Hz. Lokman (a.s)’ın Öğütleri (1)

0
gündogdu

Hz. Lokman (a.s)

Hazreti Lokman, ilim ve hikmetiyle dillere destan bir zattır.  Bunun içindir ki, kendisine Lokman Hakîm, denmiştir. 

Hz. Lokman, ismi Kur’an’da geçen, (peygamber veya veli olduğu hakkında kesin bir bilgi bulunmayan) bir mânâ büyüğüdür.

İslâm tarihinde Hazreti Lokman’ın hikmetli sözleri, vecizeleri, öğütleri ve tavsiyeleri meşhurdur.

Hz. Lokman a.s, Hz. Eyüp’ün soyundan gelmektedir. Çiçekleri, otları ve tüm bitkileri kullanarak özel ilaçlar meydana getirmiştir. Tıp Biliminin amblemi bilindiği üzere yılandır. Bu amblemin Hz. Lokman (a.s)’dan geldiği rivayet edilmektedir.

Lokman a.s’ın hikmetli sözlerini  Kur’ân-ı Kerim de 31. Sure olan ve onun adını taşıyan Lokman sûresinde nakledilmektedir. Nitekim onun hakkında Kur’an’da;

وَلَقَدْ آتَيْنَا لُقْمَانَ الْحِكْمَةَ أَنِ اشْكُرْ لِلَّهِ ۚ وَمَنْ يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِ ۖ وَمَنْ كَفَرَ فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٌ

“Biz Lokmana “Allah’a şükret” diye hikmet verdik. Kim şükrederse kendisi için şükreder. Kim nankörlük ederse bilsin ki Allah müstağnidir, hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye lâyıktır”.(Lokman, 31/12) buyurulur.

Lokman’nın Kur’ân-ı Kerim’de yer alan oğluna öğütleri tefsirlerde de genişçe yer alır.

Çağları delip gelen bu öğütlerin,  21. Asırda da ne kadar çok önemli ve gerekli ve de ne kadar çok insanlığın ihtiyacı olduğunu bu gün daha iyi anlıyoruz.

İşte Hz Lokman a.s’ın  oğlu “Saran’a”  öğütleri…

Bu öğütler anne-baba tarafından çocuklarına verilmesi gereken öğütler olduğu ve anne-babaların da ne kadar önemli ve kutsal varlıklar olduklarını; onun için  bu öğütleri yerine getirmek ve onların verdikleri  öğütlerini kâle almak gerektiği, Kur’an’da ayrıca ara cümle olarak ifade edilmektedir.

وَوَصَّيْنَا الْإِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حَمَلَتْهُ أُمُّهُ وَهْنًا عَلَىٰ وَهْنٍ وَفِصَالُهُ فِي عَامَيْنِ أَنِ اشْكُرْ لِي وَلِوَالِدَيْكَ إِلَيَّ الْمَصِيرُ

“Biz insana, annesine babasına iyi davranmasını emrettik. Zira annesi onu nice zahmetlerle karnında taşımıştır. Sütten kesilmesi de iki yıl kadar sürer. İnsana buyurduk ki: “Hem Bana, hem de annene babana şükret, unutma ki sonunda Bana döneceksiniz.“(Lokman,31/ 14)

1-Allah’a ortak koşma

Lokman’ın oğluna ilk öğütü inançlar hakkındadır ki, iman-inanç, bir insan için öncelikli bir konu olduğuna işaret edilmektedir.

وَإِذْ قَالَ لُقْمَانُ لِابْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ ۖ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ

“Hani Lokman oğluna öğüt verirken demişti ki, ‘Oğlum (ey oğul!) Allah’a şirk/ortak koşma. Muhakkak ki şirk pek büyük bir zulümdür. (Lokman,31/13)

Çünkü şirk, canlı cansız bütün varlıkların ilan ettiği tevhidi iptal etmektir. Yarı ilahlar kabul etmektir. Müşrik her türlü haltı ettikten sonra, kabul ettiği uyduruk yarı ilahların şefaatı ile kendisini kurtaracaklarına inanır.

Ayrıca İnsanın şirk koşmasını etkileyen ve yönlendirenler ilk önce anne-babalar olduğu işaret edilerek, bu şirk öğretisine karşı tavır,  anne-babaya hürmet ve saygının dışında olduğu ifade edilir.

وَإِنْ جَاهَدَاكَ عَلَىٰ أَنْ تُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا ۖ وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفًا ۖ وَاتَّبِعْ سَبِيلَ مَنْ أَنَابَ إِلَيَّ ۚ ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

(Allah diyor ki:) ´(Anne babana saygılı ol;) ama eğer senin aklının (ilahlık) yakıştıramayacağı bir şeye Benimle birlikte ilahlık yakıştırman için zorlarlarsa onlara uyma; (o durumda bile) onlara bu dünyada iyilikle davran ve Bana yönelenlerin yolundan git. Sonunda hepiniz Bana döneceksiniz; ve o zaman (hayatta iken) yapmış olduğunuz her şeyi (gerçek şekliyle) size göstereceğim”. (Lokman,31/15)

2-Allah her yaptığınızı ortaya çıkarır. Hiçbir şey saklı gizli kalmaz.

يَا بُنَيَّ إِنَّهَا إِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ فِي صَخْرَةٍ أَوْ فِي السَّمَاوَاتِ أَوْ فِي الْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللَّهُ ۚ إِنَّ اللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ

(Lokman,) “Ey yavrucuğum!” (diye devam etti) “Ortada yalnızca hardal tanesi kadar bir şey de olsa, (yaptıklarınız) bir kayanın içinde (saklı) da bulunsa, yahut gökler(in tepesin)de ve yer(in derinliklerin)de de olsa Allah onu aydınlığa çıkarır: çünkü Allah, kuşkusuz, akıl sır ermez bir (hikmet Sahibi)dir ve her şeyden haberdardır. (Lokman,31/16)

Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah onların gizli tuttuklarını da bilir, açığa vurduklarını da.” (Bakara, 2/77)

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kâf, 50/16) buyrulmaktadır.

“Nerede olursanız olun Allah sizinle beraberdir”.(Hadid, 57/6)

Mademki O, bulunduğumuz yer neresi olursa olsun bizimle beraber, mademki “Dört kişinin fısıltı ile konuştuğu yerde beşincileri O’dur” (Mücadele, 58/7); Öyleyse gizli-açık konuştuğumuz her söze ve harekete dikkat etmeli, hesabını veremeyeceğimiz söz ve hareketlerden uzak durmalıyız.

Zira ne yaparsak yapalım, ne edersek edelim, hem dünya hem de ahirette bir gün yapıp ettiklerimiz ve söylediklerimiz, önümüze gelecektir. ( Zilzal, 99/7-8)

“Amel defteri ortaya konunca, suçluların, onda yazılı olanlardan korktuklarını görürsün, “Vah bize, eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmadan hepsini saymış!” derler. İşlediklerini hazır bulurlar. Rabbin kimseye haksızlık etmez”.(Kehf, 18/46)

Hz. Lokmân’ın oğluna verdiği bu öğütler de Allah’ın ona verdiği hikmetin meyveleridir.

Kuşkusuz insanın yaptığı her şey –ne kadar saklanırsa saklansın– Allah’ın mutlaka onu bildiği, dolayısıyla onun hesabını soracağı inancı ve bilinci ile bundan doğan sorumluluk duygusu ve kaygısı İslamî/ahlâkî hayatın temelidir.

Vesselam

(2. Bölümde Devam edecek)

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here