Hüda Kaya’nın korkusu ülkemizin özetidir

1

Korku, bir belirsizlik karşısında tehdit algısı ile tetiklenen, rahatsız edici ve olumsuz bir his.

Evrensel bir duygu.

Korkusuz insan var mıdır?

Hayır.

Her insan bu duyguyu bir şekilde mutlaka tatmıştır.

Bu girişi yapmamın sebebi HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya.

Sayın Kaya, Twitter hesabından “Size de ağır geliyor mu?” diye bir soru yönelterek yaşadığı korkuyu anlattı:

“Bugün işim gereği Sakarya’daydım, annem aradı. Annem, Kürtçeden başka lisan bilmez. Kalabalık bir yerde olduğum için korktum, telefona bakamadım. Kalabalık bir yerde olduğum için korktum, telefona bakamadım. Bu bana çok ağır geldi.”

Acı ama gerçek.

Bana da çok ağır geldi çaresizce.

Empati kurun ve bakın size nasıl gelecek?

Hüda Kaya denince akıllara 28 Şubat gelir.

“Ulusal Bir Heyecan Gecesi ve Başörtüsü” başlıklı yazısına açılan dava sebebiyle işinden evine dönerken sokakta gözaltına alınıp tutuklandı.

Bir gün sonra yanına Malatya’nın Akpınar Meydanı’nda gözaltına alınan 13 yaşındaki oğlu Muhammed Cihad gönderildi. Ana-oğul düşünce suçu olarak bilinen 312. maddeden DGM’de yargılandılar.

Hüda Kaya

Hüda Kaya 20 ay cezaevinde kaldı.

1999 yılında 16, 17 ve 18 yaşlarındaki kızları, terörle mücadele ekipleri tarafından okul basılarak gözaltına alındı. Hüda Kaya, bu defa 146. maddeden üç kızıyla birlikte idam istemiyle yargılandı.

Bu yargılamalardan da çeşitli cezalar aldılar.

60 yaşında çilekeş bir insan.

Benim yazdıklarım, yaşadıklarının binde biridir.

Yıllardır Meclis kürsüsünden haksızlığı, hukuksuzluğu, adaletsizliği ve hak ihlallerini haykırıyor.

Tıpkı 28 Şubat’ta olduğu gibi.

Aslında ülkedeki tüm mağdurların bir parçasını kendi hayatında barındırıyor.

Şimdilerde Meclis’te AK Parti sıralarından kendisini konuşturmamaya çalışanlar daha yokken o, meydanlarda hak mücadelesi veriyordu.

Şimdikinler konuşsunlar diye.

Şimdi onlar konuşuyor; Kaya, korkusundan konuşamıyor.

Yaşadıkları kaderin bir cilvesi olsa gerek.

Kalabalık bir yerde annesiyle telefonda Kürtçe konuşamıyor.

Korkuyor.

Neden?

Bu soruya toplumun tüm kesimleri, tüm katmanları cevap vermeli.

En başta da ülkeyi yönetenler.

Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin!..

Kim musallat etti bu korkuyu bize?

Herkes korkuyor.

Yazan da korkuyor konuşan da korkuyor tweet atan da korkuyor eleştiren de korkuyor seven de korkuyor sevilen de.

İktidar da korkuyor muktedir de korkuyor sıradan vatandaş da korkuyor.

Bunun adı korku iklimi.

Belirsizliğin adıdır korku.

Bu korku aslında ülkemizin de özetidir.

1 YORUM

  1. BANA DA ÇOK AĞIR GELİYOR. 21. yüzyılda böyle çoktan halledilmiş olması gereken konuları konuşmaktan utanç duyuyorum. Milletvekilimiz bu dertten yakınıyorsa, vay diğerlerinin haline. Bunun tek suçlusu eski yeni parti ayrımı yapılmaksızın tüm aşağılık siyasilerdir. Maaş ve kendi özlük hakları için gece yarıları hep birlikte parmak kaldıran ve yasa çıkaran bu aşağılık illetvekilleridir. Bu memlekette evlilikler yaptığımız başka kökenden vatandaşlarımızla hiç bir alıp veremediğimiz yoktu, bu memlekette her dinden insanlarla sorunumuz yoktu, camiye gidenlere saygı duyulurdu. Ama aşağılık siyasiler kaşıya kaşıya kökenlerimizi de, dinleri de, dinsizliği de sorun haline getirmişlerdir. Ve alayının, bu olumsuz ortamı yaratanların tek ortak noktası dinleridir. Referansı din olup yalancı ve sahtekar olmayan siyasetçi yoktur. Buna Kürt siyasetçiler de dahildir. Bakmayınız çoğunun sol görünümlü olduklarına. On yıllardır ne ağalığa, ne şıhlığa, ne bedavacılığa karşı durmadıkları gibi adeta siyasi ağalık yaratmışlar, kendi özel konutlarında keyif çatmışlar, çatmaktadırlar. Hüda Kaya gibi milletvekilliğini bir şeyleri düzeltebilirim diye seçen her partiden çok çok az kişi var. Az sayıdakiler meclise girip, görüp anladılar bu sistemle çobanlar kadar değerleri olmadığını. Çobanlığı küçümsediğim için yazmıyorum, çok eğitim gerektirmeyen tamamen doğa ile baş başa ve asıl işleri hayvanlara iyi bakmak oldukları içindir. Ve iddia ediyorum 600 ün içinde çobanlar kadar insana ve hayvana yararı olan vekil sayısı 60 ı geçmez. Seçim sistemini, siyasi partiler yasasını değiştirmeyen, partilerde lider saltanatını bitirmek için çaba harcamayan her milletvekili İLLETVEKİLİ dir.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here