HDP Sözcüsü Kubilay: Haksızca, hukuksuzca ihraç edilenleri işlerine iade edin

0

HDP Sözcüsü Günay Kubilay, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Van İpekyolu Belediye Eşbaşkanları Azim Yacan ile Şehsade Kurt’un gözaltına alınmasına tepki gösteren Kubilay, şunları söyledi:

“Kayyımcı zihniyeti kabul etmiyoruz, bu zihniyeti en sert şekilde kınamaya devam ediyoruz. Diğer yandan bugün sabah saatlerinde HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu evi basılarak gözaltına alındı. 2911 sayılı gösteri ve yürüyüşlerine muhafleteten haknıda bir soruşturma olduğu gerekçesiyle evi basılarak gözaltına alındı. Bu çok utanç verici. Arkadaşlarımız telefonla arayıp ifadeniz var denilseydi arkadaşlarımız gidip ifadelerini verirdi. Diyarbakır’da da il yöneticilerimizin ve belediye meclis üyelerinin olduğu 5 kişi de bu sabah gözaltına alındı. Artık kayyımların bir yönetme biçimi, bir rejim olduğunu söylüyoruz ama kayyımlar artık siyasi iktidarın yönetemediğinin üstünü kapatamıyor. Gözaltılar, baskılar, tutuklamalar HDP’yi mücadelesinden alıkoyamayacaktır. Yılmayacağız, vaz geçmeyeceğiz, mücadeleye devam edeceğiz. Halkların Demokratik Partisi, demokratik mücadele çizgisine yılmadan devam edecektir.

Türkiye, Suriye’de bir başka ülkenin toprağına askeri müdahalede bulunmakla ve o toprakları işgal etmekle uluslararası hukuku ihlal etmiş ve savaş suçu işlemiştir. Bunu biz değil, Cenevre Sözleşmesi söylüyor. Ancak bunun kadar daha vahim olan bir diğer konu ise şudur: Kuzey ve Doğu Suriye halklarının kazanımlarını ortadan kaldırmak amacıyla Milli Suriye Ordusu adı altında Türkiye tarafından kullanılan ÖSO çetelerinden oluşturulan 100 bin kişilik bu suç makinesinin ne olacağı sorusudur? Erdoğan’ın Türkiye’nin bu çetelerle komşu olmasında bir beis görmediğini, bir hicap duymadığını biliyoruz. Ancak, bu konuda evdeki hesap çarşıya uyacak gibi görünmüyor. Altını kalın çizgilerle çizerek söylemek gerekir ki, AKP-MHP iktidarının bu çetelere ihtiyacı kalmadığı ve posa gibi bir kenara fırlatıp attığında bunlar, bütün kin ve nefretini Türkiye’ye yönelteceklerdir. İşte o zaman Türkiye bu çetelerin öncelikli hedefi haline gelecektir.

Bu bütçe, AKP iktidarının utanç vesikasıdır. Bu utanç vesikası EYT’lilere, KYK borcu olan öğrencilere, kadınlara, emekçilere, yoksullara, 8 milyon işsize hakaret etmekte, onlarla dalga geçmekte, çare olarak ölümü göstermektedir. Tıpkı 2 gün önce Fatih’te 4 kardeşe gösterdiği gibi. İstanbul Fatih’te 4 kardeşin parasızlıktan, yoksulluktan, çaresizlikten intihar etmesinin sorumlusu, yoksulluğu bu topluma kader olarak empoze eden AKP iktidarıdır. 4 kardeşin intihar etmesinin sorumlusu daha cenazeleri yerden kaldırılmadan elektriklerini kesme cüreti ve ahlaksızlığını gösteren elektrik dağıtım şirketi ve kamusal hizmet adına ne varsa özelleştiren, yandaş sermaye gruplarına aktaran bu iktidardır. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2002 – 2018 yılları arasında Türkiye’de günde ortalama 8 kişi hayatına son verdi. Görüldüğü gibi bu bütçede işçi yok, emekçi yok, yoksul yok, kadın yok, genç yok, emekli yok, ekoloji yok… Yandaş sermaye gruplarına teşvik ve destek, savaş ve silah harcamaları hepsi bu kadar.

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç’ın KHK’lar ile ihraç edilenlerle ilgili açıklamalardan sonra tartışma alevlendi. Bu konuda açıklamalar şöyle: Bülent Arınç: ‘KHK uygulamaları bir faciadır.’ İbrahim Kalın: ‘Bir faciadır dediğinizde, 15 Temmuz faciasını gölgeleyen bir tutum gibi algılanır.’ Erdoğan: ‘Esefle karşıladım, şık bulmuyorum.’ Fahrettin Altun: ‘Yüksek İstişare Kurulu toplantısında 15 Temmuz hain darbe girişiminin faili FETÖ’ye karşı yürütülen kararlı mücadeleden asla taviz verilmeyeceğinin üzerinde hassasiyetle durulmuştur’ gibi açıklamalar yapmışlardır. Buna karşılık Bülent Arınç: ‘KHK mağdurlarının uğradığı haksızlığı dile getirmenin FETÖ’yü aklamak olduğunu iddia edenlerin akıl ve izandan yoksun olduğunu söylerim’ demiş. Ne hazindir ki, savcıları göreve çağıranların geçmiş yıllarda FETÖ övgüleri halen elden elde dolaşmaktır.

Ünlü meseldir: Cinayet mahalline ilk olarak azmettiren gelirmiş. Arınç, kurt ile yiyip kuzuyla ağlayan siyasi bir kişiliktir ve kendisi timsah gözyaşları dökmesiyle ünlüdür. Arınç’ın ve AKP’lilerin KHK ile haksızca, hukuksuzca, ihraç edilenlerle ilgili söyleyebilecekleri tek söz yoktur. KHK’yle ihraç edilenlerin kayıkçı kavgasına değil, işlerine iade edilmeye ihtiyaçları var. AKP iktidarının yapması gereken tek şey, haksızca, hukuksuzca ihraç ettiklerini bir an önce işlerine iade etmektir. Barış Akademisyenler örneği var. Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğü dedi. Mahkemelerden beraat ettiler. Neden duruyorsunuz? Görevlerine iade etmiyorsunuz? Zulmünüzü büyütüyorsunuz. Çok ilginçtir darbenin siyasi ayağı dışarıda… Damatlar tek tek beraat ediyor. Binlerce insan ise mağdur ediliyor. Artık mızrak çuvala sığmıyor. KHK zulmüne son verin. Haksızca, hukuksuzca ihraç edilenleri işlerine iade edin çağrısını yapmak istiyoruz.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here