra Türkiye ve toplum parti devleti uygulamaları ile karşı karşıya kalmıştır. Bakın valiler adeta AKP il başkanları gibi davranmaktadır. Kaymakamlar AKP’nin ilçe başkanı gibi davranmaktadır.

Yürütmenin başı, Cumhurbaşkanı sıfatı ile aynı zamanda AKP Genel Başkanı’dır. Yani Yürütmenin başı Yasama ve Yargıyı tahakkümü altında tutarken, bir parti genel başkanı olarak bunu yapmaktadır. Yargıya atamaları yaparken, bir partinin genel başkanı olarak bunları yapmaktadır. Yürütmenin başı, kanun tekliflerini torbalar şeklinde Yasamaya gönderirken, bir parti genel başkanı olarak bunları yapmaktadır. Bütün bu uygulamalar, parti devleti uygulamaları, parti ile devletin örtüşmesi uygulamaları, demokrasi açısından, hukukun üstünlüğü açısından kabul edilebilir değildir.

O nedenle bu yöndeki eleştiriler doğrudur. Biz de bu konudaki sistem eleştirilerimizi, yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gibi bir ucubeye yönelik eleştirilerimizi dile getiriyoruz. Dünyada başka bir örneği olmayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin mutlaka tartışılarak, güçlü bir yerel demokrasi üzerinde yükselen güçlendirilmiş parlamenter rejimle değiştirilmesi gerektiği konusundaki tavrımız açıktır.

Bütün veriler ekonomiye ilişkin, makro verilerin hepsi aslında gidişatın son derece kaygı verici olduğunu göstermektedir. Binlerce ithal ürüne ek vergi getirildi. Peyderpey bunları yaşadık. Neden bunlar yapılıyor? Yeni bir ekonomik sistemin parçası olarak mı, yoksa Türkiye’nin döviz açısından yaşadığı sorunları örtmek ve bunları öteleyebilmek için mi yapılıyor? Elbette ki, örtebilmek ve ötelemek için yapıldığını görüyoruz.

Öte yandan işsizlik ve enflasyon vahim. Rakamlarla, TÜİK verileri ile bölge müdürlerinin, başkan ve başkan yardımcılarının değiştirilerek oynandığını biliyoruz. Türkiye’de işsizlik vahim durumda, hayat pahalılığı da. Pandemi döneminde ekonomi açısından alınan önlemlerin ücretli çalışanın, dar gelirlinin, çiftçinin, esnafın, işçinin, emekçinin lehine olmadığını defalarca söyledik. Söylemeye devam ediyoruz. Dolayısıyla şu anda ekonomideki gidiş, hem makro veriler açısından hem de toplumdaki yansımalarına baktığımızda, son derece sıkıntılıdır.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here