İstanbul, dünyadaki en az yeşil olan şehirlerin başında geliyor..

0

Gittikçe daha çok insan şehirlerde yaşıyor. Ama şehirlerin pek azında doğaya dokunabiliyoruz. Halbuki insan sağlığından küresel ısınmaya birçok sorunun çözümünde rol oynayan yeşil alanlar, şehirleri daha yaşanır kılıyor.

Birleşmiş Milletler’e göre 2050 yılına geldiğimizde dünyanın üçte ikisi kentsel alanlarda yaşayacak, fakat sadece bazı şehirlerde insanlar doğanın tadını çıkarabiliyor. Yüzölçümünün sadece yüzde 2,2’si kamu parkı ve bahçesi olan İstanbul, dünyadaki en az yeşil olan şehirlerin başında geliyor. Hükümet eski kamu alanlarını parka çevireceğini duyurdu.

İstanbul’un da üyesi olduğu Dünya Şehirleri Kültür Forumu tarafından yapılan araştırma şehir planlamasının dünya genelindeki farklılıklarını ortaya koyuyor. Çin’in ekonomik mucizelerinden biri olan Şenzen şehrinde, inşaat sektörünün kentin silüetini gökdelenlerle değiştirmesine rağmen, yeşil alanlar hâlâ şehrin yüzde 40’ını oluşturuyor.

Kamu parkları insanları spor yapmaya teşvik ediyor. Doğada geçirilen vakit insanın akıl sağlığına da iyi geliyor. Doğada yürüyüş yapmak, stresi azaltıp sağlığa olumlu etki yapmasının yanında sosyalleşmeyi de teşvik ediyor. ‘Beton şehir’ olarak anılan New York, eski endüstriyel alanların şehir parklarına dönüştürülmesiyle, dörtte biri kamusal yeşil alan olan bir şehir oldu.

Yeşil alanlar aynı zamanda soluduğumuz havayı da temizliyor. Özellikle Tokyo gibi nüfusun çok yüksek ve hava kirliliğinin fazla olduğu şehirlerde bu genel toplum sağlığını garanti almak adına önemli bir faktör haline geliyor. Sadece yüzde 7,5’i yeşil alan olan Tokyo’da, çoğunluğu yaşlı olan 9,2 milyon insan için hava kirliliği ciddi bir sorun.

Küresel ısınmanın yanı sıra, beton ve insan aktivitesi de şehirleri ısıttığından, sıcak hava dalgalarına karşı insanlar daha savunmasız hale geliyor. “Kentsel Isı Adası” adı verilen bu fenomen yüzünden, şehirler, etrafındaki kırsal alanlara göre daha sıcak oluyor. Sıcaklık farkı 5 dereceye kadar çıkabiliyor. Yeşil alanlar ise şehirlerin daha serin olmasına yardımcı oluyor.

Yeşil alanlar suyu çekerek sellerin oluşmasına engel oluyor. 2018 yılında Paris’te olduğu gibi küresel ısınmanın da etkisiyle gittikçe daha fazla şehir, sel riskiyle karşı karşıya. Şu anda sadece yüzde 9,5’i yeşil alan olan Paris’in belediyesi, haziran ayında küresel ısınmanın yarattığı sel gibi sorunlara karşı savaşmak için 2020’e kadar şehrin içinde kent ormanları kurulacağını ilan etti.

Şehirlerin nüfusu artıyor ve zenginleşiyor. Bu ekonomik gelişimle dengeli olarak, belediyelerin kısa vadede vatandaşların genel sağlık koşullarını iyileştirici, uzun vadede ise küresel ısınmanın etkilerini asgariye indirecek önlemler almaları gerekiyor.

Reklam

Kaynak: DW Türkçe

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here