İktidar, artık yürüyüşe dahi tahammül edemez bir hale geldi..

0

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Bursa ve İstanbul’da meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

Allah’ın bereketi olan yağmuru felakete dönüştürenin insanların rant hırsı olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, Bursa ve İstanbul’un tarihi dokusu ve kentleşmesi ile dünyaya örnek olabilecekken betona kurban edildiğini, estetiği bozulmuş şehirler haline getirildiğini ifade etti.

Koronavirüs salgın sürecinin hayatın pek çok alanını etkilediğini belirten Karamollaoğlu, bu etkilerin en başında, atılan yanlış adımlar nedeniyle gençlerin geleceğinin belirlendiği sınavların geldiğini kaydetti.

Bu hafta sonu yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) katılacak 2,5 milyon gence başarılar dileyen Karamollaoğlu, “Sınav tarihlerinin öğrencilerin psikolojik durumlarını dikkate almadan değiştirilmesi, ne yazık ki öğrencilerimizin psikolojisini etkiledi. Kendi torunlarımdan biliyorum, bu süreçten etkilendiler tıpkı bütün gençler gibi. Burada acelecilikten kaynaklanan bir hata var.” değerlendirmesinde bulundu.

Karamollaoğlu, bazı baro başkanlarınca yapılan yürüyüşe de değinerek, şunları kaydetti: “Adalet herkese lazım, yürüyüş hakkı anayasal bir haktır. Bunun engellenmesi doğru değildi. Bugün iktidarda bulunanlar da yarın muhalefete düşerlerse yürüyüş yapmaya ihtiyaç duyabilirler. ‘Avukatlara yeşil pasaport vereceğiz’ diyen iktidarın aynı avukatları Ankara’ya sokmamaya çalışması ise siyasi bir çelişkidir. Bu iktidar artık yürüyüşe dahi tahammül edemez bir hale geldi. Burada çoklu baro tartışmalarına da değinmek istiyorum. Biz bu tartışmaları doğru bulmuyoruz. Burada bir kamplaşma meydana gelecekse, yandaş baro karşıt baro gibi durumlar ortaya çıkacaksa bizim bugüne kadar ısrarla üzerinde durduğumuz kutuplaşma burada meydana gelir.”

“Fransa önce kendi geçmişi ile yüzleşmeli”

Karamollaoğlu, Libya’da yaşanan gelişmelere ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı: “Libya’da iktidarın takındığı tavır isabetli bir tavırdır. Libya’yı bölünmeye götürme tehlikesi arzeden ve Birleşmiş Milletler nezdinde meşru olmayan Hafter ve yandaşlarının bir an önce bu savaştan çekilmesinin Libya’nın geleceği yönünde büyük önem arz ettiği kanaatindeyiz. Batılıların Libya’ya önem vermesinin tek sebebi Libya’nın petrol kaynaklarıdır. Fransa’nın küstahça ortaya çıkıp birtakım açıklamalar ve kışkırtmalarda bulunmasını telin ediyorum. Fransa sömürgeciliği her zaman önde bulunduran bir ülke olmuştur. Önce kendi geçmişi ile yüzleşmelidir. Öyle zalim bir anlayışı var ki nereye girmişse o ülkenin lisanının kullanılmasını yasaklamıştır. İşte bu sömürgeci mantığın zirvesidir.”

Başka sömürgecilerin de bulunduğuna ancak Fransızlar kadar hain tavır sergileyenlerin olmadığına dikkati çeken Karamollaoğlu, “Osmanlıyı itham edenler, Osmanlı bu coğrafyada yüzyıllarca kaldı ama kimsenin lisanına müdahale etmedi. Siz 50 yıl işgal ettiğiniz yerdeki insanların lisanını rafa kaldırdınız.” ifadelerini kullandı.

“Ne kadar faiz ödediniz?”

Ekonomik konularda çelişkili açıklamalar yapıldığını savunan Karamollaoğlu, iktidarın “İslam ekonomisi” söylemini hatırlattı. Karamollaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İktidar en hafif tabirle ciddi bir kafa karışıklığı yaşıyor bir zamanlar ‘faiz dünya gerçeğidir’ diyenler şimdi ‘İslam ekonomisine geçmemiz gerek’ diyor. Bu nasıl olacak? Tabiri caizse ‘bu ne perhiz bu ne lahana turşusu’ demekten kendimizi alamıyoruz. İktidarın durumu trajikomik bir görüntü veriyor. Fakat bu iktidar daha dün salgın sürecinde bu milleti faizli kredilere mahkum etti. Türkiye’de bu yıl 920 bin kişi ilk defa hayatında ihtiyaç kredisi kullandı. Bu şartlarda çıkıp ‘İslam ekonomisine geçmemiz lazım’ demenin mantığı nerede? Bir şeyin başına ‘İslam’ kelimesini ekleyince o ‘İslam’ olmaz.”

İslam ekonomisi için israftan, faizci politikalardan vazgeçilmesi gerektiğine işaret eden Karamollaoğlu, “Soruyorum, 2019’da ne kadar faiz ödediniz? 2020’de ne kadar ödeyeceksiniz? 18 yıllık iktidarınızda 1 trilyon 400 milyar lira faize para ödendi. Bu iktidar geçen yıl günde 247 milyon lira, saatte ise 11 milyon lira faiz ödedi. 2020 yılı için ödenecek faiz miktarı ise 140 milyar lira olması bekleniyor.” ifadelerini kullandı.

“Sanki rövanşı alınıyor”

İstinafın, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na yaptığı paylaşımlar nedeniyle verilen 9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasını usul ve yasaya uygun bulmasına da değinen Karamollaoğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Garip durumlar var, burada. Birinci gariplik tarih tam 23 Haziran’a denk geldi. Özelliği ne? Mahalli seçimlerde İstanbul’u iktidar partisinin büyük bir rakamla kaybetmiş olması. Sanki bunun rövanşı alınıyor gibi. Ama daha da garip olanı şu, 7-8 yıl evvel atılan bu tweetleri cezai müeyyide için kullanırsanız, şu anda iktidar partisinin ne milletvekilleri ne il başkanları arasında ceza almayacak bir kişi kalmaz.”

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here