İsrail, uluslararası televizyonların bulunduğu binayı bombaladı..

0

İsrail savaş uçakları, Gazze’de içinde Amerikan merkezli haber ajansı Associated Press (AP) ve Katar merkezli televizyon kanalı Al Jazeera’nın ofislerinin de bulunduğu yüksek katlı binayı vurarak yıktı.

Cela adlı 13 katlı bina İsrail savaş uçaklarından atılan birkaç füzeyle yerle bir edildi. AP ve Al Jazeera bürolarının yanı sıra doktor muayenehaneleri ile avukatlık bürolarının da olduğu binada 60 daire bulunuyordu.

Gazze’deki birçok bölgeye internet hizmeti de sağlayan kulelerin bulunduğu binanın vurulacağı İsrail tarafından duyurulmuştu.

Al-Jazeera’nın Gazze Muhabiri Vail el-Dahduh, İsrail ordusunun bina sakinlerine bir saatlik süre tanıdığını söylemişti. Ayrıca Al-Jazeera televizyonu yaptığı yayında söz konusu bina sahibi ile İsrail istihbaratından bir subayın telefon görüşmesini ekranlara yansıtmıştı.

Uluslararası Af Örgütü, uluslararası toplumun, İsrail’in Filistinlilerin hayatlarını alenen umursamamasına karşı “sağlam duruş” sergilemesi gerektiğini bildirdi.

İngiltere merkezli örgütten yapılan açıklamada, “Bugün İsrail güçleri tarafından işgal altındaki Batı Şeria’da en az 10 Filistinlinin öldürüldüğüne dair haberler geçmişteki ‘aşırı güç’ örneklerini hatırlatıyor. Uluslararası toplum, İsrail’in Filistinlilerin hayatlarını alenen umursamamasına karşı sağlam bir duruş sergilemelidir.” ifadeleri kullanıldı.

AP Başkanı ve CEO'su Pruitt: İsrail saldırısı karşısında şoke olduk ve dehşete düştük

Amerikan Associated Press (AP) haber ajansının Başkanı ve CEO’su Gary Pruitt, İsrail ordusunun Gazze’de AP ve Aljazeera gibi uluslararası medya kuruluşlarının da olduğu binayı hedef almasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Pruitt, açıklamasında, “AP ofisine ev sahipliği yapan binaya yapılan oldukça rahatsız edici İsrail saldırısı karşısında şoke olduk ve dehşete düştük.” ifadesini kullandı.

Katar merkezli televizyon kanalı Al Jazeera, İsrail’in Gazze’de içinde ofisinin bulunduğu yüksek katlı binayı vurarak yıkmasını barbarca bir eylem olarak nitelendirdi. Al Jazeera Medya Ağından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze’deki ofisini yıkması kınanarak, uluslararası topluma gazetecilerin korunması çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, “İsrail’in yaptığı, gazetecilerimizin hayatını hedef alan ve gerçeği ortaya çıkarmalarını engellemeyi amaçlayan barbarca bir eylemdir.” ifadelerine yer verildi. Bütün sorumluluğun İsrail hükümetine ait olduğu aktarılan açıklamada, tüm hukuki adımların atılacağı vurgulanarak, şu ifadeler kullanıldı:

“İzleyicilerimize, Gazze’de, Filistin topraklarında ve İsrail’de olup biten gerçekleri ortaya çıkarmaya devam edeceğimize söz veriyoruz.” Al Jazeera Gazze Ofis Müdürü Vail ed-Dehduh ise basına yaptığı açıklamada, “İsrail’in, Gazze’de yayın yapan Al Jazeera ve diğer basın kuruluşlarının üstlendiği rolden rahatsız olduğu çok açık. Ancak sonuçta söz konusu yayın kuruluşları tarafsız ve doğru bir şekilde görevini yapıyor.” dedi.

Dehduh, İsrail’in saldırısının, başta düşünce ve ifade özgürlüğü olmak üzere uluslararası sözleşmelerde yer alan insan haklarını ihlal ettiğini vurguladı.

İsrail’in yüzlerce sivilin bulunduğu evleri yıkmasının ardından sıranın basın kuruluşlarına geldiğini aktaran Dehduh, “Bize bu saldırıları yapan kişilere en güzel cevabımız görevimizi yapmaya ve olayları tarafsız bir şekilde dünyaya ulaştırmaya devam etmemiz olacaktır.” diye konuştu.

10 dakika daha izin verilmedi

Abluka altındaki Gazze Şeridi’nde İsrail savaş uçaklarınca vurularak yerle bir edilen, uluslararası basın kuruluşlarının ofislerinin de bulunduğu binanın sahibi ile İsrailli yetkilinin saldırı öncesi yaptıkları görüşme yayımlandı.

İsrail ordusu, Gazze’de bugün Amerikan merkezli haber ajansı Associated Press (AP) ve Katar merkezli televizyon kanalı Al Jazeera’nin de ofislerinin bulunduğu yüksek katlı binayı vurarak yıktı. Al Jazeera, saldırı öncesi binanın sahibi Cevad Mehdi ile İsrail istihbaratından adı açıklanmayan bir subay arasında yapılan telefon görüşmesini ekranlara taşıdı.

Görüşmede Mehdi, İsrailli subaydan binayı vurmadan önce gazetecilere kamera ve diğer gereçlerini almaları için 10 dakika daha müsaade etmelerini istiyor. Bina sahibi Mehdi, “Sorumlu kimse bize 10 dakika daha vermesini isteyebilir misin? 15.00 ile 15.10 arasında hiçbir şey değişmez. Bina geri gelmeyecek sadece basın yeleği giyen 4 kişi, kameralarını ve diğer ekipmanlarını alacaklar, silah almayacaklar.” diyor.

Gazetecilerin İsrail’in son saldırısında 8’i çocuk 2’si kadın 10 kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle gün boyu hastanelerde çekim yaptıklarını ve canlı yayın ortasında uyarıyı aldıklarını dile getiren Mehdi, binanın vurulmadan önce 10 dakika daha zaman kazanabilmek için İsraillileri ikna etmeye çalışıyor.

İsrailli subayın, “Hiç kimsenin binaya dönmesine izin verilmeyecek, hiç kimsenin.” demesi üzerine Mehdi, yeniden 10 dakikalığına gazetecilerin binaya girmesine izin verilmesi talebini tekrarlıyor.

İsrailli subay Mehdi’nin talebini geri çevirerek, “10 dakika falan olmayacak, hiç kimsenin binaya girmesine izin verilmeyecek. Size zaten binayı boşaltmak için bir saat verdik. Bu onlar için, benim için değil. Bu benim değil onların hayatı.” ifadelerini kullanıyor.

Gazetecilere 10 dakika izin verilmesi konusundaki talebini sürdüren Mehdi, “Çalışma hayatımız sona erdi. Hatıralarımızı, hayatımızı ziyan ettiniz. Ne isterseniz onu yapın. Şimdi kapatıyorum. Ne istiyorsanız onu yapabilirsiniz. Sizden büyük Rab var.” diyerek tepkisini dile getiriyor.

İsrailli subay ise adeta dalga geçercesine “Peygambere salavat getir” diyor ve binada kimse olup olmadığını soruyor. Mehdi’nin binada kimsenin olmadığını teyit etmesiyle görüşme son buluyor.

İsrail Gazze'de uluslararası basının bulunduğu binayı vurmadan önce 10 dakika daha izin vermeye yanaşmadı

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, “Gazetecilerin ve bağımsız medyanın emniyet ve güvenliğini sağlamanın büyük bir sorumluluk olduğunu İsraillilere doğrudan ilettik.” ifadesini kullandı.

Psaki, İsrail ordusunun Gazze’de AP ve Aljazeera gibi uluslararası medya kuruluşlarının da olduğu binayı hedef almasına ilişkin Twitter hesabından açıklamada yaptı. Jen Psaki, “Gazetecilerin ve bağımsız medyanın emniyet ve güvenliğini sağlamanın büyük bir sorumluluk olduğunu İsraillilere doğrudan ilettik.” ifadesini kullandı.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here