İlçem Nusaybin Kan ve Acı İçinde…

1

ABD hazinesinin yayınladığı ancak henüz uygulamaya girmeyen yaptırım kararı doğrudan Barış Pınarı Operasyonunu hedef alıyor.
Dün değindiğimiz satrançta Avrupa’ya yönelik sınırları açarız tehditinin açmazında ABD’den gelen hamle yeni bir açmaza mı yol açacak, göreceğiz.

Hazine Bakanlığının kararı son derece katı bir çerçevede çizilmiş kurallar vaz ediyor. Belli ki Suriye’deki satranç tahtası kolay kolay temizlenmeyecek.
Her hamle karşı bir hamleyi tetikliyor.

Ülkelerin iç ve dış politikaları arasındaki geçişkenlik giderek daha da artıyor. Bu geçişkenlik konusunda belki de listesi en kabarık ülke biziz. Geçen sene bu günlerde konuştuğumuz Rahip Brunson tartışması biz unutsak da başta Trump olmak üzere karşı tarafın hafızasında tazeliğini muhafaza ediyor.

Türkiye güvenlik endişeleri ile yola çıkmış olsa da sadece Suriye’de çatışan tarafların çeşitliliği ‘kendi göbeğimizi keseriz’ söyleminin temellerini sarsacak düzeyde. Nasrettin Hoca türbesi gibi kapısı kapalı ama etrafı açık duran Wikipedia’nın Suriye Çatışması başlığına herkesin bir yolunu bulup bakmasını öneririm.

Herkesin herkesle savaştığı bir kavganın içinde yer almanın tüm zorluklarını sonuna kadar yaşıyoruz. Akşam saatlerinde Nusaybin’den (büyüdüğüm ilçe, görüntüleri izledikçe kahroldum) yansıyan görüntüler ise bu çatışmanın ne denli tatsız ve çirkin bir potansiyel içerdiğini gösterdi.

Türkiye’nin güvenlik endişelerinin önceliğini sivil halkının korunmasına vermeli.
Bundan ödün olamaz.
Belirsiz ve saldırıya açık bir konumda kalmak kesinlikle kabul edilemez.
Bu açıdan bakıldığında uzmanı olmadığım askerlik konularında rol çalma niyetiyle değil ama sadece Nusaybin’li hemşerilerimin acısını paylaşan bir Mardinli olarak yaşanan saldırının mutlaka son olması gerektiğini ifade ediyorum.

Suriye gibi herkesin herkesle çatıştığı bir coğrafyada “ben tek siz hepiniz” ya da “kendi göbeğini kesme” metaforu ile yol almak kulağa hoş gelse de sahada karşılığı sınırlı olacaktır.
ABD Hazinesinin son kararı ise Türkiye’ye İran’a uygulanan türden yaptırımları çağrıştıran bir metin olarak görünüyor.
Bu metnin hiçbir zaman hayata geçmemesi gerekmektedir.

Daha dün BM Güvenlik Konseyinde Türkiye aleyhine karar çıkmamasından duyulan memnuniyet ve hatta bunun ABD ve Rusya’nın ortak tavrı olarak yansıtılması nasıl cazip geldi ise, bu karar da elde edilen olumlu neticenin ne kadar kırılgan olduğunu anlatıyor.

Reklam

Savaşın siyasetin farklı araçlarla devamı olduğuna dair diplomasi bilgisi bizi bu konuda yönlendirmelidir.
Türkiye’yi Avustralya’ya taşıyamayacağımıza göre Suriye ile komşuluğa daha yüzyıllarca devam edeceğiz. Bugün yürüttüğümüz operasyonda Rusya tarafından gördüğümüz hoşgörüyü biraz da rejimin Kürt unsurlarla olan sıkıntılarına borçlu değil miyiz?

Düşmanın düşmanı dost, düşmanın dostu düşman, dostun düşmanı yine dost. Bu çok boyutlu denklemi tek başımıza çözmek için harcayacağımız efor ne kadar fazla olsa da sonuçta başarı şansı, sınırlı olacaktır.

Biz bu coğrafyada Arap ve Kürt milletlerle beraber yaşamaya mecburuz. Kız ya da erkek alınacak verilecek. Mardin’in mikro kozmosu bütün Ortadoğu’nun büyük haritasını bize gösterir. Hal böyle iken atılacak her adım ölçülü olmak zorunda.

Yazık ki daha önce örneklerini sıkça gördüğümüz şekilde dış politika kararlarının parti politikalarından bağımsızlığından ödün vermeme gereği bu dönemde de ihmal ediliyor.
Harekata karşı eleştirel duruş göstermek neredeyse hıyanet mertebesine taşındı.
Öte yandan Erdoğan’dan herkesi Ak Parti’ye davet mesajı geldi. Bu iki yaklaşımı birlikte ele aldığımızda karşımızda bir samimiyet testi ortaya çıkıyor.

‘Devletlerin ezel ebed dostu düşmanı değil, ezel ebed çıkarları olur’ diyorsak bu noktada da itidalli olmaya mecburuz.
Suriye Başkanı ile uzak olmayan tarihte gördüğümüz dostluk kareleri, yerini soğukluk ve zıtlığa bırakmış olabilir. Ama bugün Suriye ile ortak rakibe karşı bir duruş gösterebiliyoruz.
Harekata Barış Pınarı adını vermek aslında biraz da belirli bir iddianın altına girmek demek.
Ancak Barış Pınarı gibi bir adla yola çıkan harekatın başarısı, pınarların renginin kızıla dönmemesi ile de doğru orantılı olacaktır.
Bu da akılda tutulması gereken bir gerçek.

1 YORUM

  1. Allah kotü niyetlilerden bütün insanliği korusun.
    Veysi bey! Sizede geçmis olsun.
    Şehitlere Allah’tan Rahmet yakinlarinda sabirlar dilerim.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here