İslam Her Zaman Barış Demek / Değil midir?

0

Yakın zamana kadar en iyi müttefikimiz Rusya idi. Şu aralar onun karşıtı olan ABD ile yakınız. Rusya Ortodoks, ABD Protestan.
Bizse 3 cephede din kardeşlerimizle kavgalıyız.
PKK ile 40 yıldır, Suriye ile 7 yıldır, Libya ile 3 aydır “savaşıyoruz”
Rakiplerin tamamı dindaşımız.

%99,9’u Müslüman olan ülkemizde şehitlerin neredeyse tamamı dindaşlarının saldırısına maruz kalıyor.
Yanlış anlaşılmasın kendimize “gavur” düşman bulalım demiyorum.
Ancak bu işte bir tuhaflık yok mu?

Kavga etmediğimiz ama limoni olduklarımız arasında Mısır var ki o da herhalde Müslümanlığın evrensel temsilcilerinden.
Anadolu Ajansı taze haberinde Suudi Arabistan’da din alimlerine Türkiye aleyhine fetva yazdırıldığını ifade ediyor.

Türkiye’nin gerçekten İslami duyarlığı haiz bir iktidar tarafından yönetildiğine dair kuşku uyandıran bir tablo bu. Türkiye neredeyse kavgalarının tamamında karşısına Müslümanları almış gibi.

PKK’yı burada ayrı düşünsek dahi geriye geniş bir blok kalıyor. Buna NATO’yu arkamıza alarak karşımıza aldığımız İran’ı da eklediğimizde İslam coğrafyasının önemli bir bölümüyle düşmanlık ettiğimiz sonucuna varıyoruz.

Hemen itirazlar yükselecek ve bu ülkelerde muhalefetlerin de olduğu ve aslında onlarla hareket ettiğimiz iddia edilecek. Hatta İslam ülkelerinin de kendi aralarında bölündüğü söylenebilecek. Ancak aynı anda hem İran’la hem Mısır’la kötü olmak için gerçekten çok çaba sarfetmek gerekir.

Suriye’de ABD ile hemfikir olup, Suudi Arabistan’ı karşınıza almak için ne yaptığınızı bilmekte fayda var.
AKP’nin ülke dahilinde Diyanete verilen geniş hareket alanı, sayıları onlarca kat artan imam hatip okullarının ortaya koyduğu dini duyarlılık profiliyle hiç de uyumlu olmayan bu politikasının sorgulanmamasının rahatlığı içinde olduğuna kuşku yok.

AKP kendisini sorgudan münezzeh kılarak, (neredeyse layüsel!) ideolojik çekirdeğinin vazettiğinin tam karşıtı bir dış politikayı savunabiliyor.

Reklam

Askerliğin neredeyse sadece sosyo ekonomik statü ile uyumlu hale geldiği bir ortamda bunu yapıyor. Parası olan hemen hiçbir Türk genci artık askerliğini bildiğimiz şekilde yapmıyor.
Askerlik ya bedeli ödenen ya da bedeli ödetilen bir iktisadi alvere dönmüş durumda.

Güncel askerlik sürecinde parasallaşmayan yegane merhale ‘şehitlik mertebesi’ gibi görülüyor.
Askerlik baştan sona yeniden tanımlanırken, ‘şehitlik’ aynı konumunu muhafaza ediyor.

AKP’nin gerçekte bir politikaya sahip olmadığını, hatta kendi politikasını dahi reddetmekten çekinmediğini dış politika tercihlerinden anlamak mümkün.

Suud Kralı için yas ilan edilmesinden, Beşar Esad ile tatile gidilmesinden, Kaddafi tasfiye olurken kol bağlanıp seyre dalınmasından bu yana çok zaman geçse de, değişmeyen gerçek hepsinin AKP’nin devri iktidarında olmasıydı.

Bir Rus’u hiçbir zaman bir Sırp’ın aleyhinde konuşturamazsınız, diğer tarafta Kırım’ı Ukrayna’dan kapan da aynı Rus’tur.
Rus için politika sabittir, sadece vakit ve ortam değişkendir. Dış politika esnek olabilir ama aşırı esneyen yay ise işlevini kaybeder.

AKP’nin dış politikayı kendi ideolojik varlığına aykırı bir şekilde yönetmesi ya gerçekte bir dış politikası olmadığına ya da politikasızlığın politika olarak benimsendiğine delalet eder.

Buna dair üçüncü açıklama ise daha önce de yazı konusu ettiğim İtalyan Macchiavelli’nin taktikleri ile yüzyüze olduğumuz gerçeğidir.
Makyavelist anlayış için geçerli kavram kazanmak için her yolun mübah olmasıdır. Ve burada gözlenen tam da bu her yol mübah tavrından başkası değildir.

Bu noktada son 5 yıla damgasını vuran koalisyonun bileşeni olarak MHP’nin yer almasını da ayrıca belirtmek gerek.
AKP’nin MHP ile ortaklığı da onu ideolojisizliğe veya kendi ideolojisiyle yabancılaşmaya doğru itmektedir.

Reklam

Dün Metin Yüksel’in ölüm yıldönümünün anımsattığı AKP ile MHP’nin kökleri arasında önemli ayrılıklar olduğu gerçeğiydi. 

AKP’nin İslami duyarlığı bir ceket gibi istediği zaman giyip çıkarması aslında şaşırtıcı değil.
AKP’yi iktidar eden veya iktidarda tutan hiçbir zaman İslami duyarlılıklar olmamıştı. Ancak bu böyleymiş gibi yapmak ülkeye uzun zamanlar kaybettirdi. Kutuplaşmalara yol açtı.
Oysa reel politikada bunlara hiç yer yoktu.
Aynı anda 5 koldan Müslüman düşman edinmenin başka açıklaması olamaz.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here