İBB’ye Kayyum Olmadı, Eşbaşkan mı Olacak?

3

İstanbul Belediye Başkanı ve İBB’ye bağlı kurumlar olmadan yapılan deprem toplantısı direksiyonu olmayan arabayı sürmek diye yazdım twitter’da.

AKP İstanbul’u 17 senede depreme karşı korumada bir arpa boyu gitmenin eksiğini bir günde çıkarma telaşındaydı.

İstanbul’a kayyum atanmış desek pek duruma uymuyor. Malum 31 Mart’tan önce bu denendi ama tam bir fiyasko ile neticelendi.

O zaman dünkü gıyabında toplantı için eş başkanlık denemesi demek daha uygun düşer.
Ama toplantının aşırı maskulen haline bakıldığında bu da pek mantıklı gelmiyor.

Malum eş başkan karşı cinsiyetten olmalı ama deprem için toplanan erkanda ilaç için bile bir kadın yok.

AKP’nin nihayet aklına deprem geldi diye sevinsek de, bunca yıldan sonra hayırdır demeden de geçemiyoruz.
Tabii ki deprem için elini taşın altına koyan herkes başımızın da üstündedir.

Ancak İBB’siz İstanbul depremi konuşarak makul bir çözüm arayan aklı da sorgulamak gerekir. Zaten gün sonunda buna dair düzeltmeler ardı ardına geldi.

Belirsizlik ortamında İstanbul için özel vergi salıp üzerine oturmaktan, İstanbul’a özel bir statü verip belediye yetkilerini derdest etmeye kadar, çeşitli senaryolar yazıldı çizildi.

Reklam

Türk sağının iki yüzlü ve sahtelikle dolu sözde liberal özde otokrat, sözde millet özde katı devletçi uygulamalarına yeni bir fasıl eklense şaşırmayız.

Diyarbakır’ı, Van’ı, Mardin’i seçilmiş belediye başkanından belli gerekçeyle koparan irade İstanbul’a da depremi gerekçe gösterip kayyum atasa yine saşmayız.

17 yıl belediye merkezi irade elinde iken yapamadığını, belediyeyi kaybedince yapmaya kalkmak dışarıdan ne kadar tuhaf görünse de AKP’nin müdafileri için vakayı adiyedir.

Bu kadar tezatı aynı anda yaşamak ve yaşatmak için yandaş olmak hem gerek hem şart.

İstanbul’u betonlayıp depremi unutan siyasi tercih deprem ‘ben buradayım’ deyince birden görevini hatırladı. Bu görevini bu zamana kadar yapmamanın kefaretini ise aklına bile getirmedi.

Kayyum ya da eş başkan olmayan bu düzene ne ad verilebilir.
Bence bunun adı “Zemine Göre Siyaset” olsun.
Hem deprem için de çağrışım olur.

İstanbul’u tek tabanca idare edip depreme hazırlamayan parti deprem zemini sarsınca zuhur ediyor. İBB başkanı olmadan yani İstanbul gemisini halkın emanet ettiği kaptansız sürmeye çalışıyor.

Kaptansız gemi ya karaya oturur ya da batar. 800 bin oy farkı belli ki AKP için yeterli gelmemiş ve İmamoğlu’nun ehliyetini sorguluyor.

Reklam

Halkın iradesini hiçe sayarak ortaya konulan bu cüret için çok şey söylenebilir.

Ben tek cümle edeceğim.

Tarih kendini iki kez tekrar edermiş, ilkinde dram ikincisinde komedi.

AKP İstanbul’da halk iradesini ikinci kez hiçe sayarak dramdan komediye yelken açıyor.
Bu filmin gişe yapacağını da sanmıyorum.
Tüm zamanların en başarısız filmi vizyona girmeye meraklı gibi.

3 YORUMLAR

  1. Veysi bey! İSTANBUL HALKI akp nin sinir uçlarına fena halde zarar verdı.
    Şimdi onlar, Istanbul “HALKINDAN” öc almak istiyorlar.”AMA,” “FAKAT,” LAKIN,”
    onu başaramayacakkarını bir türlü bilemiyorlar.
    Ocak Medya yazarlarıni okumanin zevki bam başka.
    Ellerınize sağlık.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here