İktidar provokasyon diyorsa Meclis’ten ortak açıklama yapılmalı

1

Anlaşılan ülkede birileri ateşle oynamaya niyet etmiş.

Bu yönde de sürekli işaret fişeği çakıp duruyorlar.

İşte onlardan biri daha.

HDP İzmir İl Başkanlığına silahlı saldırı gerçekleştirildi.

20 yaşında gencecik bir insan Deniz Poyraz, hayatını kaybetti.

Deniz Poyraz’a Allah’tan rahmet acılı ailesi başta olmak üzere yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Saldırıyı kınıyorum.

Poyraz’ı katleden Onur Gencer’in emniyetteki ifadesinden:

“Hiç kimseyi tanımıyorum. Kimseyle de bir bağlantı kurmadım. Terör örgütü PKK’dan nefret ettiğim için böyle bir şey yapmak istedim. Binaya girdim ve rastgele ateş ettim. Ardından da teslim oldum.”

Terörden nefret ettiğini söyleyen biri, terör estiriyor.

Hiç tanımadığı, bilmediği bir insanı öldürme hakkını kendinde nasıl görebiliyor?

Terörü terörle çözmeye çalışan bu zihniyeti anlamak gerçekten mümkün değil.

Çok uzak değil 13 Mayıs’ta Ankara’da HDP Genel Merkezi‘ne 3 kişilik bir grup tarafından saldırı düzenlenmişti.

Saldırganların akıbeti hakkında bilgimiz yok.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, İzmir’deki saldırıyla ilgili şöyle konuştu:

“Düşmanlaştırma politikasını tek yol olarak kullanan, çatışma ortamını tahrik eden iktidar bu cinayetin de bundan sonra işlenecek benzer cinayetlerin veya katliam girişimlerinin sorumlusudur. Burada yapılan saldırının tek hedefinin ve asıl hedefinin HDP olmadığını herkesin daha açık görmesi ve dile getirmesi gerekiyor. Yapılmak istenen bellidir; bir kaos planı, bir iç çatışma hesabı devreye sokulmuştur.”

Meclis Başkanı başta olmak üzere iktidar partisinin muhalefet partilerinin temsilcilerinden de kınama açıklamaları geldi.

Türkiye’yi kaosa sürüklemeye dönük bir provokasyon olduğu değerlendirildi.

Bu konuda hemfikirsek yapılması gereken aslında çok basit.

Herkesin birbirini suçlamak yerine oyunu bozmak için en başta Meclis’te grubu bulunan siyasi partiler ortak bir açıklama ile HDP İzmir İl Başkanlığına yapılan silahlı saldırıyı kınamalıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli de bu saldırıyı kınamalıdır.

Sessizliğe bürünerek, görmezlikten gelinerek bu provokasyon önlenemez.

Türkiye’nin, huzur ve güvenliği bozmaya çalışan provokasyonlara asla fırsat vermeyeceği vurgulanıyorsa bu sözle değil eylemle olur.

Hedefin karanlık, huzursuzluk ve güvensizlik olduğunu belirtiyorsak meseleyi yargıya havale ederek çözemeyiz.

Yargı elbette olayı tüm boyutlarıyla araştırıp adaleti sağlamalıdır.

Ancak siyasetinde üzerine düşen ciddi görevleri var.

Bu hain saldırı, kardeşliğimiz için fırsata çevrilmelidir.

Ölen kızı için ağıt yakan acılı anne Fehime Poyraz soruyor:

“Daha ne kadar gençler ölecek?”

Toplumun huzuru, birlik ve beraberliği düşünülüyorsa tüm siyasi partilerin temsilcileri, vakit kaybetmeden bu annenin acısını paylaşmak üzere taziye ziyaretine gitmelidirler.

Olaya siyaseti karıştırmayıp bu davranışların sergilenmesi halinde inanın yaz ortasında kışı yaşadığımız şu günlerde ülkeyi bahar esintilerinin sardığı hissedilecektir.

Yoksa düşmanlaştırıcı, ötekileştirici bir üslupla herkesi terörist ilan ederek varılacak nokta toplumsal huzursuzluk ve kaos olacaktır.

1 YORUM

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here