Herkes bir başkasının sarı öküzünün gidişini seyrediyor

1

İyi günlerden geçmiyoruz.

Aslına bakarsanız iyi günler de pek yaşamadık.

Huzursuzluğumuz, huzurumuza hep baskın çıktı.

Ülkemizde acının, gözyaşının, ayrılığın, kaosun, stresin, düşmanlığın bini bir para.

Gelen gideni aratıyor. Her defasında olmayan gücün zehirlenmesini yaşıyoruz.

Kardeşlik duygularımız zayıflamış, birbirimize olan bakışımız değişmiş. Öfkeye teslim olmuşuz. Hayat felsefemiz, bir başkasının düşlerini yok etmek üzerine kurulu.

Yaşatmaktan daha çok öldürme endeksli çalışıyoruz. Bir başkasının ateşini söndürme yerine ateşin narlanması için çaba içindeyiz.

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığı hücrelerimize kadar işlemiş.

Zalimi alkışlamak, vazgeçilmezimiz olmuş.

Gelene ağam, gidene paşam, ölene ‘oh olsun’ diyoruz. İnsanlık çizgisinden epey uzaklaşmışız ama yine de kendimizi insanlığın merkezinde sanıyoruz.

Çevreden kopuk bencilliğin zirvesindeyiz. Varlığımız ile yokluğumuzun belirtisi alıp verdiğimiz nefes.

Bu nedenle herkes bizim zahiren yaşadığımızı sanıyor.

Komşu komşunun külüne muhtaçtı. Şimdi bakıyorum da komşu, ateşte yanan komşusunun külünü havaya savuruyor.

Birlik yok, beraberlik yok, kardeşlik yok, yardımlaşma yok, hakkaniyet yok, adalet yok, hukuk yok, diğerkâmlık yok…

Kısaca yokluk içinde insanlık da yok.

Renklerimiz kayboldu. Artık tek bir renge mahkumuz.

Yönetimleri altında inlediğimiz gücün rengi.

Neredeyse hiç Sarı Öküz kalmadı. Yaptığımız tek şey Sarı Öküz’lerin gidişini seyretmek. Çünkü menfaatlerimiz bunu gerektiriyor. Şimdilerde sırası gelenin yaptığı şey ise Sarı Öküz’ü hatırlayıp pişmanlık duymak.

Doğal olarak bu durum çözüme bir katkı sunmuyor. Öküz de Sarı Öküz de çok diyorsanız; o zaman kurtuluş aslanların doymasını beklemekte yatıyor.

Aslan da doyar mı; buyrun siz karar verin!..

Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak öküzler, saldırı anında bir araya geldiği zaman aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış.

Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan, yanına bir iki aslanı da alarak beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış. Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:

“Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz’de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım.”

Boz Öküz ve heyeti, bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak Sarı Öküz’ü vermişler aslanlara.

Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

Bir süre sonra aslanlar, yine aynı yöntemle gelip bu kez Uzun Kuyruk’u istemişler: “Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp barış içinde yaşamaya devam edelim.”

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk’u teslim etmiş.

Yine Benekli Öküz karşı çıkmış.

Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle.

Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış.

Artık hiçbir bahane ileri sürmeden doğrudan müdahale ederek “Verin bize şunu, yoksa karışmayız.” demeye başlamışlar.

Öküzler, birer birer aslanların pençesinde can vermeye başlamış. Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride.

İçlerinden biri liderlerine “Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, vaktiyle ne kadar güçlüydük.” diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz’ün sözlerini de hatırlayarak gözleri nemli bir şekilde şu cevabı vermiş:

“Biz, Sarı Öküz’ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı.”

1 YORUM

  1. Evet cok guzel bir yorum anlayana ama dedigin gibi biz bu davayi ilk økuzu verdiginiz gun kaybettik millette ne dusunecek kafa nede hur dusune bilen akil kaldi eline gecen uc kurusu dolarla mi altina mi cevirsem hesabinda devlete ise girmis biri hurriyeti ne yapsin ?o maasini derdinde demokrasi ona uymaz ben kimseye anlatamadim ki yapmayin etmeyin tek adama ulkeyi teslim etmeyin melekte olsa ama nafile arkadaslar ve hatta esim bile fetocu dedi bense hic bir tarikat liderine hos bakmadim inancimi kuran ve sunnete uygun yasamaya bireysel olarak yasamaya calisirim millette hak ve batili ayirt etme duygusu bitmis

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here