Her gün yüzlerce parça plastik yutuyorlar..

0

Denizlerdeki plastik kirliliğinin sonuçlarını araştıran bilim insanları, balina köpekbalıkları ve manta vatozlarının her gün yüzlerce plastik yuttuğunu tespit etti. Araştırmaya göre balina köpekbalıkları saatte ortalama 137, manta vatozları ise 63 parça plastik yutuyor.

Araştırmanın gerçekleştirildiği Hint Okyanusu ve Büyük Okyanus’un birleşme noktasında yer alan Endonezya açıklarında Mercan Üçgeni olarak bilinen bölge biyoçeşitlilik zenginliğiyle tanınıyor. Ancak son yıllarda artan kirliliğin bu bölgedeki canlıları nasıl etkilediğinin boyutları henüz tam olarak bilinmiyor.

Avustralya, Endonezya ve Amerika Birleşik Devletleri’nden bilim insanlarının yürüttüğü araştırma bu bölgede su filtreleme yöntemiyle beslenen dev canlılar üzerine odaklandı. Bilim insanları balina köpekbalıkları ve manta vatozlarının avlanma alanı olan yerlerde çok ince ağlar yardımıyla örnek topladı ve toplanan plastik miktarını ölçtü. Buna göre balina köpebalıklarının bir günde bin parçadan fazla plastik yuttuğu görüldü.

Frontiers Marine Journal dergisinde yayımlanan araştırmada ayrıca, bu bölgedeki plastik miktarının yağmur mevsiminde 44 kat daha arttığını, bunun nedeninin de nehir sularıyla daha fazla atığın okyanusa taşınması olduğunu tespit edildi.

Balina köpekbalıkları dünyanın en büyük balığı olarak biliniyor. 12 metre uzuluğa ve 40 tona yakın apırlığa sahip olan erişkin balık, günde yüzlerce metreküp su yutuyor ve içinden beslenmek üzere planktonları filtreliyor.

Hayalet vatoz olarak da isimlendirilen manta vatozlar da benzer şekilde filtreleme yöntemiyle besleniyor. Plastik atıkların zaman içinde çok küçük parçalara bölünmesi, bu hayvanların daha çok plastik yutmasına neden oluyor. Bir vatozun dışkı örneğinden 26, kusmuğundan ise 66 parça plastik bulunması bu bulguyu destekiyor.

Araştırmayı yürüten bilim insanları bu canlıların yuttuğu plastiklerden geçebilecek zehirli kimyasallarınsindirim sistemlerinde ne gibi etkiler yarattığını bilemediklerini belirtiyor. Plastiklerin canlılarda nasıl bir etki bıraktığı hayvanların beslenme biçimini ve midesini analiz etmeyi gerektiriyor. Ancak araştırmacılar nesli tükenme tehlikesi altındaki türler için bu geleneksel yöntemden kaçındıklarının altını çiziyor.

Kaynak: Euronews

Reklam

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here