İslam bu hayatın neresinde?

2

İslam’la ilgili konuşmalar dahil olsam da olmasam da kenarından köşesinden beni ilgilendiriyor. İslam’ın ya da başka deyimle Müslümanların tutum davranışları aslında hepimizi ilgilendiriyor çünkü bugünkü siyasi iktidar elinden geldiğinde İslami motifleri kullanma noktasında bir beis görmüyor.

Siyasi iktidarların dini yani İslam’ı kullanma arzuları ve hırsları sadece bugünün sorunu değil. Bu konu Hz. Peygamber’in vefatından beridir var.

Bu dediklerimi ellerinizdeki akıllı telefonlara başvurarak hemen görebilirsiniz.

Muaviye ve Yezid Dönemi diye aratın karşınıza çıkacak.

‘Dahası ‘Abdullah bin Zübeyr b Avvam kim?’ diye de aratın ve okuyun.

Bunları dile getirmemin sebebi de dini yani İslam’ı arkasına alarak güç devşirmeye çalışanların işgüzarlığı ve menfaatçiliği.  

Daha düne kadar cemaatçi yapıya karşı savaş açan siyasi iktidar şimdi Fetö terör örgütü olan bu yapının yaptığı aynı şeyleri yapmaya başladı.

Hem de vakıfcılık yaparak. Yani devletin gücünü kullanarak vakıfcılık yaparak kendi yapılanmasını oluşturmaya çalışıyor.

Gazeteci Murat Ağırel topluma bazı belgeler sundu. (Listelere yazının sonunda ulaşabilirsiniz)

Fetö örgütü denen yapıdan alınan bazı yurtların kimlere verildiğine dair.

Bu bilgiler zihnimi allak bullak etti, etmedi değil.

Bunların şokunu üzerimizden atmaya çalışırken başka bir olayla irkildik.

Tügva.

Tügva yöneticilerinden birisi bazı gizli bilgileri toplumla paylaştı.

Ardından inkar etti.

Sonrasında tekrar doğruladı.

Paylaşılan bilgilere göre Tügva, vatandaşları fişlemiş. Yani Fetönün yaptığı gibi vatandaşları fişleyerek dosyalar hazırlamış.

Ayrıca Tügva fetö yapılanmasının yaptığı bütün çalışmaları yapmaya aday.

Devletle ihale işleri olan şirketler de Tügva’ya bağışlarda bulunuyor.

Sizlere de tanıdık geldi mi bu işleyiş?

Evet, fetö paralel devlet yapılanması.

Bunları zihninizde tutun gelin bir de dövizin durumuna bakalım.

Danışmanlar, bakanlar ısrarla bağıra çağıra söylediler: ‘Dolar 6 olsun gelin yüzümüze tükürün’

Dolar yazımı kaleme aldığım şu saatler itibariyle 9,15.

Bırakın 6 olmasını 9’a geldi.

Kimi bulalım da kimin yüzüne tükürelim.

Bütün bu çarpık haksızlık sisteminde sorum daha bir anlam bulmuş oldu sanırım. Zaten ben de bu yüzden yönelttim bu soruyu:

‘İslam bu hayatın neresinde?’ ,

Siyasi güç ve devlette kadrolaşma adına yapılan usulsüzlükler, adam kayırma, torpil sistemi ve dar gelirli insanların durumları, zenginlerin daha zengin-fakirlerin daha da fakirleştiği bu yönetimde İslam’a uyan ne var?

Cevap: Kocaman bir HİÇ.

Sadece HİÇ

İslam’a uyan bir şey yokken yapılan İslam söylemleri nedir o halde?

Bu sorunun cevabı da yazımın başında size verdiğim isimlerin hayatlarında ve yaptıklarında fazlasıyla mevcut.

İslam’ın rant için kullanılması.

Kendilerini İslam’a hizmet ettikleri şeklinde kandıran Müslümanlar hayatlarını ve yaptıklarını bir gözden geçirirlerse bütün toplum için hayırlı olur sadece kendileri için değil.

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikYağmurdan kaçarken doluya mı tutulduk!
Sonraki İçerikSorunlar devleşirken halkın sandık beklentisi de büyümeye başladı
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

2 YORUMLAR

  1. Her gelen hükümet ,kendi adamını devlet kadrolarına yerleştiriyor. CHP, AKP, …. fark etmiyor. Bu önceden beri olan bı sorun. AKP ile çıkmadı. . Liyakat dayalı bı kadrolasma yok. İslami savunan AKP liyakat sistemini getirmesi elzemdi. İlk dönemlerde bu anlayışı uyguluyordu. Güç devşirince kadrolasmaya gitti. Bu ülke için bir kangren meselesi oldu artık. Bu sisitem değişmez gibi.

  2. Rahmetli Demirelin kendisini destekleyen nur cemaati ile ilgili bir anekdot anlatırlar.
    cemaat ileri gelenleri bir seçim öncesi Demireli ziyaret ederler ve taleplerini iletirler.
    Demirel gerekli notları alır bir nüsha da onlara verir ve bu taleplerin altını da çizin der.
    seçim sonrası iktidar olur aradan zaman geçer talepler ile ilgili bir gelişme olmayınca tekrar randevu alıp başbakanın makamına çıkarlar durumu anlatırlar hatta altını da çizin dediğini söylerler.başbakan çıkarın kağıdı gösterin der çıkarırlar şimdi de üstünü çizin der.
    ne kadar doğrudur bilinmez.hatta listenize cemaatimizden giren yok denilince de o müthiş Ispartalı şivesi ile ben varım ya dediği de rivayet edilir.nurlu süleyman diye de anılırdı.
    Akp kuruluş proğramında ne yazıyorsa adalet yolsuzluk yoksulluk siyasi etik ihale kanunu ülkenin kaynaklarını taşınmazları ile ilgili tam tersini yapıyor.
    paralel devletten şikayet ediyordu şimdi aynen uyguluyor.
    ama devlet içinde hiç bir şey kaybolmaz her şey birileri tarafından zamanı gelince kullanılmak üzere bir yere not edilir evraka bağlanır.
    Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!
    Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
    “Tarih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;
    Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?(mehmet akif ersoy)

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here