İslam’ın Güncellenmesi

5

‘İslam’ın Güncellenmesi’ konusunu Twitter’daki Mor oda adı verilen Space’lerde ele almaya başladık ve konu üzerinde çalışmalarımıza devam edeceğiz.

‘İslam’ın Güncellenmesi’ konusunu Reform olarak algılayan ve bu yüzden de tepki gösteren bazı dindar/Müslümanlar da var. Sanıyorum bu konuda yeterli bilgileri olmadıkları için konuyu yanlış algılıyorlar.

Reform, Katolik Kilisesi’nin uygulamalarına karşı olarak başlamış ve genişlemişti.

Sebebi neydi peki?

Katolik Kilisesi’nin aşırı zenginleşmesi, yozlaşması, insanları din adına kandırmaları ve yanlış yönlendirmeleri.

İslam’da Reform olması için Kilise gibi bir kurumun olması gerekir ve İslam’da böyle bir kurum yok. Reform diye tanımlanacak bir durum olsaydı bu ancak Osmanlı zamanında olurdu çünkü o zaman ‘Halifelik’ gibi bir kurum mevcuttu.

Yani rahat olun dindar olduğunu ifade eden Müslümanlar, reform yapma derdinde olan kimse yok.

Gelelim güncellenme konusuna.

Güncelleme ne?
Güncellemeyi telefonlarınızda kullandığınız programların yenilenmesi gibi algılayabilirsiniz.

İslam’da Güncelleme derken neyi ifade ediyoruz?

Mesele aslında çok net.
Tarım toplumunda gelen İslam, sanayi ötesi modern hayat dediğimiz bilgi çağına hitap etmiyor.

Tarım toplumunda gelen İslam, tarım toplumu dinamiklerine, adetlerine, sosyolojisine ve yönetim anlayışına uygun.

Ancak bugün tarım toplumunu yaşamıyoruz. Bugün yaşadığımız toplumun bütün özellikleri farklılaştı.

Bu sebeple de İslam’ın anlaşılması konusu bugüne hitap etmiyor.

Bu gerçeği kabullenemeyenlere soralım, onlar da düşünsünler: ‘Tarım toplumunda gelen İslam, sanayi, sanayi sonrası teknoloji ve bilgi toplumunda nasıl yaşanır?’

İslam’ın güncellenmesi konusunda itirazları olanlar ya bu çağda yaşamıyorlardır ya da gerçeklerle yüzleşmekten korkanlardır.

Bir örnekle hemen açıklayalım: ‘Kuran ve Sünnette İnternet ve akıllı telefonlar yok. Böyle bir durum söz konusu iken siz hangi delile dayanarak interneti olan akıllı telefonları kullanıyorsunuz?’

Kullandığınıza göre bir çözüm buldunuz demektir.

Demek ki siz de güncelleme yaptınız ki, kullanıyorsunuz.

Demek ki İslam’da güncelleme varmış.

İslam’da güncellemenin diğer bir adı da Fetva kurumudur.

Fetva, bir sorunun dinsel hukuk ile çözümünün bulunmasıdır. Bunun delilleri de bellidir: Kuran, Sünnet, İcma ve Kıyas.

Peygamber’den örnek de verelim:

Hz. Peygamber Muaz b. Cebel’i Yemen’e gönderirken onunla şu konuşmayı yapar.

Hz. Peygamber: Bir sorunla sana gelindiğinde nasıl çözeceksin?

Muaz: Allah’ın kitabı yani Kuran’a bakarım, hüküm veririm.

Hz. Peygamber: Kuran’da bulamazsan ne yaparsın? 

Muaz: Resulullah’ın sünnetine yani yaptıklarına bakarım.

Hz. Peygamber: Benim uygulamalarımda bulamazsan ne yaparsın?

Muaz: Aklımla düşünür ve kendi içtihadımla hüküm (karar) veririm.

Hz. Peygamber de bu cevaba çok sevindi ve ellerini havaya kaldırdı, sevindi ve şükretti.

Hz. Peygamber hayattayken aslında bize İslam’da Güncellenmeyi işaret etmiştir.

İsterseniz bunu dini terimlerle ifade edelim: ‘İslam’da Güncelleme Sünnettir.’

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikRusya’dan Faşizan Yansımalar
Sonraki İçerikAtletizmde 6 kota daha eklendi..
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

5 YORUMLAR

  1. Gerek Kur’an gerek sünnet bize bunu bildiriyor. Mezhep imamlarının yaptiklarida aslında İslami guncellemedir.Mezheb imamlari akil ve ictihatlarini kullanmistir . Peygamberimiz zamanında mezhep yoktu. Mezhep İslami guncellemedir. Bir çok defada güncellenmiştir ki farklı mezhepler açığa çıkmıştır. Günümüzde de bir güncelleme gerekebilir. Ama bunu dediğiniz gibi radikal kesim kökten değiştirme olarak algılamaktadir..
    Sayın yazar ayrıca her defasında belirtiyorum üslubunuz hiç hoş değil.Dindarlar diyerek bütün müslümanları zan altında bırakıyorsunuz.Namaz kılan oruç tutan dindar değil de nedir. Bir düşüncede sapkın olanlara dindar değil RADİKAL denir. Yazilarinizda dindar yerine başka bir kavram kullanın lütfen. Üslubunuz aynı kararlılıkla surdurecekseniz sizi Allah’a havale ediyorum.

  2. Sn Hocam, “Tarım toplumunda gelen İslam, sanayi ötesi modern hayat dediğimiz bilgi çağına hitap etmiyor.” ifadesini “Tarım toplumunda yorumlanan İslam, sanayi ötesi modern hayat dediğimiz bilgi çağına hitap etmiyor.” şeklinde düzeltsek daha iyi olmaz mı?

  3. Önem önceliği dikkate alınmadan güncelleme yapılacak konular.
    1- Herkesin kolunda saat, elinde akıllı telefonlar varken camilerden hoparlörle ezan anlamsızdır.
    2- Hem Allah’la kul arasına girilmez deyip hem de imamla ibadet de anlamsızdır. Cemaatle ibadetten sosyalleşme amaçlanmıştır. Günümüz iletişim çağıdır ve adeta aşırı bir iletişim söz konusudur. Herkes herkese, her bilgiye kolayca ulaşabilmektedir. Çoğu kez bilgisi, donanımı benim yarım olmayan bir imamın ardında “Durdum divana, uydum imama” demek anlamsız ve yararsızdır.
    3- Dindarlar, din adamları samimi ve dine gerçekten hizmet etmek istiyorlarsa acilen dinin anayasası Kuran’ın insanlara anladığı dilde okumalarını önermeli, buna teşvik etmelidir. Anlamını bilmeden indirilen hatimlerin ne kula ne Allah’a hiç bir yararı yoktur.
    4- Dinciler (dini çıkarı için kullananlar) eskiden ve şimdilerde Kuran’ı kafalarına göre, işlerine geldiği gibi yorumladıklarından bir sürü mezhep ortaya çıkmıştır. Mezheplerin ileri gelenleri toplanıp Kuran’ın ilk kitaplaştırılmasında yaptıkları gibi tek metinde, tek kuralda birleşmelidirler. Bilgiye kolayca ulaşılan iletişim çağında ortaya saçılan binlerce safsataya başka türlü engel olunamaz.

  4. Sayın Adem bey, yazarımızın üslubu maalesef bu. İslam’a ve müslümanlara hakeret vari cümleler sarf etmek. Haklı sözleri var ama üslup çok ters.

  5. Herkese merhabalar,
    Ben de yazıyı okuyunca İslam dininin daha doğrusu Allah’ın bu zamanı yazarın diliyle (Tarım toplumunda gelen İslam, sanayi ötesi modern hayat dediğimiz bilgi çağına hitap etmiyor) bilemediği akıl edemediği eksik düşündüğü gibi bir anlayışa kapıldım. Demek Allah’ımız modern hayatı ve bilgi çağını atlamış ve bize nakıs bir kuran ve tam kamil olmayan bir peygamber göndermiş.
    Sizden ricam benim anlayışımda eksik veya yanlış varsa beni ikaz etmenizi isterim.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here