İnsanların inançlarıyla uğraşmanız sizi bir neticeye götürmez.

0

Bayramdan bayrama hayvanların acınası hallerini anlatarak herhangi bir şeyi düzeltemezsiniz, samimi iseniz uğraşacağınız bayramlar değil, insanlıktan nasibini almamış insanlardır.

İnsanı düzeltin, geriye her şey kendiliğinden düzelir. Ve isterseniz size bir başlangıç noktası da göstereyim: Kendinizden başlayınız. Merak etmeyin, kendinizi düzelttiğiniz de diğer her şeyin de düzelmiş olduğunu göreceksiniz.
Hayvanları, doğayı sahiplenmek kıymetli bir davadır, ancak öncel hedefi insan olmayan hiçbir davanın başarılı olması şansı yoktur.

Siz hayvanları veya doğayı sahiplenenler samimiyetinize şahsen inanıyorum, ama çıkar yol ararken doğru kapıda olduğunuzu düşünmüyorum, çünkü sizin insanlıkla uğraşmanız gerekirken, siz doğa ve hayvanların şahsında insanlarla ve onların inançlarıyla uğraşıyorsunuz. İnsanların inançlarıyla uğraşmanız sizi bir neticeye götürmez; uygulamada hatalarıyla uğraşmanızda sizi bir neticeye götürmez, bu yanlış yerden saldırılarınız aksine meşruiyet zemininizi yok eder, sizi haklıyken haksız duruma düşürür. Oysa insanlık davası evrenseldir ve hiçbir din veya inanç bu davadan istisna değildir ki; aslında hayvanlara acı çektirilmesine karşı gelirken sizin yaptığınızda budur, çünkü ancak böyle naif yürekler kendisini savunamayan hayvanları sahiplenir.

Ancak anlatmaya çalıştığım gibi, siz insanları düzeltmeden hiçbir şeyi düzeltemezsiniz ve onları yaptıkları üzerinden kınamakla kendinize düşmen bile edebilirsiniz. Unutmayın o insanlar inançlarının gereğini yerine getiriyorlar ve düşündüğünüzün aksine kan dökmekle ulvi bir hizmette bulunduklarını düşünüyorlar.

Sizin ‘vahşet’ dediğinize onlar para harcıyor, emek sarf ediyor, siz onları bu şekilde ikna edemezsiniz. Onları ikna etmek istiyorsanız öncelikle dinlemeli ve anlamalısınız.

Siz belki de dinlerin değişmez katı hükümlerle kuşatılı olduğunu ve bu insanların dayak yemeden kendilerine gelemeyeceklerini düşünüyorsunuz. Eğer öyle düşünüyorsanız peşin söyleyeyim yanılıyorsunuz, çünkü hiçbir dinin kapısı iyi olana kapalı değildir ve öyle sanıldığı gibi hiçbir dindar ulaşılmaz değildir, yeter ki doğru dili seçiniz. Ki doğa iktisadı da hayvan iktisadı da dindarların elinde değildir, onlarda sizler gibi tüketim çarkının birer piyonu, çokça hayvan kesmekle vat edilmiş bir cennette gideceklerine dair bir umudun esiridirler. En iyi ödülde, en ulvi ödülde iyi insan olmaktan geçmektedir ki, aslında dinlerin temel çağrısı da tam olarak budur. Kirletilen, görülmez kılınan da tam olarak bu mesajdır, çünkü dinin bu yüzü hükümranlara hizmet etmemektedir. Ki hükümranlar bugüne kadar güçlerini kutsamayan hiçbir dine veya dindara fırsat vermiş değiller, onun için ya dini kendi tekellerine almışlar ya da baştan çıkaran ödüllerle hoca ve rahipleri. Korku ve şiddet ise evrensel araçları olmuş, onu hiçbir zaman kullanmaktan geri durmamışlar. Bugün güç, siyaset veya gelenekle hizaya getirilmemiş hiçbir din yoktur Ve doğrusunu isterseniz sıradan insanın en masum ibadeti bile bundan istisna değildir. Allah’a yakarırken iyiyi ve sevgiyi kutsamak yerine gücü kutsamamız bu nedenledir ki, gücü kutsayan -farkında veya değil- güce tapmaktadır ve gerçekte hükümran takımın da bizden istediği tam olarak budur. Çünkü onlar gücü kutsayanın güç isteyeceklerini biliyorlar.


İyiye ve sevgiye uyanmak dileğiyle herkese iyi bayramlar.


İbrahim Yersiz

Reklam

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here