İslamiyet’i kurban etmek

1

Hac Suresi 37. Ayet:

“Elbette onların etleri ve kanları Allah’a ulaşmayacaktır. Ancak O’na sizin takvanız erecektir. Onları bu şekilde sizin buyruğunuza verdi ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah’ı tekbir ile yüceltesiniz. (Ey Muhammed!) Vazifelerini güzelce yapan iyilik sevenleri müjdele.”

Bir Kurban Bayramı’nı daha idrak ediyoruz.

Gerçekten idrak edebiliyor muyuz?

Kurbanı gerçek anlamıyla kesebiliyor muyuz?

Yoksa kurban adı altında dinimizi, inancımızı kısacası İslamiyet’i mi kurban ediyoruz?

Bu soruların cevabını aslında hepimiz biliyoruz.

Lakin cevap bir sır değil.

Öğrenmek için şöyle bir çevrenizi gözlemlemeniz yeterlidir.

Hz. Peygamber’in (s.a.v) ifadesiyle kurban, dağıttığın kadar senindir.

Bu dünyada ne verirsen ahirette karşına o çıkacaktır.

Kurban kesenler şöyle bir kendisini yoklasın.

Kurbanın ne kadarı dağıtıldı?

Bu soruyu sorduğumda aldığım cevaplar ne hikmetse genelde aynı:

“Et verecek fakir bulamadım.”

Nasıl yani?

Gören herkesin zenginler mahallesinde oturduğunu sanacak.

Bir sağıma baktım bir de soluma.

Fakir bulamayınca da koydum etleri derin dondurucuya.

Kurban kesimi sırasında ortaya çıkan çevresel kirlilikten bahsetmek dahi istemiyorum.

Hadis-i Şerifte İslam Peygamberi (s.a.v) şöyle buyurur:

“Temizlik, imanın yarısıdır.”

Kurban Bayramının öncesi ve kesim sırasında Müslümanların yaptığı genel muhabbet şu:

“Kurbanı kaç liraya aldın?”, “Kaç kilo et verir?”, “Kurbanınız kaç hisse?”, “Kurbanı tek mi kesiyorsunuz yoksa hisseli mi?”

Fakirlerin esamesi okunmuyor.

“Bu yıl kurbanımı şu kadar fakir insana dağıtacağım”, “Şu yerlerde de fakir insanlar varmış, onlara da kurban eti göndereceğim” türü sohbetlere hiç denk gelmedim.

En çok merak edilen “kurbanın kaç kilo et verecek olması.”

Bu merakın altında yatan gerçek ise eti daha çok ihtiyaç sahibi insanlara ulaştırma derdi değil bir yıllık et ihtiyacını karşılayıp karşılayamayacak olması.

Çağımızda gurur, kibir Everest Dağı’nı aşmış vaziyette.

Tevazu sizlere ömür.

Gırtlaktan kalbe düşmeyen iman.

Müslümanları kemiren iki virüs gıybet ve faiz.

Bir Kurban Bayramı’nda daha vardığımız nokta:

“Çok şükür bu yılda kurban etlerini derin dondurucularımıza istiflemeyi başardık.”

Oysa günümüzde Müslümanlara düşen en büyük vazife, İslamiyet’i anlatmak yerine hayatına tatbik ederek göstermektir.

Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.

1 YORUM

  1. Kurban dağıtımı günümüzün getirdiği sorunlardan
    Çünkü kurban kesen sitede oturuyor çevresinde dediği gibi fakir yok.
    Eskiden zengin ve fakir aynı mahallede oturuyordu.
    Bunun için yardım kuruluşları olmalı zenginden almalı fakirlere götürmeli.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here