İş yükü konusunda tek rakibimiz AİHM..

0

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan, iş yükü konusunda tek rakiplerinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) olduğunu söyledi.

Anayasa Yargısı Araştırmaları Merkezi (AYAM), Global Hukuk Programları Direktörlüğü (IGUL/Bahçeşehir Üniversitesi), Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsü (CIFAL İstanbul/UNITAR) iş birliğinde “İnsan Hakları Yargısına Bakış” konulu çevrimiçi program düzenlendi. Programda AYM Başkanı Prof. Dr. Zühtü Arslan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimi Doç. Dr. Saadet Yüksel, Arizona Federal Bölge Mahkemesi Kıdemli Hakimi David G. Campbell konuşmacı olarak katıldı.

Türkiye’de bireysel başvuru hakkının insan haklarını gelişimi açısından önemli bir adım olduğunu belirten Arslan, yurttaşların uyuşmazlıklarda “Gerekirse AYM’ye kadar gideceğim” dediğini aktardı. AYM’nin önündeki iki büyük sorunu “iş yükü” ve mahkemelerin “objektif etkiyi uygulamamak” olarak açıklayan Arslan, Türkiye’deki iş yükü ile Almanya’daki iş yükünü karşılaştırdı.

Almanya’nın nüfus bakımından Türkiye’ye benzediğini hatırlatarak Federal Almanya Anayasa Mahkemesi’nin iş yükü ve kendi iş yükleri arasındaki farkı Arslan, şöyle açıkladı:

“Federal Almanya Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurunun başladığı 1951 yılından 2020 yılına kadar geçen 70 yıllık dönemde, bu mahkemeye toplam 240 bin civarında bireysel başvuru yapılmıştır. Türk Anayasa Mahkemesi’ne ise (bireysel başvurunun uygulamaya konulduğu tarih) 2012 yılından bu yana 312 binden fazla bireysel başvuru yapılmıştır. Buna göre Anayasa Mahkememize 9 yılda yapılan başvuru sayısı, Alman Anayasa Mahkemesi’ne 70 yılda yapılan başvurudan çok daha fazladır.”

2020 yılında Alman Anayasa Mahkemesi’ne 5 bin 200 bireysel başvuru yapılırken, bu sayının Türkiye’de 40 binin üzerinde olduğuna dikkat çeken Arslan, Almanya’da derdest başvuru sayısının 3 bin 200 civarında olmasına karşın Türkiye’de de sayının 46 bine yaklaştığını söyledi.

“Zaman zaman yaptığım bir espri var. İş yükü konusunda bizim tek rakibimiz var. O da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi.” diyen Arslan, 47 ülkeden başvuru alan AİHM’in derdest dosyasının 64 bin civarında olduğunu belirterek “Türk Anayasa Mahkemesi ile bu konuda yarıştığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabii biz bu yarıştan memnun değiliz. İsteğimiz burada iş yükünün azalması.” dedi.

“Sübjektif etki” olarak nitelendirilen bireysel başvurucunun zararının giderildiği dosyalardan yola çıkarak mahkemelerin “objektif etki” ile başka dosyalara emsal hak ihlali kararını uygulamadığını anlatan Arslan, bireysel başvurunun nihai amacının bireylerin tek tek mağduriyetleri gidermek değil ihlal kararında tespit edilen ilkelerin benzer durumlara uygulanmasıyla, ihlale yol açan durumların ortadan kaldırılması olduğunu ifade etti.

Arslan, “Bireysel başvurudaki amaç tek tek sivri sinekleri yok etmek değil onları üreten bataklığı kurutmaktır.” dedi.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here