İşçilik Sisteminden Ortaklık Sistemine

2

Tarihte iki büyük inkılap vardır. Birincisi, ilk uygarlık olan Nuh Peygamber zamanındaki inkılaptır; yazı bulunmuştur. Bugün ikinci inkılap olmaktadır; bilgisayar dönemine geçilmektedir. Bunun anlamı şudur: insanlığın proje ve muhasebe dönemidir. 

Üçüncü binyıl uygarlığı bambaşka bir uygarlık olacak, plan ve projesiz hiçbir şey yapılmayacaktır. Ama plan ve projeleri merkezi yönetimler, Devlet ve Sermaye değil, halk yapacaktır. Parayı Sermaye veya Devlet basmayacak, Merkez Bankaları basılan paraların sadece hareketliliğini sağlayacak, karşılıklı parayı halk üretecektir. Para emek karşılığı veya mala dönüşmüş emeğe karşılık üretilecektir.

Bu inkılâp Nuh inkılabından çok daha ileri bir inkılaptır. 

1967 yılında Akevler’de başladığımız bu inkılap üzerindeki araştırmalarımız bugünkü seviyesine ulaşmıştır. O zaman yayımlanan kitaplarımızda ve makalelerimizde yazdıklarımız yarım asırda bir bir gerçekleşmiştir. Bugün bunlar net duruma gelmektedir. Sermaye ile Siyaset (devletler) cepheler kurmuştur. Türkiye devletlerin yanında yer almıştır. İran hala ortadadır ve hemen yanımızda yer almalıdır, yoksa İslam âlemi bölünür, aralarında kavga çıkar ve sonra dünya belki iki asır kendisini toparlayamaz. 

Türkiye’nin tercihi doğrudur. Sömürü Sermayesi’nin ömrü bitmiştir. 

NELER YAPILACAKTIR?

1- İnsanlık önce gümrükleri ve vizeleri kaldıracaktır. Yeryüzü tüm insanlığındır. Sermayenin, emeğin, malların ve ilmin serbestçe dolaşımı sağlanacaktır. Tüm dünya, doğal hukuk görüşüne dayalı akdedilecek kanunlar içinde tüm insanlığın ortak malı olacaktır. 

2- Ulusal devletler devam edecektir. Bunların askeri güçleri olacaktır. Bu devletler ikiye ayrılacak, hakem kararlarına uyan ‘barış devletleri’ ile hakem kararlarına uymayan ‘savaş devletleri’ var olacak, savaş bu iki blok arasında sürecektir.

3- İnsanlar insanlık kuralları içinde özgür olacaklardır. Merkezler hükmeden değil hizmet eden örgüt olacaklardır. Devletler dış güvenliği, iller iç güvenliği sağlayacak. Her bucağın kendi kamu hukuku olacak, tüm kamu işleri bucaklarda yürütülecektir. 

4- Yargı hakemlerden oluşacak ve yargı en üst merci olacaktır. Yargı yine hakemlerden oluşan yargı ile denetlenecektir. Tüm faaliyetler yargı denetiminde olacak, silahlı güçler hakem kararlarını yerine getirmek için var olacaklardır.

5- Para emek karşılığı çıkacak ve halk çıkaracaktır. Bankalar halkın çıkaracağı paranın sekretaryasını yapacaklardır. Dolar değil ‘Altın Bono’ hâkim olacaktır.

6- Yeryüzü insanlığındır, çalışamayanların kira payları vardır. Ürünün yarısı tüm insanlığındır, ihtiyaca göre bölüşülür, diğer yarısı emeğin hakkıdır, üreticilere verilir. Üreticilerin eline ‘ürün pay belgeleri’ verilir, bunlar alınıp satılır, tüketiciler ambardan çekip tüketirler. Bu belge ambardaki malların makbuzlarıdır.

7- Mal piyasaları değil emek piyasaları oluşur. Mallar veya emek alınıp satılmaz, belgeleri alınıp satılır. O belgelere sahip olanlar onu alıp kullanırlar. 

8- Ekseriyetle karar alma yoktur, herkes kendi içtihadıyla hareket eder. Ortak kararlar ortak vekiller tarafından alınır. Alınan kararlar yargı denetimindedir.

9- Yüz hanelik ‘Semt Kooperatifleri’ kurulur. Tüm ekonomik faaliyetler bu semtlerde yapılır. ‘Kooperatif Bonoları’ olur. Semt içi tüm para semt bonosudur. Bucak, il, ülke ve insanlığın bonoları vardır. Semt Bonoları bunlarla konvertibldir, yani çevrilgendir. 

10- Herkesin yaşına, tahsiline, kıdemine ve imtihanlardaki başarılarına göre mesleki dereceleri vardır. Başka türlü anlaşma yapılmamışsa bu resmi kıdeme göre ücretlendirilir, buna göre krediler verilir, buna göre tazminatlar ödenir. 

Yeni uygarlığın temelini teşkil eden ilmi çalışmaların büyük bir kısmı yapılmış, doktora tezleri, doçentlik çalışmaları, çok sayıda kitap, makale ve tebliğler akademik çevreler ve üniversitelerde tartışmaya açılmıştır. İnsanların ve insanlığın umutsuz olmadığı iyice anlaşılmıştır. 

Bugün insanlık Sermaye’nin hükümranlığından kurtulmuş durumadır. 

Adil Düzen çalışmalarında tüm ilmi hazırlıklar yapılmıştır. 

İnsanlık bunları uygulayacak olanları beklemektedir.

***

ORTAKLIK SİSTEMİ UYGULAMALARI 

Ortaklık düzeni uygulamalarının tüm teorik bilgileri ve ar-ge denemeleri 50 senelik çalışmaları ile hazırdır. Bu düzen Kur’an düzenidir, İbrahimî düzendir. Eksiklikleri ve yanlışlıkları vardır; bu durum onun dışlanmasını değil, aksine eksiklerin tamamlanmasını ve yanlışlarının doğrultulmasını gerektirir. Yakın çevredekilerin ve ilgilenenlerin bunu yapması gerekmektedir. 

Başta İzmir Akevler’de olmak üzere artık uygulama zamanı gelmiştir, örnek uygulamalar bir an önce yapılmalıdır. 

Uzun süre İstanbul Yenibosna’da, İstanbul Medhal’de, İstanbul Üsküdar’da çalışmalar yani hazırlıklar yapılmıştır; artık uygulamaya geçilmelidir. 

Ankara’da ve Kırıkkale’deki girişimler fiiliyata geçmelidir.

Türkiye’deki İslami gruplar, Ak Parti ve Gülenciler hakemlere gitmeliler ve hakem kararlarına uymalılar ve Kur’an düzenine birlikte sarılmalıdırlar. Böylece üçüncü binyıl uygarlığının vecibelerini yerine getirmiş oluruz. 

*

İran’la ve bütün diğer tebliğ cemaatleri ile yakın ilişkiler kurulmalıdır. 

Putin’le ve Papa ile iş birliğine girilmesi gerekir; ondan sonra da tüm dünyada uzlaştırıcı ve barışçı rolümüzü oynamalıyız.

Beşar Esad’la eski dostluğumuzu tazelemeliyiz. 

Sermaye kendi sınırları ve görevleri içine çekilmelidir. Artık ilme, dine ve siyasete karışmamalıdır. Onlar üzerinde ve kendi aralarında tekel oluşturulmamalıdır. 

İsrail devleti silahtan tecrit edilmeli ama bağımsız hale getirilmelidir. Yahudi/İsrail asıllı sömürücülerin eline bırakılmamalıdır.

*

‘Semt Kooperatifleri’ ve ‘Altın Bono’ yeni uygarlığı getirecek uygulamalar olacaktır. 

Bunu çözecek olan da bugün Güngören Belediyesi’dir. 

Her şey süratle Ortaklık Ekonomisine doğru gitmektedir. 

Akevler camiasında ise durgunluk sonrası bir hareketlenme durumu vardır.  Ben dört yerle ilgileniyorum; Yenibosna, Yalova, Güngören ve İzmir. Ben uyarmasam bir şey yapmıyorlar, benim çabalarımı de gereksiz görüyorlar, 92 yaşındaki adam ne karışıyor diyorlar!

*

Siyasette beraber olduğumuz arkadaşlar ise benimle görüşmüyorlar; Recep Tayyip Erdoğan görüşmüyor, Numan Kurtulmuş görüşmüyor, Bülent Arınç resmen görüşmedi! Mehmet Ali Şahin söz verdi, gittim, yerinde bulunmadı, beni muhatap bile kabul etmedi!

Allah, ‘her söze kulak verin en iyisini siz seçin’ diyor. Kendileriyle bu kadar beraberlik yaptığımız bu zatlar benimle görüşmüyorlarsa başkalarını hiç dinlemiyorlar demektir. 

Bürokratlar ve devlet adamları Sermaye’nin çizdiği çizgilerin dışında adım atmıyorlar. Bizim www.akevler.org sitemizi okuyamıyorlar. Bunlar nasıl olacak da üçüncü binyıl uygarlığına geçecekler. 

*

Evet… 

Üçüncü binyıl uygarlığına çok yakında geçilecektir. Hem de bu kadro ile geçilecektir. Kur’an’ın bir mucizesi de bu olacaktır. Oyuncular cüceler ama tarihin en büyük oyunu oynanıyor. Çünkü cüceler oyun oynamıyor, onlar sadece birer işaret.

Bu dünyadan ayrılma vakti yaklaşmışken Rabbim bana büyük nimetler ihsan etti, ben Allah’tan bir istedim O on verdi. Ben şükrümü eda edebildim mi, onu bilemiyorum. Yine de O’nun gafur ve rahim olmasından ümitliyim. Rabbime duam hep şudur: Gücümüzün üstünde bize yük yükleme, unuttuğumuzdan ve hatamızdan dolayı bizi muaheze etme.

Allah nurunu tamamlayacaktır, kâfirler istemese de. 

Ben demiyorum, Kur’an diyor. 

2 YORUMLAR

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here