İşin aslı: Kiliseden haç sökülen beldede Şavuot’un kutlanması

0

Medine’ye hicret eden ve orada yaşamlarını devam ettiren Müslümanlar, Hz. Peygamber’in ‘birlikte yaşama’ direktiflerini de kabul etmişlerdi. Müslümanlar (Muhacir, Ensar), Hristiyanlar ve Yahudiler… 

Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin birlikte yaşadıkları şehir Medine; temel haklar ve özgürlükler bakımından örnek gösterilen bir beldeydi. 

Medine’deki bu sözleşmeye ‘Medine Vesikası’ adı verilir ve Müslümanlar için de önemlidir. 

Son 40 yılda ülkemizin siyasi hayatında etkili olmuş kişiler de bu sözleşmeyi dillerinden hiç düşürmediler. Buna bugünkü siyasi iktidarın yetkililerini de katabiliriz. 

Peki neydi önem verilen konu? 

Azınlıkların hakları ve çoğunluk nazarında azınlıkların korunması…

Mekke Dönemi, kişinin içsel gelişimi, düşünce ve tefekkürle oluşan iman açısından ne kadar önemliyse; Medine Dönemi de insanların birlikte HUKUK kuralları çerçevesinde yaşamaları ve Devlet’in garantisi altında varlıklarını güven içinde sürdürmeleri açısından önemlidir. 

Biz, bunlarla büyüdük ve yetiştik. 

Siz bakmayın milletin bu istikametten ayrıldığına ve ırkçı söylemlerle başkalaştığına. 

Evet, ırkçı söylemlerle Medine Dönemi’ni unutan ve Medine Vesikasını akıllarına bile getirmeyen Müslümanlardan ve Muhafazakar yönetimlerden bahsediyorum. Eskiden Medine sözleşmesinden dem vuranlar, bugün milliyetçi selamıyla birbirlerini kutsuyorlar. 

Böyle olduğu için neler mi yaşanıyor? 

Açıklayacağım. 

Önce Medine Vesikasındaki maddeye bir göz atalım: 

37b: Hiçbir kimse müttefiklerine karşı suç işleyemez; mazluma muhakkak yardım edilecektir.

Ülkemizde birlikte yaşama yasalarla belirlenmiştir. Aynı toprak üzerinde yaşayan vatandaşlar da müttefiktirler. Çünkü ortak yasalar (kurallar) yani kamu hukuku herkesi bağlar. Bunun içinde Hristiyanlar da vardır, Yahudiler de. 

Buna zarar verildiğine şahit olduk, hem de kaç kere. En son acı olay da Kuzguncuk’tan geldi. Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi’nin kapısındaki haç söküldü. Bu iğrenç saldırıyı yapan kişi de kameralara aldırmadı. 

Neden? 

Sebebi yukarıda bahsettiğim konu: ‘Irkçı söylemlerle Medine Dönemi’ni unutan ve Medine Vesikasını akıllarına bile getirmeyen Müslümanlar ve Muhafazakarlar, milliyetçi selamıyla birbirlerini kutsadıkları için…’

Dün Yahudi kökenli vatandaşlarımız için önemli bir bayram başladı: Şavuot. Bütün Yahudi kökenli vatandaşlarımızın bu vesileyle bayramlarını tebrik ediyorum. 

Tora’ya itaat edeceklerine ve Tanrı’dan başka bir güce itibar etmeyeceklerine söz verenlerin bu dini günlerinde/bayramlarında kendilerini rahat, huzurlu ve güven içinde hissetmeleri Medine Sözleşmesi’nde olduğu gibi garanti altında olmalıdır. 

49 gün boyunca beklenen bu ilahi gün, festival, düğün Yahudi kökenli vatandaşlarımız için ne kadar kutsalsa, bizler için de o kadar kutsal olmalıdır. 

Neden mi? 

Çünkü Tora, insani ve ilahinin kaynaşarak bütün olduğu, ‘bir’leştiği yerdir. Aynı şekilde Kuran da insani ve ilahi olanın birleştiği bir bütünlüktür. 

İşin aslı Medine Sözleşmesi’nde olduğu gibi ‘birlikte yaşamak’tır. 

Bugün kilisedeki haç sembolünü sökenler birlikte yaşamaya kastetmişlerdir. Bunun anlamı da şudur: ‘İslam’ın peygamberi Hz. Muhammed’in Medine’de oluşturduğu yaşama birlikteliğine karşı geliyorum’. 

Bu birlikteliğe karşı gelmek Hz. Peygamber’e karşı gelmektir. 

Hz. Peygamber’e karşı gelmek de İslam’a karşı gelmektir. 

Umarım yetkililer, hele ki dindar/muhafazakar yetkililer, bunun ne anlama geldiğini iyi düşünürler ve ölçüp tartarlar… 

Sevgi ve Bilgiyle kalın 

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here