Hükümetin yanlış politikası Ortadoğu’da bir çok zulme yol açtı..

0

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi. “4 Eylül 1919’da SivasKongresi gerçekleştirilmiş ve Milli Mücadelemiz açısından çok önemli bir merhale katedilmiştir.” diyen Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Bugün bu kongrenin 100. sene-i devriyesini hep birlikte yaşamaktayız. Sivas Kongresi aziz milletimizin makûs tarihinin tersine dönmesi noktasında önemli bir adımdır. Çünkü Sivas Kongresi neticesinde; ‘Vatan bölünmez bir bütündür ve parçalanamaz’ denmiş, manda ve himaye reddedilmiş, her türlü işgale karşı direniş kararı alınmıştır. Sivas Kongresi’nde emeği geçen bütün Milli Mücadele kahramanlarımızı bir kere daha rahmetle anıyorum.

Eğitim de sıkıntımız sadece öğretmenle alakalı ya da müfredat ile alakalı değildir. Eğitimimizdeki esas sorun şekilciliktir. Eğitim bir vizyondur. Bu vizyonu öğrencilerimize anlatamazsak öğrencilerimizden bir hayır bekleyemeyiz.

Adalet külliyede başlayıp külliyede bitiyor

Bu yıl adli yıl açılışı adliyeler yerine külliyede yapıldı. Çünkü adalet külliyede başlayıp külliyede bitiyor. Cumhurbaşkanı’nın, yoğun çabalarımızdan sonra adalet kelimesini gündeme taşımasını olumlu buluyorum. Adalet öç alma mekanizması değildir. Hasmın bile hakkı gözetilmezse orada adaletten bahsedilmez. Adil olmayan devlet ayakta kalamaz. Mazlumun ezildiği ortamda huzur olmaz.

Masum insanların cezalandırılmasına seyirci kalamayız. Masum insanların haklarına kavuşmaları en büyük gündemimizdir. Sayın Cumhurbaşkanı Hazreti Ömer’in adaletinden bahsediyor. Ben de kendisine Hazreti Ömer’in hayatını incelemesini tavsiye ediyorum. Hazreti Ömer kayırmacılık yapmamıştır, devlet imkanlarından saray yapmamıştır, akrabalarına makam mevki vermemiştir, adaleti gözettiği için bir yahudinin hakkını müslümandan almaktan geri durmamıştır.

İktidar sözün doğrusunu söylemek değil, doğrusunu yapmaktır. Biz iktidara doğruyu anlatamıyoruz. Ama iktidar doğruyu anlayana kadar da söylemekten yorulmayacağımızı da belirtmek istiyoruz. Bugün ülkemizde 4 milyonun üzerinde insanımız işsizdir. Gerekli adımlar atılmazsa bu ekonomi değişmez. İyimserlik tablolarına inanacak bir tek kişi bile kalmamıştır.

Güvenli bölge meselesinde Amerika Türkiye’yi bir kez daha kandırdı

Reklam

Ekim yapılmayacak toprağımız yokken çiçeği bile dışarıdan alır vaziyetteyiz. Türkiye kendi tohumunu kendisi ekmelidir, dışarıdan almamalıdır. Ama bir çiftçi çıkıp kendi tohumunu ekerse hemen cezalandırılıyor. Çiftçinin üzerindeki ekonomik yük azaltılmalıdır. Vergiden muaf tutulmalıdır. Kendi tütünümüzü ekemiyoruz. Amerikan tütününe muhtaç kaldık. Bizim tütünümüz serttir ama Amerikan tütününe bir şeyler karıştırıldığına eminim.

Güvenli bölge meselesinde Amerika Türkiye’yi bir kez daha kandırmıştır. Hükümet yetkililerinin basına anlattığı hiçbir şey gerçekleşmedi. Hükümetin bugüne kadar sürdürdüğü Suriye politikası baştan sona yanlıştı. Hala yanlışta ısrar ediliyor. Bu politika acilen değiştirilmelidir. Hükümetin yanlış politikası Ortadoğu’da bir çok zulme yol açılmasına vesile oldu. Türkiye Ortadoğu’da ABD, Rusya ile yan yana gelmekten vazgeçip islam ülkeleri ile yan yana gelinmelidir. Suudi Arabistan ile yan yana gelmekten imtina eden hükümetimiz Amerika ile yan yana gelmekten imtina etmiyor.

TÜİK’in yaptığı anketler şeffaf değildir. İnsanların zorla fikirleri alınıyor. Kimse fikrini açıklamak zorunda değildir. Toplu sözleşmelerde herkes açlık sınırından bahsediyor, kimse yoksulluk sınırından bahsetmiyor.”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik “pejmürde ederiz” ifadelerine de tepki gösteren Karamollaoğlu, şunları ifade etti: “Tabii İçişleri Bakanı, İçişleri Bakanı’dır, belediyelerin yöneticisi değildir. Onların yanlış yapıp yapmadıklarını takip edebilir ama hakim de savcı da değildir. Kimseyi perişan etme hakkı da İçişleri Bakanı’na verilmemiştir. İçişleri Bakanı huzuru sağlamakla mükelleftir. Ben bu tip çıkışları hakikaten anlamıyorum. Eğer İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı bir hata işlerse, o hatasından dolayı onu alıp adliyeye götürür. Yoksa onu görevinden alamaz, yerine kayyum atayamaz. Bir prosedür var.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here